Genel Sekreterimiz Mehmet Bozgeyik`in “5-6 Yaş Çocuklarda Allah`ın Yakınlığı Algısı” Araştırması AKP İktidarında Eğitim ve Üniversitelerin Gericiliğe Teslim Edildiğinin Göstergesidir” başlıklı basın açıklamasıdır:
AKP iktidarı dönemi, aklın ve bilimin ilköğretimden yükseköğretime kadar bütün bir eğitim sisteminden kovularak dinsel gericilik çerçevesinde bilim karşıtlığının eğitime egemen kılınmaya çalışıldığı, bu amaçla Milli Eğitim`de ve üniversitelerde son hızla gerici kadrolaşmanın yaşandığı bir dönem olarak Türkiye eğitim tarihine geçecektir. Son olarak AKP iktidarında kurulmuş üniversitelerden Muş Alparslan Üniversitesi Eğitim Fakültesi tarafından “5-6 Yaş Çocuklarda Allah`ın Yakınlığı Algısı” başlığını taşıyan araştırma için Muş İl Milli Eğitim Müdürlüğü`nden alınan izinle anasınıfı bulunan okullara gönderilen yazı söz konusu gericileşmenin/muhafazakarlaşmanın ulaştığı boyutları gözler önüne sermesi açısından çarpıcıdır.
Söz konusu yazıda araştırmanın amacı, “çocukların Allah`ı hangi şartlarda kendilerine yakın ve uzak hissettiklerini; bu yakınlık algısının hastalık, yalnızlık, mutluluk, başarı ve ailenin dindarlık durumuna göre ne derece değişkenlik gösterdiğini” ortaya koymak olarak ifade edilmiştir. Bu verilerin toplanmasında izlenecek adımlar olarak sırasıyla önce “velilerin dine bakış ve bağlılığını ölçen dindarlık ölçeği ve çocukların güven duygusunu ölçecek olan bağlanma ölçeği uygulanacağı”, daha sonra “çocuklara 6 ayrı hikaye anlatılarak her hikayeden sonra Allah`ın hikaye kahramanına ne kadar yakın olduğunu bir figür yardımıyla göstermelerinin isteneceği” belirtilmektedir. Ayrıca velilerden yazıya ek olarak gönderilen “dindarlık ölçeği” adını verdikleri soruları yanıtlamaları, daha sonra ana sınıfı öğretmenine göndermeleri istenmektedir. Velilerin yanıtlaması beklenen sorular şunlardır:
“Yaptıklarınızdan dolayı kendiniz hesaba çeker misiniz? Günahlarınıza pişman olup tövbe eder misiniz? İmkanınız olsa senede bir zekat verir misiniz? Günlük hayatınızda dini önemli bulur musunuz? İnancınıza göre hareket etmediğinizde rahatsız olur musunuz? Dini sohbet ve ortamlara katılır mısınız? Dini faaliyetlere katkı ve desteğiniz olur mu? Dini bilgilerinizi başkalarına aktarır mısınız? Ramazan ayı boyunca oruç tutar mısınız? Genel olarak Kur`an okuma alışkanlığınız var mı? Günlük namazları düzenli kılar mısınız? Sıkıntıya düştüğünüzde Allah`a dua eder misiniz? Dininize aykırı bir durum gördüğünüzde düzeltir misiniz?”
Böylesi bir araştırmanın(!) bilimselliğini tartışma konusu yapmak bir yana bir bilim kurumu olması gereken üniversite tarafından, üstelik geleceğin eğitimcilerini yetiştiren Eğitim Fakültesi tarafında gerçekleştiriliyor oluşu endişe verici bir durumdur. “Dindarlık ölçeği” ile velilerin dindar-dindar olup olmadıkları ortaya çıkarılmaya çalışılmakta, insanlar üstü örtülü biçimde dindar yaşam tarzını benimsemeye yönlendirilmektedir. Gelişimlerinin henüz başlangıcında olan 5-6 yaşındaki anasınıfı öğrencilerine dinsel hikayeler anlatılması ve onlara bu yönde sorular sorulması gericiliğin küçücük çocukların beyinlerine yerleştirilmesi değilse nedir? Üstelik araştırmanının sonucu daha başından bellidir; aslında bu araştırma hastalık, yalnızlık, mutluluk ve başarı ile dindarlık arasında bağ kurarak kamuoyunu yönlendirmeye dönüktür. Muş İl Milli Eğitim Müdürlüğü`nün demokratik-laik eğitimin amaçlarına aykırı bu tür bir araştırmaya izin vermesi gerici kadrolaşmayı bir kez daha açığa çıkarmıştır.
Bilimsel, demokratik ve laik eğitimin savunucusu olan EĞİTİM SEN, dün olduğu gibi bugün de eğitimde akıl ve bilim dışı değerlerin egemen kılınmasına ve gerici kadrolaşmaya karşı kararlı mücadelesini sürdürecek, Muş`ta yaşanan sürecin yakın takipçisi olacaktır.









