Üniversitelerde Öğrencilere ve Öğretim Üyelerine Yönelik Kredi Kartı Alma Dayatmasına Son Verilmelidir!

Eğitim Sen Genel Başkanı Ünsal Yıldız’ın “Üniversitelerde Öğrencilere ve Öğretim Üyelerine Yönelik Kredi Kartı Alma Dayatmasına Son Verilmelidir!” basın açıklaması metnidir:
 

Üniversitelerde yaşanan piyasalaştırma ve otoriter dönüşüm rüzgarı, son dönemde öğrenciler ve öğretim üyelerinin iradesi dışında gerçekleştirilen dayatmalarla giderek etkisini arttırıyor. Son olarak Ordu Üniversitesi’ne bağlı fakülte ve yüksekokullarda, üniversite yönetiminin Vakıfbank’la yaptıkları anlaşmayı gerekçe göstererek öğrencilere öğrenci kartı adı altında zorla kredi kartı vermeye çalışması, üniversitelerin ne hale geldiğini, daha doğrusu getirildiğini gözler önüne sermektedir.

Ordu Üniversitesi’nde öğrencilere ve öğretim üyelerine yönelik olarak çıkarılan kredi kartı niteliğindeki kartın alınması öğrencilere ve öğretim üyelerine zorunlu tutulmuş ve böylesi keyfi bir uygulama ile büyük bir hukuksuzluğun altına imza atılmıştır. Uygulama sonucunda, sadece öğrenci kartı istediğini belirten, bankanın kredi kartının zorla sözleşme imzalattırılarak binlerce öğrenciye dayatılmasına karşı çıkan öğrencilere karşı açık bir yıldırma kampanyası yürütülmekte, hatta kartı almak istemeyen öğrencilere, bu kartı almadıkları takdirde üniversiteye ve derslere alınmayacakları, sınavlara sokulmayacakları yönünde tehditler savrulmaktadır.
 
Zorunlu kredi kartı uygulamasıyla, akademik ve idari bütün kurum çalışanlarının ve öğrencilerin, ev ve cep telefonları, TC kimlik numaraları, ev adresleri gibi kişisel bilgileri, Ordu Üniversitesi Rektörlüğü tarafından hiçbir bilgilendirme yapılmaksızın ve izin alınmadan Vakıfbank’a verilerek kişilik hakları ihlal edilmiştir.

Öğrenciler ve öğretim üyeleri, üniversitelerin müşterisi değil; asli bileşenleridir. Nitekim “kampuskart” adı altında başlatılan daha önceki uygulamalarda da hukuksuzluk, mahkeme kararıyla tespit edilmiştir. Örneğin Ege Üniversitesi Rektörlüğü aleyhine açılan benzer bir dava sonucunda, İzmir 3. İdare Mahkemesi, bankamatik kartı ile öğrenci kartının aynı kart üzerinde olması ve öğrencilerin kişisel bilgilerinin kendi izinleri olmaksızın Vakıfbank’a verilmesi nedeniyle uygulamayı 28 Nisan 2011 tarihinde oybirliğiyle iptal etmiştir. Ortada açık bir yargı kararı olmasına rağmen üniversite yönetiminin “kampuskart” dayatmasında ısrarcı olması anlaşılır değildir.

Ordu Üniversitesi’ndeki uygulama, piyasalaştırma ve müşterileştirme saldırısını yeni bir boyuta taşıyarak öğrencilere öğrenci kartı adı altında Vakıfbank’tan kendi adlarına çıkarılmış kredi kartını almaya mecbur bırakmaktadır. Öğrencilere zorla özel hukuk sözleşmesi imzalattırılmakta ve hiçbir itiraz hakkı verilmeden bu kart banka görevlileri tarafından dersliklere ders saatlerinde bile girilerek almayan öğrencilere verilmeye çalışılmaktadır. Yaşananlar hukuksuzluğun son noktasıdır.

Bu uygulamayla, Anayasa’nın 2010 yılında yapılan değişiklikle 20. Maddesine eklenen kural ihlal edilmektedir. Bu maddeye göre; “Herkes, kendisiyle ilgili kişisel verilerin korunmasını isteme hakkına sahiptir. Bu hak; kişinin kendisiyle ilgili kişisel veriler hakkında bilgilendirilme, bu verilere erişme, bunların düzeltilmesini veya silinmesini talep etme ve amaçları doğrultusunda kullanılıp kullanılmadığını öğrenmeyi de kapsar. Kişisel veriler, ancak kanunda öngörülen hallerde veya kişinin açık rızasıyla işlenebilir. Kişisel verilerin korunmasına ilişkin esas ve usuller kanunla düzenlenir.”

Öğrenciler itiraz hakkını kullanarak sadece öğrenci kimlik kartı istediklerini, kişisel bilgilerinin bankalarla kendi rızaları olmaksızın paylaşılması uygulamasının geri alınması gerektiğini dilekçe ile üniversite rektörlüğüne bildirmek istemiş; öğrencilerin dilekçeleri Ünye İktisadi İdari Bilimler Fakültesi idaresi tarafından 25 Ekim 2011 tarihinde alınmayarak, herkesin anayasal hakkı olan dilekçe hakkı da engellenmiştir.

Kartı zorla alan öğrencilerin itiraz etmemeleri için kullanılan bir diğer yıldırma mekanizması ise, 12 Eylül darbesinden kalma öğrenci disiplin yönetmeliğidir. Bu disiplin yönetmeliğine dayanılarak öğrencilerin eğitim öğretim hayatlarının ileriki aşamalarında “olumsuzluklar”la karşılaşabilecekleri hissi yaratılmakta, itiraz eden öğrencilerde derslerden geçememe korkusu oluşturulmaktadır.

Yeniden belirtmek gerekir ki bu uygulamayla, daha önce bankamatik kartı olarak başlatılan müşterileşme süreci yeni bir aşamaya taşınarak, bütün öğrencilere zorunlu olarak kredi kartı alma şartı getirilmekte ve öğrencilerin kazanılmış eğitim hakları, zorlamayla gasp edilmektedir.

Eğitim Sen, üniversitelerde görevli tüm personelin olduğu kadar, öğrencilerin de karşı karşıya olduğu bu dayatmalar karşısında, kamusal, parasız yüksek öğretim hakkı için mücadelede eden tüm üniversite bileşenlerinin yanındadır. Üniversite yönetimi böylesine dayatmacı bir uygulamadan geri dönmeli, öğrenciler üzerindeki baskılarına son vermelidir.

Eğitim-Sen\'e Üye Ol! - Ön Üyelik Formu