Eğitim Sen Genel Başkanı Alaaddin Dinçer tarafından 30.06.2006 tarihinde yapılan basın açıklaması metnidir.
ÖZGÜRLÜKLERİN VE DEMOKRASİNİN GELİŞMESİ İÇİN
KARANLIĞA KARŞI MÜCADELE ETMEYE DEVAM EDECEĞİZ !
Türkiye yeni bir baskıcı ve karanlık döneme çıkartılan ‘Terörle Mücadele Yasası` ile giriyor. Bu yasa her türlü hak arayışı, muhalefet hareketi ‘terör` olarak nitelendiriliyor. Bu yasa özgürlüklerin kısıtlanmasından, toplumun baskı altında alınmasından başka bir anlam taşımamaktadır. Özgürlüklerin güvence altına alınmasından, demokrasinin geliştirilmesinden söz eden AKP, bu yasa ile özgürlüklerin ve demokrasinin önüne set çekmektedir. Adalet Bakanı Cemil Çiçek yasaya ilişkin olarak ‘katarın topuzunu kaçırmadan denge kurmaya çalıştık` dese de kantarın topuzu kaçmış, özgürlüklerin üzerine balyoz gibi inmiştir. Mesele Çiçek`in söylediği gibi kantarın topuzunu ayarlama meselesi de değil, özgürlüklerden, demokrasiden yana olup olmama ile ilgili bir meseledir. Bu yasa AKP`nin demokrasiden ve özgürlüklerden ne anladığını göstermektedir.
Çiçek yasa geçtikten sonra uygulanmasına yönelik olarak tedirginliklerini şöyle ifade ediyor, “Keşke böyle bir tasarı ile gelmeseydik, sevimsiz bir tasarı. Umarım bu kanun hiç uygulanmaz. Bu kanunun zorunluluğunu kabul edenler bile `acaba haksız yere masumlara uygulanır mı` endişesi taşıyor. Uygulayıcılar, Meclis iradesini ve kanun gerekçesini çok iyi özümsemeli, içlerine sindirmeli Bu yasanın toplumun başına neler getirebileceği, hak ve özgürlüklerin kısıtlanmasında, insan hakları ihlallerinin gelişmesinde nasıl etki edeceği herkes tarafından görülebiliyor, hükümetin görevi yasa çıktıktan sonra ‘umarım bu kanun uygulanmaz` diye temini de bulunmak değil bu yasayı meclis gündemine getirmemektir. Çiçek`in söyledikleri bu açıdan nafile ve tıpkı yasa gibi ‘sevimsiz`dir.
AKP Türkiye`yi gün geçtikçe sevimsizleştirmekte, yaşanmaz hale getirmektedir. Türkiye`nin insanca yaşanabilir bir ülke haline gelebilmesi ise temennilerle olabilecektir ne de bu yasanın altına imza atarak önümüzdeki dönemde uygulanacak baskı ve şiddeti savunan anlayışlarla mümkündür. Türkiye`nin özgürlüklerden, demokrasiden yana güçlü bir sese ihtiyacı vardır. Bu ses bugüne kadar tüm baskı ve şiddete karşı özgürlükler mücadelesini yürütenlerin sesidir. Türkiye`nin bu sese şimdi her zamankinden daha çok ihtiyacı vardır.
Bu Yasa Türkiye`nin 21. yüzyıldaki utanç belgesidir
Türkiye son aylarda çatışma ve gerilim içerisinde yeni bir karanlık döneminin içerisine sürüklenmeye çalışılıyor. Bu yasa da bu gelişmenin bir parçası olarak okunmalıdır. Bir yandan toplum Türk-Kürt, Laik-antilaik şeklinde saflaştırılıp toplumsal çatışma zeminleri oluşturulurken diğer yandan da yaşanan gelişmelere özgürlükten, eşitlikten yana müdahale etme çabasından olan çevreler çeşitli baskı yöntemleri ile susturulmaya çalışılıyor.
Demokrasinin ve özgürlüklerinin kısıtlanması, ülkenin olağanüstü hal koşullarında yönetilmesi anlamına gelen bu yasa, 21. yüzyılda Türkiye`nin utanç belgesi olarak tarihe geçmiştir. Yıllardır bu ülkenin demokratikleşmesi için mücadele eden bizler, bu güne kadar geliştirilen bütün baskı yöntemlerine karşı direndiğimiz gibi bundan sonra da bu yasanın ortadan kalkması Türkiye`nin daha demokratik ve özgürlükçü bir yapıya kavuşması için mücadele etmeye devam edeceğiz.
Bu yasa ile demokratik siyasi mekanizmaların önü kapatılırken, devlet aygıtları tarafından uygulanan şiddet ve baskı meşrulaştırılmaya çalışılmaktadır. Yapılmaya çalışılan asıl olarak toplumsal alana doğrudan baskıcı yöntemlerle müdahale etme çabasıdır. Bu anlamda yasa ‘terörle değil`, ‘toplumla mücadele etmeyi` önüne hedef olarak koymaktadır. Çıkartılan yasanın mantığı 11 Eylül sonrasında ABD başkanı Bush`un dünyayı ‘bizden olanlar ve bizden olmayan teröristler` şeklindeki ayrımına ve ardından dünyaya yönelik açtığı savaşın mantığı ile ortaktır.
İnsan hak ve özgürlüklerini kısıtlayan bu zorbalık yasasına karşı özgürlükten, demokrasiden ve emekten yana mücadelemizi sürdüreceğiz. Neo-liberalizmin, karanlığın, gericiliğin, milliyetçiliğin ülkemizi teslim almasına izin vermeyeceğiz. Demokrasiyi yok edecek bu yasanın uygulanmasına izin vermeyeceğiz. Tüm emek ve demokrasi güçleri oluşturulmaya çalışılan bu baskı ortamına karşı birlikte ve etkin bir mücadele yürüterek toplumu giydirilmeye çalışılan bu deli gömleğini parçalayacaktır. Eğitim Sen olarak bu yasaya karşı özgürlükleri ve demokrasiyi geliştirmek için bu yasayı çıkaranlara karşı mücadele edeceğiz.









