Üniversite Öğrencileri İçin Getirilmek İstenen Disiplin Mevzuatı Demokratik Üniversite Fikrinin Yakınından Dahi Geçmiyor!

158

Anayasa Mahkemesi’nin üniversite öğrencilerine uygulanacak disiplin hükümlerinin yönetmelikle değil, kanunla belirlenmesi gerektiği yönündeki 08.09.2022 tarihli kararı üzerine siyasi iktidar kanun teklifi hazırlayarak konuyu TBMM gündemine getirmiştir.

Söz konusu teklifte üniversite öğrencileri için kınama, yükseköğretim kurumundan bir haftadan bir aya kadar uzaklaştırma, yükseköğretim kurumundan bir yarıyıl için uzaklaştırma, yükseköğretim kurumundan iki yarıyıl uzaklaştırma ve yükseköğretim kurumunda çıkarma cezaları ile bu cezalara neden olan fiiller tanımlanmıştır.

12 Eylül cuntacılarının yaklaşımını sürdüren bir suç ceza ikiliği düzleminde hazırlanan teklifte, demokratik bir üniversite fikrini ortadan kaldıran fiiller suç olarak tarif edilmiştir. Örneğin, düşünce ve ifade özgürlüğünün en cüretkâr biçimde kullanılması gereken üniversitelerde izinsiz olarak bildiri dağıtmak, afiş veya pankart asmak suç sayılmış, hatta üniversite senatosu tarafından belirlenen alanlar dışında sigara içmek dahi kınama cezasını gerektiren fiiller arasında sayılmıştır.

Kurum kanaati diyerek haksız ve hukuksuz ihraç politikası izleyen bir siyasi iktidar, yükseköğretim kurumlarının huzurunu bozmak fiilini suç olarak tarif etmiş ve kurum huzuru gibi içeriği farklı biçimlerde tanımlanabilecek, belirsiz bir kavramı ceza gerektiren fiillerin içerisinde saymıştır.

Aynı şekilde, yemek kartını arkadaşına kullandırmayı dahi engelleyecek şekilde, kendine hak sağlayan bir belgeyi başkasına vererek kullandırmak fiili de yükseköğretim kurumundan bir haftadan bir aya kadar uzaklaştırma cezasına konu edilmiştir.

Daha da önemlisi, öğrencilerin kolektif hareket edebilmesini engelleyen, demokrasinin en temel ilkelerini yok sayan bir yaklaşımla kuruma ait kapalı veya açık mahallerde yetkililerden izin almadan toplantılar yapmak da uzaklaştırma cezasını gerektiren fiiller arasında sayılmıştır.

Alkollü içki içmek, demirbaş eşya ve benzeri malzemeyi tahrip etmek gibi fiillerin dahi eğitim hakkının kullanımını sınırlandıran eylemler arasında sayılması, siyasi iktidarın her konuyu yasaklar ve cezalar arasında değerlendirdiğini ve üniversiteden ne anladığını göstermektedir.

Eğitim Sen olarak, üniversitelerde öğrenme ikliminin yasaklar, suç, ceza ve disiplin mantığı üzerinden şekillendirilmesini kabul etmiyoruz. Üniversitelerin tüm bileşenlerince oluşturulan “ortak yaşam ilkeleri” ile üniversitenin demokratik, eşitlikçi ve özgürlükçü bir öğrenme iklimine kavuşmasını istiyoruz. Eğitim hakkının kullanılmasını engelleyen yasakçı, baskıcı ve cezalandırıcı bir yönetim aklının üniversite fikrine yıkıcı bir etki yaptığını tekrar vurguluyor, insan, toplum ve doğa yararına üniversite istiyoruz.

Eğitim-Sen\'e Üye Ol! - Ön Üyelik Formu