1 Mayıs Coşkusu On Binlerce Emekçiyi Birleştirdi

1 Mayıs Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü, tüm yurtta büyük bir coşkuyla kutlandı. İntihar saldırıları, iktidarın savaş politikaları, işçi ve emekçilerin haklarına yönelik saldırılarla geçen bir yılın ardından, yurt genelinde alanları dolduran on binler barış, eşitlik ve demokrasi talebini haykırdı. 1 Mayıs’ta alanlarda öne çıkan bir diğer talep ise laiklik oldu.

Ankara’da 1 Mayıs Coşkusu Korku Duvarını Yıktı

6 ay içinde 3 patlamanın yaşandığı Ankara’da binlerce işçi ve emekçi 1 Mayıs mitinginde buluşarak, “Korkuya teslim olmayacağız” dedi. Sıhhiye Meydanı’nın Ankara Valiliği tarafından yasaklanması nedeniyle, 1 Mayıs mitingi Kolej Meydanı’nda yapıldı. Türkiye’nin birçok ilinden 1 Mayıs kutlamaları için Ankara’ya gelenler Kızılay Güvenpark önünde toplandı. Mitinde, DİSK, KESK, TMMOB ve Türk-İş’in Ankara şubeleri ile Ankara Tabip Odası’nın oluşturduğu Ankara 1 Mayıs Tertip Komitesi’nin yanı sıra EMEP ve CHP ile birçok sendika da katıldı. 10 Ekim Emek, Barış, Demokrasi Mitingi’nde yaşanan katliamın ardından mitinge katılım konusunda yaşanan endişe alanın dolmasıyla yerini coşkuya bıraktı. “Güvenceli iş, güvenceli gelecek”, “Demokrasi, Barış ve Özgürlük” şiarlarıyla gerçekleştirilen mitinge katılan binlerce işçi ve emekçi, hükümet ve sermayenin saldırılarına geçit vermeyeceklerini haykırdı.

Barış Şehitleri İçin Karanfiller Bırakıldı

1 Mayıs Tertip Komitesi, miting öncesi son 6 ayda saldırıların yaşandığı noktalara ve Gezi direnişinde katledilen Ethem Sarısülük’ün hayatını kaybettiği yere karanfiller bıraktı. Tertip komitesi üyeleri ilk olarak Güvenpark’ta saldırının yaşandığı yere, ardından Ethem Sarısülük’ün vurulduğu noktaya, 10 Ekim katliamının yaşandığı Tren Garı önüne, askeri servis araçlarına saldırının gerçekleştiği Merasim Sokağa karanfiller bıraktı.

Yoğun güvenlik önleminin dikkat çektiği mitingde zılgıtlar eşliğinde halaylar çekildi. 1 Mayıs Marşı’nı hep birlikte okuyan kitle, “Haramilerin Saltanatını Yıkalım” , “Ensar Yıkılsın, Tayyip Altında Kalsın”, “Bugün 1 Mayıs, Yarın Haziran” , “İş Kazalarına Ve İşçi Ölümlerine Son” sloganlarını attı. Kürtçe ve Türkçe “Güvenceli İş, güvenceli gelecek, barış, demokrasi ve özgürlük. Yaşasın 1 Mayıs” yazılı ana pankart arkasında yürüyen kitle, “Omuz ver haramilerin saltanatını yıkalım”, “Çocuklar vakıfta değil, okulda güzel”, “Barış, emek, özgürlük; yaşasın 1 Mayıs”, “Ucuz emek sömürüsüne son” , “İnadına barış” pankartlarını taşıdı. Eğitim Sen kortejinde “Çocuklara kıymayın efendiler” yazılı dövizler taşınarak barış çağrısı yapıldı. Eğitimciler, Karaman’da ortaya çıkan çocuk istismarı skandallarının üstünü örtme çabasına tepkilerini “Çocuk istismarını AK’latmayacağız” yazılı dövizlerle gösterdiler.

Ankara’da yaşanan bombalı saldırılarda ve emek, barış, demokrasi mücadelesinde yitirilenler için anmayla başlayan mitingde yapılan konuşmalarda da hükümete tepki öne çıktı.

“Umut Birliğimizde”

KESK Ankara Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü Fevzi Yılmaz, Türkiye’de ve dünyada işçi sınıfının çalışma koşullarına dair saldırıların arttığı bir dönemden geçildiğini belirterek, artan savaş ve sömürüye karşı özgürlük ve emek mücadelesinin de büyüdüğünü vurguladı. Yılmaz, “Tüm halklar direnç ile alanlarda 1 Mayıs’ı kutluyorlar bugün. Savaşa, sömürüye, gerici faşizme karşı iş, barış, özgürlük talebiyle bir araya geliyoruz. Umut birliğimizde, mücadelemizde, dayanışmamızda, rengarenk bayrak ve halaylarımızda.” dedi.

“Köleliğe İzin Vermeyiz”

Tertip komitesinin ortak metni ise Türkçe, Kürtçe ve Arapça okundu. Metni okuyan DİSK Genel-İş Yöneticisi Çetin Çalışkan, sokağa çıkma yasaklarının yaşandığı ilçelerde yaşananları hatırlattı. Sivillerin öldürüldüğünü, insanların günlerce cenazesini alamadığını belirten Çalışkan, hükümetin kölelik yasalarını da Meclis’ten geçirmeye çalıştığını söyledi. “Kiralık İşçilik Yasası ile simsarlığı, üçkağıtçılığı hayata geçirmeye çalışıyorlar. Bu üçkağıtçılara izin verecek misiniz?” diye soran Çalışkan, kıdem tazminatının fona devrine yönelik planlara işçilerin geçit vermeyeceğini vurguladı.

Çalışkan, hükümetin “taşeron işçilere kadro müjdesi” diye duyurduğu düzenlemenin aldatmaca olduğunu belirterek, “Sözleşmeli personel adı altında yaptıkları, taşeron şirket işçilerinin açtığı muvazaa davalarından kurtulmak ve kazanılmış haklarını ortadan kaldırmaktır. Bunlar sözleşmeli personel diye yeni bir ucube yaratarak işçileri güvencesiz çalışmaya mahkum edecektir.” diye konuştu.

Kaynak: Evrensel

Eğitim-Sen\'e Üye Ol! - Ön Üyelik Formu