İktidar Kana Doymak Bilmiyor! Şırnak’ta 3 Madenci Daha Öldürüldü!

Madenlerde insan hayatını un ufak eden çarklar dönmeye, AKP ise kar ve karanlık ilişkileri uğruna bu durumu seyretmeye devam ediyor! Bilindiği üzere, 3 Haziran`da yaşanan göçük üzerinden daha bir hafta geçmişken ikinci iş cinayeti ile karşılaştık! 11 Haziran günü, Şırnak`a bağlı Kemerli köyü sınırları içerisinde bir maden ocağında daha göçük yaşandı. Göçük sırasında madende çalışan Ali Baysal, Ahmet Baysal ve Selahattin Uçar adındaki üç madenci, ne yazık ki göçük altında kalarak yaşamlarını kaybetti. 

AFAD ekiplerinin olayın olduğu bölgeye göçükten 3 saat sonra gelmeleri ise yaşanan skandalın vahametini derinleştirmiştir. Öyle ki maden ocağına gelen AFAD ekiplerinin gaz maskelerinin yırtık çıkması nedeniyle madencileri kurtarmak için ocağa inememeleri büyük bir skandaldır! Yaşananlar, AKP`nin Soma faciasından hiçbir ders çıkarmadığını, kamuoyunun gözünü boyayacak söylemler dışında hiçbir somut adım atmadığını göstermektedir!

Üstelik bu iş cinayeti, Şırnak‘ta 3 Haziran günü yaşanan maden cinayetinde yaşamını kaybeden işçi İbrahim Sağnak‘ın ailesine başsağlığı dilemek ve kömür çıkarılan maden bölgesinde incelemeler yapmak üzere KESK ve bağlı sendikalarının üye ve yöneticilerinden oluşan heyetle Şırnak`a gittiğimiz gün gerçekleşmiştir. Ne yazık ki heyetimizin gözlemleri yaşanan bu acıların tam anlamıyla bir cinayet olduğunu göstermektedir.

Şöyle ki, Şırnak`ta 18. yüzyılın koşullarında, yerin yüzlerce metre altından kömür çıkarılmaktadır. Bir kuyu deliğinden girilen ocaklarda işçiler el yordamıyla yapılan halatlarla yeraltına inmekte, aynı halatlarla kömür yeraltından çıkarılmaktadır. Ocakların havalandırmasına ilişkin hiçbir önlem ve tertibat bulunmamaktadır. 

Bölgenin girişinde Şırnak İl Özel İdaresi tarafından “İş Sağlığı ve İş Güvenliği önlemlerine ve Maden Mevzuatına uyulmadığından üretime kapatılmıştır” tabelası asılmasına rağmen herkesin gözü önünde kömür çıkarılmaya devam edilmektedir. Belirtmek isteriz ki, kamu otoritesinin göz yumduğu bu durum yaşanan faciaların birinci nedenidir. Daha feci olanı ise, işçilerin ifade ettiklerine dayanarak bölgede üretimi yasakladığını söyleyen kamu otoritesine bağlı kurumların, üretimden pay aldıkları ve çıkarılan kömürün TKİ‘ye satıldığıdır.

Söz konusu maden sahasına ilişkin Maden İşleri Genel Müdürlüğü uzmanlarınca hazırlanan raporlarda bölgede üretimin durdurulması gerektiği Şırnak Valiliğine ve TKİ‘ye geciktirilerek bildirilmesine rağmen kağıt üzerinde ocakları kapatan Valilik üretimin devam etmesine göz yummaktadır. TKİ tarafından İl Özel İdaresine rödövans usülüyle işletmesi verilen 25 hektarlık Şırnak kömür havzasının farklı yöntemlerle firmalara tahsis edildiği ifade edilmektedir. Bu firmalar tarafından Türkiye‘de terk edilen ve büyük riskler içeren kuyu yöntemiyle kömür çıkarmaktadır. Tüm bu gelişmeler bizzat kamu otoritesinin gözü önünde yaşanmaktadır.

Yaşanan bu cinayetlerin birinci dereceden sorumlusu, insanları yoksulluğa mahkum eden politikaları ve bu şartlar altında çalışmak zorunda bıraktığı için AKP`dir. Ayrıca alınan üretim yasağı kararına rağmen sahada üretimi engellemeyen Şırnak Valisi de yine aynı derecede bu cinayetin sorumluluğunu taşımaktadır. Yine İl Özel İdaresi ve TKİ özel firmalarla yapılan anlaşmalar ve kömürün satın alınması nedeniyle bu cinayetleri teşvik etmiştir. Üretimi yapan firmalar işçilerin güvenliklerine ilişkin hiçbir önlemi almadığı için sorumludur. Söz konusu sorumlular hakkında derhal idari ve adli soruşturma başlatılmalıdır.

Bugünlerde TBMM komisyonunda görüşülen ve cilalanarak basına servis edilen taşeron düzenlemesinin içeriğinde siyasal iktidarın, cilaladığı maddelerden dahi vazgeçme eğilimi taşıdığını ve işçilerin haklarını iyileştirmek gibi bir dert taşımadığını biliyoruz! Bu nedenle, kimsenin emekçilerin sabrını sınamaya kalkmaması gerektiğini bir kez daha ifade ediyoruz!

Eğitim Sen olarak belirtmek isteriz ki AKP, kamu kurumlarını ve işletmelerini özelleştirme ve rödövans adı altında sermayeye devretmekten vazgeçmeli, maden gibi riskli bir alanda üretimin kamu dışında yapılmamasını sağlayacak önlemleri derhal almalıdır. Asgari düzeyde işçi sağlığı ve güvenliğine ilişkin uluslararası standartları sağlamayan hiçbir ocakta üretim yaptırılmamalıdır. Kamu otoritesinin ocak işletmecileriyle girdiği karanlık ilişkiler açığa çıkarılmalı, kamunun ocaklarda etkin denetimini sağlayacak önlemler derhal alınmalıdır. Maden işçilerinin sosyal ve ekonomik hakları insanca yaşayabilecek düzeye çıkarılmalı ve iş güvencesi sağlanmalıdır.

Eğitim Sen olarak iş cinayetine kurban verdiğimiz Ali Baysal, Ahmet Baysal ve Selahattin Uçar`ın ailesine ve sevdiklerine başsağlığı diliyor, başka ölümler olmaması için gereken her adımı atacağımızın bilinmesini istiyoruz!

Eğitim-Sen\'e Üye Ol! - Ön Üyelik Formu