Eğitim Sen Merkez Yürütme Kurulu`nun `Akla, Bilime ve Örgütlülüğümüze Duyulan Tahammülsüzlük Son Bulmalıdır!` başlıklı açıklama metnidir:
Geçtiğimiz ay, Antalya`da Sendikamızın 2013 takvimini makam odasına astığı gerekçesiyle Gazipaşa Mesleki ve Teknik Eğitim Merkezi Müdürü Hüseyin Demirel`e soruşturma açılmıştı. Antalya Milli Eğitim Müdürlüğü‘nün genelgesine dayandırılarak sendikalarla ilgili duyuru, afiş, takvim ve amblemlerin öğretmenler odasındaki pano dışında bulunmaması gerektiğine dikkat çekildiği soruşturma, “ihtar cezasıyla” sonlandırıldı. Benzeri bir uygulama, Ordu Üniversitesi`nde “İnsan, Toplum, Doğa Yararına Üniversite İstiyoruz” kokartımızı ve yeni YÖK yasa taslak önerisine karşı Sendikamızın hazırlamış olduğu afişleri odalarının kapılarına asan sendika üyelerine soruşturma açan üniversite yönetimi tarafından gerçekleştirilmişti.
Okulların bahçelerinde, kantinlerinde ve hatta sınıflarında, üniversitelerin afiş asmanın yasak olduğu panolarında, bilginin mekânı olması gereken kütüphanelerin koridorlarında yer alan dershane ve firma reklamlarını eğitim kurumlarına kendi elleriyle yerleştirenlerin, sendikamız afişine, kokartına, takvimine gösterdiği bu tahammülsüzlük korkunun ifadesidir. Sermayenin tüm alanları sardığı, bilginin, eğitim kurumlarının alınıp satılabilir birer meta olarak görüldüğü bu dönemde, sendikamız, aklın, bilimin ve örgütlülüğümüzün bu karanlığı parçalayabilecek tek güç olduğuna inanmaktadır. İşte tüm bu uygulamalarda ortaya çıkan korku, örgütlülüğümüze bağlılığımızdan, akla ve bilime olan inancımızdan duyulan korkudur.
Sendikal faaliyetlerimizi ve sendikamızın meşruiyetini sarsmaya dönük bu uygulamalara verilecek en açık yanıt ise “ihtar cezasına” sebep olan takvimimizin temasıdır. 2013 yılı için hazırladığımız takvimin başlığı: “Örgütlü Toplum, Demokratik Türkiye, İnsanca Yaşam”dır.
Sendikamızın takvim başlığı; kurduğu düzene karşı çıkabilecek her sesi ve sözü kesmeye çalışan bir siyasal iktidarın olduğu ülkemizde, tüm baskılara rağmen örgütlülüğünden vazgeçmeyen sendikamızın iradesidir. Bu irade, örgütlü toplumun gücüne olan inancımızın iradesidir aynı zamanda. Demokratik bir Türkiye`yi, insanca yaşam düzenini kurabilecek tek güç de örgütlü toplumdur. Tıpkı takvimimiz sayfalarında yer aldığı gibi, “Sanatı özgür bırakan bir eğitim için”, “Özgür ve yaratıcı kuşaklar için”, “Nitelikli ve bütünlüklü bir eğitim için”, “Yaşanabilir bir dünya için”, “Bilimsel bir özgürlük için”, “Eşit, adil, barış içinde daha güzel bir gelecek için”, “Özgür ve yaratıcı kuşaklar için”dir mücadelemiz.











