Eğitim ve Bilim Emekçilerinin Haklı Mücadelesi Polis Şiddeti ile Engellenemez!

Eğitim Sen Genel Başkanı Ünsal YILDIZ’ın “Eğitim Emekçilerinin Haklı Mücadelesi Polis Şiddeti ile Engellenemez!” başlıklı basın açıklaması metni:
 

Geçen hafta “Meslek Onurumuza ve Haklarımıza Sahip Çıkmak, Toplumsal Yaşamda ve Eğitimde Yaşanan Dayatmalara Hayır Demek İçin; 23 Kasım`da Ankara`dayız!” şiarıyla gerçekleştirdiğimiz eyleme Başbakan`ın destan yazdığını söylediği polisler vahşice saldırmış, aralarında şube başkanlarımızın da bulunduğu onlarca üyemizin yaralanmasına sebep olmuştu. 

Bugün burada bulunmamızın sebebi, demokratik ve barışçıl gösterimize saldıran kolluk kuvvetleri ve saldırı emrini veren yetkililer hakkında suç duyurusunda bulunmaktır. Ancak hukukun AKP`ye sadakatle itaat etmek olarak biçimlendirildiği bir ülkede, “adaleti” talep etmek için değil, adaletsizliğiyle tarih yazanların sayfalarına not düşmek için buradayız. 

AKP iktidarının kendisi gibi düşünmeyen bütün kesimlere uyguladığı baskı, sindirme ve görmezden gelme politikalarına rağmen binlerce eğitim emekçisiyle birlikte 23 Kasım`da eylemimizi başlattık. Milli Eğitim Bakanlığı önünde yetkililere ileteceğimiz taleplerle birlikte yürüyüşümüzü sonlandıracaktık. Ancak her zaman olduğu gibi karşımızda demokratik biçimde eğitim politikalarını belirlemek isteyen yetkililer değil; gazıyla, copuyla, kimyasal sularıyla birlikte güvenlik güçleri çıkmıştır. Bizlerin insan haklarını temel alan taleplerine anayasaya aykırı biçimde görevini kötüye kullanan güvenlik güçlerinin işkenceye varan saldırıları ile cevap verilmiştir. 

AKP iktidarının demokrasi ve hukuk anlayışının gerçek yüzü bu saldırı ile bir kez daha ortaya çıkmıştır. Silah gibi kullanılan biber gazları, yakın mesafeden sıkılan tazyikli su ve coplu müdahale sonucunda kamusal, bilimsel, demokratik, laik ve anadilinde eğitim isteyen onlarca emekçi yaralanmıştır. Bu korkunç tablonun mimarı hiç kuşkusuz sadece polis değil, AKP iktidarının bizzat kendisidir. 

Bizler polis saldırısından hemen sonra emek, demokrasi ve özgürlükler mücadelemize sahip çıkan herkese direnişimizi büyüteceğimizi ilan etmiştik. Dolayısıyla,

*  Ekonomik ve sosyal haklarımızın kısıtlanmasına hayır diyen, 

*  Artan iş yükü ve angaryayı reddeden, 

*  Esnek güvencesiz ve performansa dayalı çalışma koşullarını kabul etmeyen,  

 

*  Baskı, soruşturma ve sürgünlere dur diyen,  

 

*  Öğretmenlik mesleğinin taşıdığı önemin bilinciyle toplumsal saygınlığını korumak isteyen, 

 

*  Üniversitelerde yaşanan polis şiddetine, muhalif kesimlere yönelik baskılara itiraz eden,

 

*  Savaşa karşı barışı savunan,

Eğitim ve bilim emekçileri olarak, mücadelemizi daha etkili kılmak için yolumuza devam ediyoruz.

Demokratik ve barışçıl gösterimize yapılan saldırının, yaratılmak istenen Türkiye`nin tablosunu oluşturduğunu çok iyi biliyoruz. Ancak, AKP`nin önünde diz çökmemizi isteyenler bilmelidir ki, bizler asla başımızın üzerinde sallandırılan kılıçlara teslim olmadık ve olmayacağız. Bu nedenle, itaat etmemizi bekleyenlere inat, mücadele bayrağımızı yükseltmeye, sendikal haklarımızın engellenmesine müsaade etmemeye ve sınıflarımızda, okullarımızda, alanlarda direnişimizi büyütmeye devam edeceğiz.

Eğitim-Sen\'e Üye Ol! - Ön Üyelik Formu