ÖYP’li araştırma görevlilerinin kadroları 674 sayılı KHK ile yıllık sözleşmeli istihdam biçimi olan 50/d’ye dönüştürülmüş ve bu nedenle de hakları gasp edilmişti. Sendikamız, söz konusu KHK düzenlemesine ve araştırma görevlilerinin özlük haklarını, geleceklerini yakından ilgilendiren çeşitli düzenlemelere karşı YÖK önünde basın açıklaması yaparak, YÖK’e defalarca yazı yazarak ÖYP’lilerin maruz kaldığı hukuksuzluğun giderilmesini istemişti.
Bu kapsamda ÖYP’lilerin haklarının hukuksuzca ellerinden alınması, hakları gasp edilen ÖYP’lilerin üzerindeki senet baskısının sürdürülmesinin kabul edilemeyeceği ve azami süre uygulamasındaki hukuksuzluk itirazlarımızın temel başlıkları olmuştu.
Her ne kadar ÖYP’li araştırma görevlileri açısından hukuksuzluk ortadan kalkmamışsa da YÖK, 25.05.2017 tarihinde üniversitelere gönderdiği bir yazı ile ÖYP’lilerin üzerindeki senet baskısını hafifletecek bir karar almıştır. Bu karara göre;
- 674 sayılı KHK sonrasında kadrosu 50/d’ye dönüştürülen ÖYP’lilerden tekrar 33/a’ya göre ataması yapılarak 35. madde kapsamında öğrenim gördükleri üniversiteye ataması yapılmayanların, yani halen 50/d statüsünde olanların,
- Ayrıca 674 sayılı KHK sonrasında kadrosu 50/d’ye dönüştürülen ÖYP’lilerden “istifa, azami süreyi aşma” durumunda olanların,
senet hükümlerinin ve mecburi hizmet yükümlülüklerinin bulunmadığı belirtilmiştir.
Şüphesiz ki bu karar, azami süre uygulamasının, ÖYP’lilerin 50/d’ye geçirilmesinin ve senet baskısıyla bilim insanlarının hayatlarına ipotek konulmasının hukuksuzluğunun da kabulü olmuştur.
YÖK bu kararıyla, siyasi iktidar tarafından makbul görülmediğinin farkında olan genç bilim insanlarının, senet tutarları karşısında üniversiteden ayrılmalarını kolaylaştırarak da üniversiteye ve akademiye dair tahayyülünü de açıkça ifade etmiştir. Özetle, genç bilim insanları ölümü karşısında sıtmaya razı edilmektedir.
Eğitim Sen olarak, ÖYP’li genç bilim insanlarının üzerindeki senet baskısının ne kadar ağır ve boyutlarının ne kadar ciddi olduğunun farkında olmamız nedeniyle söz konusu kararı senet baskısını hafifletici nitelikte değerlendirdiğimizin bilinmesini istiyoruz. Kaldı ki sendikamız, kadroları 50/d’ye dönüştürülen ÖYP’liler üzerinde bir de senet baskısının sürdürülmesinin hukuksuz olduğunu da defalarca dile getirmiş, bu yönde çeşitli çalışmalar yürütmüştür. Sonuç olarak, temel talebimizin tüm araştırma görevlilerinin güvenceli biçimde istihdam edilmeleri olduğunu hatırlatır, bu doğrultuda mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğimizin bilinmesini isteriz.










