Fazıl Say’a Verilen Hapis Cezası Kararını Kınıyoruz! İfade Özgürlüğünün Olmadığı Yerde Demokrasi Değil Faşizm Vardır!

İstanbul 19. Sulh Ceza Mahkemesi, piyanist ve besteci Fazıl Say‘ın “halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağıladığı” gerekçesiyle, hükmün açıklanmasını geri bırakarak 10 ay hapisle cezalandırılmasını kararlaştırdı.

Fazıl Say`ın sosyal medyada Ömer Hayyam`ın rubailerinden alıntılayarak yaptığı bir paylaşımı nedeniyle aldığı bu ceza, Türkiye`de ifade özgürlüğünün içinin nasıl boşaltıldığını ve ortadan kaldırıldığını açıkça göstermektedir. Fazıl Say`ın kendi takipçileriyle paylaştığı Ömer Hayyam dizelerine, “halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağıladığı” hükmü getirenlere soruyoruz:

· Oluşturduğu politikalarda bu ülkenin vatandaşlarına karşı eşit mesafede olması anayasal zorunluluk olan Başbakan Erdoğan, “Cemevleri ibadethane değil, kültür evidir” diyerek “halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri” bırakın alenen aşağılamayı, kendi din tanımına uymadığını söyleyerek YOK saymıyor mu?

· Bu ülkede yaşayan Aleviler, Şiiler, Şafiiler, Bahailer, Katolikler, Ortodokslar, Protestanlar, Gregoryenler, Museviler, Süryani ve Ezidiler, Nusayriler, agnostikler, deistler, ateistler sadece inançlarından dolayı bu ülkenin eşit yurttaşları olarak neden görülmüyor? Bu tavır halkın bir kesiminin benimsediği inançlara saygısızlık değil midir?

Bizzat devlet olarak AKP, ezilenlerin kanını sömüren kapitalizme, “abdest aldırmakta”, 13 yaşındaki çocuklarımızın hayatlarını, patronların kâr hırsıyla çalışan iş makinelerinin cellatlığına teslim etmektedir. Tüm bunları yaparken de diline doladığı “İslami değerleri” kendi piyasacı, kapitalist politikalarını meşrulaştırmak için kullanmaktadır. Halkın emekçi, işçi, yoksul kesimini daha fazla kemiren politikaları gölgede bırakan bu inanç sömürüsü ile dini değerleri kendi kâr hırsının emrine sunmaktadır. 

Yaşananlar, Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı, dünün cuntacıları gibi neyin din olup olmadığına karar verme gücünü kendinde bulabildiğini açıkça göstermektedir. Cuntacıların “tek tipçi toplum” hedefi, Başbakan Erdoğan`ın “dindar gençlik yetiştirmek istiyoruz” şiarı ile bütünleşmiş, zorunlu din dersine ilaveten seçmeli olduğu söylenen ancak fiilen çocuklarımıza zorunlu tutulan üç din dersi ile de ete kemiğe bürünmüştür. 

Eğitim Sen olarak, Fazıl Say`a verilen cezanın arkasında, söz konusu piyasacı-muhafazakâr ittifakın “TEK TİP TOPLUM” inşa etme çabasının olduğunu biliyoruz. Bu çabanın yerleştirilmesinde tüm ayrık otlarının temizleneceğini daha önceden ilan eden AKP`yi ise uyarıyoruz. Eğreti demokrasinize, otoriter politikalarınıza ve yarattığınız polis devletinize teslim olmayacağız! Demokrasinin, özgürlüğün ve eşitliğin mücadele bayrağını yükseltmeye devam edeceğiz!

Eğitim-Sen\'e Üye Ol! - Ön Üyelik Formu