15 Ekim Pazartesi günü KESK Genel Merkezi’ne 1 yıldır oturma eylemi yapanların alınmaması sonrasında, çeşitli sosyal medya hesaplarından iftira, hakaret, karalama ve hedef gösteren paylaşımlar yapıldığını görüyoruz.
Bu kapsamda MYK üyemiz İsmail Sağdıç, fotoğraflarının da yer aldığı paylaşımlarda, olmayan bir “saldırıyı” organize eden kişi olarak yansıtılmış ve hedef gösterilmiştir. Ayrıca gerek MYK üyemiz İsmail Sağdıç gerekse KESK MYK üyeleri hakkında oldukça çirkin, düzeysiz, asla kabul etmeyeceğimiz iftira ve hakaretler paylaşılmaktadır.
Konuyla ilgili Konfederasyonumuz gerekli açıklamayı yapmıştır. Ancak bir noktayı açıkça ifade etmek gerekmektedir. O gün, sadece oturma eylemi yapan kişilerin içeri alınmaması amaçlanmış ve kimseye yönelik herhangi bir saldırı gerçekleştirilmemiş ve polis çağrılmamıştır!
Kaldı ki çeşitli sosyal medya platformlarında oturma eylemini sürdürmek isteyenlerce yapılan paylaşımlarda yer alan “Kapıyı kırmaya çalıştım”, “Isırma diye bağırdılar” gibi ifadeler dahi şiddetin nereden geldiğini göstermektedir. Haliyle eli sopalı kişilerin, “saldırıya uğradık” demesi dahi abesle iştigaldir!
Ortadaki gerçek şudur! KESK Genel Merkezi’nde 1 yıldır sürdürülen oturma eylemi bir dayatmaya dönüşmüştür! Ayrıca bir yıllık zaman diliminde aranan çözüm yolları kasıtlı biçimde kapatılmış ve bundan başka çare bırakılmamıştır!
Sendikamız Eğitim Sen, zor dönemlerden çıkış yolunu birlikte tartışmaktan, bir arada durmaktan ve tavır almaktan geçtiğini her defasında ifade etmiştir. Ancak “biz aileyiz” sözleriyle dayatmacılığın, düzeysiz iftiraların, hakaret ve hedef gösterme pratiklerinin yan yana dahi gelemeyeceği de açık ve nettir!
Eğitim Sen olarak, KESK karar organlarının iradesini hayata geçirmeye çalışan gerek MYK üyemiz İsmail Sağdıç’ın gerekse KESK MYK üyelerimizin yanında olduğumuzun bilinmesini istiyoruz. Mücadele ilke ve değerlerimizle bağdaşmayan iftira, karalama, hakaret ve hedef gösterme tutumunu kınıyoruz!












