AKP’nin yükseköğretim alanına dair disiplin hükümlerini düzenleyen yasa tasarısı, 21.03.2016 tarihinde Bakanlar Kurulu tarafından TBMM Başkanlığı’na sunulmuştu. Üzerinde yapılan kimi değişikliklerle birlikte, başka bir torba yasa çalışmasının içerisinde tekrar Meclis gündemine getirilen söz konusu yasa tasarısı geçtiğimiz günlerde Meclis’te kabul edildi.
Hatırlanacağı üzere Anayasa Mahkemesi 14.01.2015 tarihinde, E.2014/100, K.2015/6 sayılı kararı ile yükseköğretim alanına dair düzenlenen disiplin yönetmeliğini iptal etmiştir. Dolayısıyla AYM kararı, 1982’den bu yana süregelen 33 yıllık bir “disiplin yönetmeliği” uygulamasının hukuka aykırı olduğunu belirterek mahkum etmiştir. Ancak AKP, ortaya çıkan hukuksal boşluğu demokratik ilkeler ve evrensel hukuk normları çerçevesinde gidermek yerine, akademisyenleri ve yükseköğretim alanındaki diğer emekçileri susturmanın, işten atmanın ve üniversiteler üzerindeki baskısını artırmanın derdine düşmüştür!
Üniversitelerin ve akademisyenlerin geleceğini yakından ilgilendiren düzenleme hakkında sendikamız, 07.06.2016 tarihindeki alt komisyon çalışmalarına Genel Örgütlenme ve Yükseköğretim Sekreterimiz İsmail Sağdıç’ın katılımıyla doğrudan; Komisyon ve Genel Kurul sürecinde ise muhalefet partileri ve ilgili milletvekilleriyle görüş, eleştiri ve önerilerimizi paylaşarak dolaylı şekilde sürecin yakından takipçisi olmuştur.
Yürüttüğümüz çalışmalar sonucunda, tasarı üzerinde olumlu sayılabilecek kimi kısmi değişikliklerin yapılmasını sağlamış olsak da disiplin hükümlerinin genel itibariyle üniversiteler üzerindeki baskıyı ciddi ölçüde artıracağını söylemek mümkündür!
Üstelik her fırsatta “darbecilerle mücadele” diyenler, “tarihin çöplüğüne atılması gereken” 12 Eylül ürünü 2547 sayılı Yükseköğretim Yasası’nı yasakçı, baskıcı yeni araçlar ile güçlendirerek korumayı tercih etmiştir!
OHAL ve KHK’larla birlikte disiplin hükümleri incelendiğinde AKP, tüm güvenlikçi disiplin yöntemlerini kullanarak üniversiteleri zapt edecek, üniversitelerde bilimsel özgürlüğü tamamen ortadan kaldıracak bir düzenlemeye imza atmıştır.
Düzenlemeye hızla göz gezdirdiğimizde;
- 657 sayılı kanunun disiplin hükümleri hukuka aykırı biçimde genel hükümler olarak kabul edildi! Suç olarak değerlendirilen fiil sayısında artış oldu!
- Zamanaşımına getirilen düzenleme ile soruşturma baskısı artırıldı!
- Kamu görevinden çıkarma cezasına “terör suçu” damgasını vurdu! Mahkemelerin yerine idareciler geçti!
- Uyarı ve kınama cezası dışındaki diğer cezalarla ilgili fiillerde YÖK Başkanına doğrudan soruşturma açabilme yetkisi verildi!
- Anayasa ve Uluslararası Sözleşmelere aykırı biçimde sendikal hak ve özgürlükler ayaklar altına alındı!
- Vakıf üniversitelerindeki öğretim elemanları üzerindeki baskı arttı!
Eğitim Sen olarak, aşağıda ayrıntısıyla incelediğimiz söz konusu düzenlemenin Anayasa Mahkemesi’ne götürülmesi için girişimlerde bulunacağımızı belirtir, üniversiter yaşamı “suç-ceza” ikiliğine sıkıştıran disiplin hükümlerine karşı “Ortak Yaşam İlkelerimizi” ısrarla savunacağımızın bilinmesini isteriz.
Yükseköğretim Disiplin Yasası Ayrıntılı Rapor için tıklayınız
Yükseköğretim Kurumları Yönetici, Öğretim Elemanı ve Memurları Disiplin Cezalarını Gerektirecek Fiiller görmek için tıklayınız










