Eğitim Sen Merkez Yürütme Kurulu`nun `Yeni Eğitim Öğretim Yılı Skandallarla Başladı, Skandallarla Devam Ediyor. Savaş ve Taliban Propagandasının Ardından, MEB Tavsiyesi ile Okullara Cinsiyetçi ve Irkçı Sözlük. İşte AKP Zihniyeti` başlıklı açıklama metnidir:
Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı`nın kapağından içeriğine kadar çocukları savaşa ve silahlanmaya teşvik eden ve açıkça Taliban propagandası yapan bir şiir kitabını ilkokul 2. sınıf öğrencilerine dağıtmasının ardından, bu kez de içinde cinsiyetçi, ırkçı ve şiddeti özendiren ifadeler bulunan bir atasözleri ve deyimleri sözlüğünün MEB tarafından okullarda okutulmak üzere tavsiye edildiği ortaya çıkmıştır.
Yıllardır hemen her uygulaması eleştiri konusu olan, buna rağmen kendi bildiğini okumaya devam eden MEB`in onay verdiği sözlükte yer alan ve şiddeti özendiren, toplumsal cinsiyet eşitsizliklerini meşrulaştırmaya çalışan ve açıkça etnik ayrımcılık yapan atasözleri ve deyimlerin öğrencileri nasıl bir eğitim anlayışı ile kuşattığını açıkça göstermektedir.
Yıllardır okulda, evde, sokakta, kısacası yaşamın tüm alanlarında karşımıza çıkan şiddete karşı ne yapılabileceği tartışılırken, bakanlığın tavsiye ettiği sözlükte yer alan “Dayak cennetten çıkmıştır: Dayak kutsal bir eğitim aracıdır. Dokunduğu bedeni suç, günah işlemez duruma getirir” ifadesi, çocukların bizzat bakanlık aracılığıyla şiddete özendirildiğini göstermektedir.
Yine sözlük içinde yer alan cinsiyetçi ifadeler, sık sık “kadın-erkek eşitliği” konusuna vurgu yapanların ne kadar samimi olduğunu göstermektedir. Cinsiyetçi atasözü ve deyimlere birkaç ibretlik örnek vermek gerekirse;
– On beşindeki kız ya erde gerek ya yerde: kız on beş yaşına ulaştı mı evlendirilmelidir. Evlendirilmezse anneyi, babayı güç durumda bırakacak çok üzücü olaylar çıkabilir. Böyle olacağına kızın ölmesi daha iyidir.
– Sevip dostuna, boşanıp kocana varma: Bir kadın töre dışı sevdiği kimseye varmamalıdır. Çünkü bu adam kendisi gibi başkasıyla da sevişti ya da sevişir diye kadına karşı içinde sürekli bir kuşku duyar. Bu da evlenenler için geçimsizlik kaynağı olur.
– Tarlayı düz al; kadını kız al: Tarla alacak kimse düz yerden almalı, bayırdan engebeli yerden almamalıdır. Evlenecek erkek de dul kadını değil, kızı yeğlemelidir.
– Tarlayı taşlı yerden, kızı kardaşlı yerden: Taşlı tarlanın tahılı daha güzel olur. Erkek kardeşi bulunan kız da hem sarkıntılıklara karşı korunmuş, hem de kardeşine hizmet ederek ileride kocasına nasıl hizmet edileceğine alışmış bulunur.
– Ergen gözüyle kız alma, gece gözüyle bez alma: Evlenmemiş kişi bir kız gördü mü hemen gönlünü kaptırıverir; soruşturma yapmadan evlenmek ister. Bu tutum yanlıştır. Gece karanlığında kusuru var mı yok mu görmeden kumaş almaya benzer”
– Erine göre bağla başını, tencerene göre kaynat aşını: Davranışlarını içinde bulunduğun koşullara uydur. Kocan nasıl istiyorsa öyle giyin, kuşan. Gelirin nasıl yaşamanı gerektiriyorsa harcaman da o sınırı aşmasın.”
