Yaşasın 1 Mayıs! Birlik, Mücadele, Dayanışma!

37

İşimiz, Ekmeğimiz, Yarınlarımız İçin; Eşit, Özgür ve Demokratik Bir Ülkede Bir Arada, Kardeşçe Yaşamak İçin, Haydi 1 Mayıs’a!

Bu yıl 1 Mayıs, 128. kez işçi sınıfının uluslararası düzeyde birlik, mücadele ve dayanışma günü olarak kutlanacak. 1 Mayıs, ilk kez kutlandığı 1890 yılından bu yana, bütün ülkelerde, işçi ve emekçilerin kazanılmış haklarına yönelik saldırılara karşı talepleriyle alanlara çıktığı, birlik, mücadele ve dayanışma duygularını en somut şekilde alanlara yansıttığı evrensel bir gün olarak kabul edilmektedir.

Siyasi iktidar, yıllardır yaşanan sorunlara kalıcı çözümler üretmek yerine, başta “eğitim” olmak üzere yaşamın bütün alanlarında hedeflerine ulaşmak için tüm imkanlarını seferber etmiş durumda. Emekçilerin çalışma ve yaşam koşullarının ağırlaşması, işsizlik, yoksulluk ve güvencesiz çalışmanın yaygınlaşması, iş cinayetleri, kadın cinayetleri ve çocuklara yönelik istismarların belirgin bir şekilde artması, emek ve demokrasi güçlerine yönelik baskı, şiddet ve saldırıların iç içe geçtiği bir dönemde 1 Mayıs’a gidiyoruz.

OHAL uygulamasını sürekli hale getirerek; eğitimde performans ve sınav dayatması ile iş güvencemizi; en temel sendikal-demokratik haklarımızı hedef alanlara, ülkeyi sürekli OHAL koşullarında yönetmek isteyenlere karşı 1 Mayıs’ta en güçlü ve kitlesel yanıtı vermek zorundayız.

Ülkemizde ve eğitimde yaşanan sorunların ağırlaştığı; en temel hak ve özgürlüklerin baskı altına alındığı; hukuksuz şekilde ihraç edilenlerin haklarını arama yollarının kapatıldığı, en temel sendikal eylemlerimizin suç kapsamına alınmaya çalışıldığı bu dönemde, yaşanılan tüm olumsuzluklara ve baskılara rağmen eğitim ve bilim emekçileri her yerde 1 Mayıs’a talepleriyle katılacaktır.

11. kalkınma planı hazırlıklarına şekil veren “Tüm kamu çalışanları sözleşmeli istihdam edilmelidir.” yaklaşımı siyasi iktidarın yeni istihdam modelinin kendisidir. OHAL ilanından bu yana, ortaya konulan yeni yaklaşıma uygun olarak tüm öğretmenler mülakat yolu ile belirlenmekte ve güvencesiz şekilde, yani sözleşmeli, istihdam edilmektedir.

1 Mayıs, bir taraftan sınıfın güncel ve somut taleplerinin öne çıktığı, diğer taraftan işçi sınıfı ve ezilen halkların sınıfsız, sömürüsüz, barış içinde bir Türkiye ve dünya yaratmak için yürüttüğü mücadelede ne kadar kararlı olduğunun güçlü bir şekilde gösterilmesi gereken evrensel bir mücadele günüdür.

1 Mayıs’ı tarihsel anlamına ve önemine uygun olarak kutlamak, emekçiler arasındaki birlik, dayanışma ve mücadele isteğinin kitlesel ve yaygın bir şekilde ülkenin dört bir yanında alanlara ve mücadeleye yansıtılması için, başta eğitim ve bilim emekçileri olmak üzere, tüm işçi ve emekçileri 1 Mayıs’ta alanlara çıkmaya çağırıyoruz!

  • İktidar tarafından hedef haline getirilen iş güvencemize sahip çıkmak, herkese güvenceli iş, güvenli gelecek talebimizi haykırmak için,
  • Eğitimde her türlü esnek, güvencesiz ve angarya çalışma uygulamalarına dur demek için,
  • OHAL KHK’leri ile hukuksuz bir şekilde ihraç edilen, tamamen idari ve siyasi kararlarla işinden, ekmeğinden edilen emekçilerin görevlerine iade edilmesi için,
  • Öğretmen alımlarında kendisinden olmayanı elemenin aracı olarak kullanılan “mülakat, güvenlik soruşturması” uygulamalarının kaldırılması için,
  • Sözleşmeli öğretmenlerin başta eş durumu tayin hakkı olmak üzere, mağduriyetlerinin giderilerek kadroya geçirilmeleri için,
  • Ataması yapılmayan öğretmenlerin sorunlarının kalıcı olarak çözülmesi için; atama bekleyen öğretmenlere seçimi işaret edenlere hak ettikleri yanıtı vermek için,
  • Eğitimde acımasız bir rekabet ortamı yaratacak olan performans ve sınav dayatmasından vazgeçilmesi için,
  • İnsanca yaşayacak ücret için; tüm eğitim ve bilim emekçilerine 3600 ek göstergenin verilmesi için; vergi dilimlerinin sabitlenerek artan oranlı vergiden vazgeçilmesi için; enflasyon karşısında oluşan kayıplarımızın karşılanması için,
  • İktidarın eğitim sistemini kendi siyasal-ideolojik hedefleri doğrultusunda biçimlendirmesine karşı sesimizi yükseltmek için,
  • Bilim insanlarını ihraç ederek, üniversiteleri bölüp tarihlerinden ve geleneklerinden koparmak isteyenlere karşı insan, doğa ve toplum yararına üniversiteyi savunmak için,
  • Herkese eşit ve parasız eğitim için, kamusal, bilimsel, demokratik, laik ve anadilinde eğitim hakkının önündeki engellerin kaldırılması için,
  • Eğitimde ‘tek din, tek mezhep’ dayatmasına ve eğitimi dinselleştirme uygulamalarına karşı laik, bilimsel eğitim mücadelesini güçlendirmek için,
  • Zorunlu din dersi dayatmasına, farklı inanç ve kültürlerin dışlanmasına, eğitimde her türlü ırkçı, gerici ve ayrımcı uygulamaya son verilmesi için,
  • Eğitimde yaşanan ticarileşme ve özelleştirme uygulamalarına dur demek için,
  • Devlet okullarına yeterli bütçe ve ihtiyacı kadar ödenek ayrılması, kamu kaynaklarının özel okullara aktarılmaması için,
  • Çocuklara yönelik her türlü istismara son verilmesi; çocuklarımızın cemaat ve tarikatların elinden kurtarılması için,
  • Eğitimde siyasi-sendikal ayrımcılığa, baskı, soruşturma, sürgün ve cezalara son verilmesi için,
  • Farklı din, dil, mezhep ve kimlikten işçi ve emekçilerin gerçek anlamda ‘eşit yurttaş’ olarak kabul edilmesi, okulda, sokakta, fabrikada, işyerlerinde farklı kimlik, inanç, kültür ve siyasi görüşlere sahip insanlara yönelik her türlü ayrımcı söylem ve uygulamaya son verilmesi için,
  • Eğitimin ve ülkenin geleceğine sahip çıkmak için 1 MAYIS’TA ALANLARDAYIZ!

 

1mayis

Eğitim-Sen\'e Üye Ol! - Ön Üyelik Formu