Sendikal Faaliyetlerimizin Engellenmesi Kabul Edilemez!

Eğitim Sen Merkez Yürütme Kurulu`nun `Sendikal Faaliyetlerimizin Engellenmesi Kabul Edilemez!` başlıklı açıklama metnidir:
 

Siyasal iktidar, kendisi gibi düşünmeyen herkesi susturma, sindirme operasyonlarına devam ediyor. İstanbul 4 No`lu Şube yöneticimiz Celal Midilli, Bakan Dinçer`in hizmet içi eğitimine yönelik Sendikamız Eğitim Sen`in “Mesleğimizi değersizleştiren, emeğimizi hiçleştiren Milli Eğitim Bakan`ı Bakan Dinçer`i dinlemiyoruz” diyerek almış olduğu protesto kararı sonucunda sürgün edilmiştir. 

Bakan Dinçer`in “eğitim” verdiği salonları terk ederek tüm yurtta gerçekleştirdiğimiz protestolar, siyasal iktidarın baskıları sonucunda engellenmeye çalışılmış; bu baskılar il ve ilçe milli eğitim müdürlükleri tarafından da sahiplenilmiştir. Öyle ki sendikal faaliyetlerimiz kapsamında aldığımız karar sonucunda gerçekleştirdiğimiz protesto eylemleri, fiziksel şiddete varacak derecede engellenmeye çalışılmıştır. İstanbul`da protesto eylemimizi örgütleyenlerden biri olan yöneticimiz Celal Midilli, protesto sonucunda salonun tamamının boşalmasına karşı “önlem almaya çalışan” Bayrampaşa İlçe Milli Eğitim Şube müdürü Muammer Aydın tarafından bu tip engelleme ile karşı karşıya kalmıştır. Yaşanan arbede sonrasında şube yöneticilerimiz, Muammer Aydın hakkında sendikal faaliyetleri engelleme gerekçesi ile suç duyurusunda bulunmuştur. Ancak Bakanlık, sendikamızın suç duyurusunu dahi hiçe sayarak şube yöneticimiz Celal Midilli`ye önce otuzda bir maaş kesimi kararını almış, ardından da yöneticimizi sürgün etmiştir. 

Sendikamız tarafından alınmış karar olarak Türkiye`nin dört bir yanında gerçekleştirdiğimiz protestolar sonucunda boşalan koltuklar, emeğinin ve mesleğinin hiçe sayılmasına göz yummak istemeyen tüm öğretmenlerimizin sesi olmuştur. Sendikal faaliyetlerimizin engellenmesini destekleyen ve bu çabayı aklayan bu sürgün kararı ise siyasal iktidara biat etmeyerek, emeğine ve mesleğine sahip çıkan öğretmenlerimizin sesinin kısılma çabasının sonucudur. Uluslararası sendikal anlaşmaların gereklerini dahi yerine getirmeyi hiçe sayan siyasal iktidarın bu yaklaşımı, yaratmak istediği toplum düzeninin bir suretidir. 

Ancak unutulmamalıdır ki siyasal iktidarın sendikal faaliyetlerimizi engellemeye yönelik her çabası, gerçeği söylemekten bir an olsun vazgeçmeyen kararlı duruşumuzla karşı karşıya kalacaktır. Yaratılmaya çalışılan biat eden toplum düzenine karşı Sendikamız Eğitim Sen`in verdiği mücadele, dün olduğu gibi bugün de devam etmektedir ve yarın da devam edecektir. 

Eğitim Sen olarak, sendikal faaliyeti nedeniyle sürülen yöneticimizin hukuki sürecinin takipçisi olacağımız bilinmelidir. 4688 sayılı Kamu Çalışanları Sendikalar Kanunu ve ilgili yasa doğrultusunda Başbakanlık genelgesi ile Yargıtay ve Danıştay kararlarına rağmen yapılmış bu sürgün işlemi, sendikal faaliyetin engellenmesine ilişkin bir uygulama olup derhal geri alınmalıdır.

Eğitim-Sen\'e Üye Ol! - Ön Üyelik Formu