Eğitim Sen Merkez Yürütme Kurulu`nun `Ordu Üniversitesi’nde Üyelerimize Açılan Soruşturma YÖK Tarafından Dahi Hukuka Aykırı Bulundu! Bu Daha Başlangıç Mücadeleye Devam!` başlıklı açıklama metnidir:
Baskının, ticarileştirmenin, güvencesizliğin, yıldırmanın ve soruşturmaların beşiği haline getirilen üniversitelerde her gün yeni bir hukuksuzluk ve yeni akıl almaz soruşturma örnekleriyle karşılaşıyoruz. Öğrencisinin hakkını koruyan, özgür bilim ve özgür düşünceye sahip çıkan, tüccarlık yapmak yerine toplumun haklarını savunan öğretim elemanları ve öğrenciler, AKP`nin üniversite rejimini “Ya Kabul Et! Ya Terk Et” uygulamalarıyla nefessiz bırakılmak isteniyor! Rantçı, yasakçı, otoriter üniversiteyi kabul etmeyerek “direnen üniversite”yi inşa edenlerin kararlı ve onurlu mücadelesi ise karşılığını buluyor!
Üniversite bileşenlerine kredi kartı ya da banka kartını kimlik kartı olarak dayatanların yargı kararlarıyla durdurulması, UNESCO tarafından dünya mirası ilan edilen “Komünist Manifesto” kitabının derste okutulmasını suç olarak ilan edenlerin geri adım atmak zorunda kalması gibi kazanımlara bir yenisi daha eklendi!
Hatırlanacağı üzere, Ordu Üniversitesi`ne bağlı Ünye İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi`nde görevli 7 öğretim üyesinin, çalışma odalarının kapılarına “İnsan, Toplum, Doğa Yararına Üniversite” yazılı Eğitim Sen kokartı ve yine Eğitim Sen Yükseköğretim Bürosu tarafından hazırlanan YÖK afişini astıkları için haklarında Rektörlük tarafından soruşturma açılmıştı.
Üniversitede sendikal hak ve özgürlüklerin hiçe sayıldığının açık kanıtı olan bu soruşturma karşısında düşünce ve ifade özgürlüğünü, özgür bilim ve özgür düşünceyi, sendikal hak ve özgürlükleri korumak adına söz konusu hukuksuzluğu kamuoyunun gündemine getirmiş ve kararlı bir mücadele yürütmüştük. Üyelerimizin de Ordu Üniversitesi yönetiminin hukuksuz ve keyfi uygulamaları karşısında haklı, kararlı ve dik duruşundan taviz vermeden yürüttüğü süreç, nihayet YÖK`ün Ordu Üniversitesi yönetiminin açtığı soruşturmanın hukuka aykırı olduğu kararını vermesiyle sonlandı!
Sendikal hak ve özgürlükleri, düşünce ve ifade özgürlüğünü “ben yaptım oldu” diyerek ortadan kaldırabileceğini sanan Ordu Üniversitesi yönetimi, minareyi çaldığının farkında olacak ki kılıf aramak için 15.04.2013 tarihinde YÖK`ten soruşturmayla ilgili görüş istemiş; türlü hukuksuzluklara imza atan YÖK ise konunun kamuoyu gündeminde geniş yer tutması, uygulamanın tepkiyle karşılaşması ve mücadele kararlılığımız karşısında şu yanıtı vermek zorunda kalmıştır:
“Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun2012/1218 ve 2012/1333 sayılı kararları gereği isnat edilen suç, 657 sayılı DMK‘nun 125. maddesinde belirtilen fiiller arasında yer almadığından suç ve cezanın yasallığı ilkesi doğrultusunda herhangi bir ceza ile cezalandırmaya gerek görülmemiştir.”
Böylelikle Şubat ayında 7 üyemize açılan soruşturmanın hukuksuzluğu bizatihi YÖK tarafından Haziran ayında onaylanmış oldu! Tekrar belirtmek isteriz ki bu karar YÖK`ün hukuk tanırlığının değil yürütülen direnişin bir sonucu olarak görülmelidir. Çünkü;
* #Diren tişörtüyle mezuniyet töreninde konuşma yapan,
* Banka kartını kimlik kartı olarak kabul etmeyip açtığı davayı kazanan,
* 4+4+4 düzenlemesine karşı çıkan,
* 12 Eylül ürünü YÖK kaldırılsın diyen,
* Eleştirel düşünceden, özgür bilimden ve toplumsal sorumluluklarından taviz vermeyen,
* Demokratik, eşit ve özgürce yaşamı savunan,
* Emeğine, haklarına ve geleceğine sahip çıkan,
kısaca üniversitenin üniversite olması için mücadele edenlere yönelik baskılar devam etmektedir! Ancak yine bu karar, “Gezi Direnişi” ruhunun da gösterdiği gibi yalnızlaştırma politikalarını parçalayıp yan yana geldiğimizde, haklı mücadelemizden geri adım atmadığımızda elde edebileceğimiz sonuçlara da bir örnek olmalıdır!