– Erkeğin şeytanı kadın: Erkekleri kadınlar yoldan çıkarırlar.
– Gelin olmayan kızın vebali amcasının oğluna: Geleneğe göre amca oğlu amca kızını bu duruma düşürmemeli, nikahlamalıdır.
– Helale cömertlik olmaz: Karı kocasının, koca karısının başkasıyla senli benli olmasına, düşüp kalkmasına göz yummamalıdır.
– Kadın kocasının çarığı, anasının sarığıdır: Kadın, kocasının çıkarıp attığı çarık gibi terk edilebilir bir durumdadır. Ama annesi onu her zaman baş tacı eder.
– Kızın var sızın var: Kız çocuğunun sorunları ve sorumlulukları çok çeşitlidir. Ana baba, sürekli olarak bunun tedirginliği içinde bulunurlar.
– Oğlan doğuran övünsün, kız doğuran dövünsün: Doğacak çocuğun oğlan olması istenir. Kız olması istenmez. Onun için oğlan doğuran ana sevinir; kız doğuran ana üzülür.
Bakanlık onaylı sözlüğün rezillikleri sadece bunlarla da sınırlı değildir, yıllardır Türkiye`de yaşayan halklar arasında birbirine karşı kin ve nefret duyguları yaratmaktan başka bir şey yapmayan ırkçı-şoven zihniyetin yansımalarını söz konusu sözlükte, özellikle Kürtleri aşağılayıcı ifadeler şeklinde görmek mümkündür. Örneğin;
– Kürdün yağı çok olunca, hem yer hem yüzüne sürer: Malı çok olan akılsız kişi, bunu gerekli olan iş için kullandıktan sonra kalanını tutmasını bilmez, çarçur eder.
– Acemi nalbant Kürt (gavur, ahmak) eşeğinde dener kendini: İşinde ustalığa erişmemiş kimse, ilk denemelerini heder olmasına acınmayacak malzeme üzerinde yapar.
AKP`nin nesil projesi gerici, ırkçı, cinsiyetçi eğitim politikaları ile hayata geçiriliyor. İzin Vermeyeceğiz.
Eğitim politikalarının belirlenmesinde ve uygulanmasında tek belirleyici olan bir iktidarın Milli Eğitim Bakanlığı`nın, okullarda cinsiyet eşitliğini, toplumsal barışı, demokrasiyi, insan haklarına saygıyı, kardeşliği, dayanışmayı ve paylaşımı öğreten kitaplar önermesi gerekirken, böylesine ayrımcı, öğrencileri doğrudan şiddete özendiren, cinsiyetçi ve ırkçı ifadeler yer alan yayınları öğrencilerin okuması için tavsiye etmesi, yıllardır eğitim politikalarına yön veren zihniyetin nasıl bir şey olduğunun net bir şekilde görülmesi açısından önemlidir.
Eğitim Sen`li öğretmenler barışı, kardeşi, eşitliği, bilimi anlatan kitapları okumaya ve okutmaya devam edecek.
Gerek eğitim müfredatı, gerekse okullarda okutulan kitaplar üzerinden sık sık gündeme gelen bu tür skandalların tek sorumlusu Milli Eğitim Bakanlığı`dır. Eğitim Sen olarak ayrımcılığı ve şiddeti özendiren, cinsiyet eşitsizliklerini meşrulaştıran ve farklı kimlikleri yok sayan ya da aşağılayan ifadelerin bulunduğu hiçbir kitabı öğrencilerimize okutmayacağız. Her türlü yasaklamaya, sansüre rağmen barışı, kardeşliği, eşitliği, bilimi anlatan kitapları okumaya ve okutmaya, ırkçı, gerici, cinsiyetçi eğitim politikalarına karşı mücadele etmeye devam edeceğiz.











