KESK İzmir Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü İsmail Akyol’un, Eğitim Sen İzmir 6 Nolu Şube Başkanı Duran Sınacı’yı hedef gösterenlere yönelik olarak yaptığı basın açıklaması metni:
Bilindiği gibi Gezi parkına “topçu kışlası” ve “AVM” yapılma girişimlerine karşı başlayan eylemler, AKP iktidarının ve destekçilerinin 11 yıldır kendisi gibi düşünmeyenler üzerinde uyguladığı baskı ve dayatmacı uygulamalara tepki olarak ülke çapına yayılmıştır.
Günlerdir Türkiye`nin dört bir tarafında demokratik, barışçıl gösterilerle taleplerini ortaya koyan halk kitleleri üzerinde tam bir devlet terörü uygulanmaktadır. Siyasi iktidar ve yandaşları, uygulanan devlet terörü sonucunda 4 yurttaşımızın ölmesi, 11 yurttaşımızın gözünü kaybetmesi ve 10 bine yakın yurttaşımızın neden ve nasıl yaralandığını sorgulamak yerine, iktidar zulmüne karşı direnenleri suçlamış, onları “marjinal”, “çapulcu” “darbe destekçisi” gibi ifadelerle aşağılamaya çalışmıştır.
Gezi Parkı eylemlerine yönelik, vahşi polis saldırıları tüm Türkiye`de olduğu gibi, dünyanın dört bir yanında tepki ile karşılanmış, KESK, DİSK, TMMOB, TTB ve TDB`nin çağrısıyla 17 Haziran tarihinde yaşanan devlet terörünü protesto etmek için bir günlük grev kararı alınmış ve uygulanmıştır.
Eğitim Sen İzmir 6 Nolu şube yöneticilerimiz, İnönü İlköğretim Okulu`na grevle ilgili bilgi vermeye gitmiş, okul müdürü ile görüştükten sonra öğretmenler odasında açıklama yapmıştır. Şube Başkanımız Duran Sınacı, seminer odasında bulunan öğretmenlere neden greve çıktığımız ile ilgili olarak açıklamalar yaptıktan sonra, okul müdür yardımcısının odasına gitmiş, kendisini Narlıdere Kaymakamı`nın sınıf arkadaşı ve köylüsü olarak tanıtan Kemalettin Yılmaz isimli sınıf öğretmeninin sözlü tacizine maruz kalmıştır.
Şube Başkanımızın AKP hükümeti ve Başbakan`ın tavrını eleştirmesi üzerine Kemalettin Yılmaz`ın eleştirileri çarpıtarak kışkırtıcı sözler kullanması üzerine kendisine hükümetin ve başbakanın eleştirilmesini kimsenin engelleyemeyeceği, bu tavrını sürdürürse yasal olarak gerekenin yapılacağı ifade edilmiştir. Bu sözler üzerine Kemalettin Yılmaz isimli öğretmenin sinirlenerek “Tehdit mi ediyorsun? Burası babanızın çiftliği değil” diyerek oturduğu yerden kalkması ve fiziki temas maksadıyla Şube Başkanımızın üzerine yürümesi sonucunda, şube başkanımız tarafından ittirilerek uzaklaştırılmıştır. Olay, yandaş ajanslar, basın ve Eğitim Bir Sen İzmir Şube Başkanı Abdurrahim Şenocak tarafından çarpıtılarak, şube başkanımızın sınıf öğretmenine tokat attığı şekilde yansıtılmış ve Şube Başkanımız Duran Sınacı açıkça hedef gösterilmiştir.
Başları her sıkıştığında “dış mihraklar” söylemine sığınan siyasi iktidar ve onun bilumum destekçileri, ülke çapında yaptıkları gibi, bu konuda da baltayı taşa vurmuş, kamuoyunu yalan yanlış bilgilerle kandırmaya ve kışkırtmaya çalışmıştır. Olay sonrası AKP Narlıdere İlçe Başkanı okul müdür yardımcısını kendi ofisine çağırarak olaya müdahil olmaya çalışması, birilerinin siyasi nüfuz üzerinden kendisine ayrıcalıklı konum yaratma ve bizleri tehdit etme cüretini kendilerinde görmeleri şaşırtıcı değildir.
Eğitim Bir Sen Şube Başkanı`nın basına verdiği demeçlerde, durumdan vazife çıkarıp yaşananları çarpıtarak, sendikamızı “hoşgörüsüz” ve “darbe destekçisi” gibi yansıtmaya çalışması dikkat çekicidir. Yeryüzünde sadece kendileri gibi düşünenleri demokrat sanıp, sadece kendileri için özgürlük isteyenlerin, demokrasiyi siyasi iktidara koşulsuz biat etmekle eşdeğer tutanların, iktidarın zorbalığına karşı ses çıkaranları “hoşgörüsüzlükle” ve “darbe destekçiliği” ile suçlaması ilginçtir.
Gerçekler er ya da geç ortaya çıkacaktır. Ancak son dönemde her açıdan köşeye sıkışan AKP iktidarı ve onun siyasal, sendikal uzantıları ne kadar uğraşırlarsa uğraşsınlar, Eğitim Sen`in ve KESK`in kararlı mücadelesini, ilkelerini ve değerlerini yıpratmaya asla güçleri yetmeyecektir.











