Eğitim Sen Genel Merkezince Yapılan “Tecavüzü Protesto Edenler Değil, Tecavüzcüler Yargılansın” Başlıkla Basın Açıklamasıdır:
Kadına yönelik şiddetin engellen(e)mediği ve dolayısıyla her geçen gün arttığı ülkemizde, bu şiddetin faillerine yönelik yargı süreci de alabildiğine yavaş işlemektedir. Öyle ki NÇ davası, Üzmez davası, Fethiye`deki tecavüz davası gibi vakalarda zamana yayma durumu kadına yönelik şiddeti, taciz ve tecavüzü neredeyse meşrulaştırmaya hizmet eder hale gelmektedir. Bu durumun en son örneklerinden birisi de Kaş`ta yaşandı. Antalya`nın Kaş ilçesinde 16 yaşında bir kız çocuğu, bir buçuk yıl önce tecavüze uğramasına rağmen yargı süreci geç başladı. Ancak görünen o ki bu davanın geç başlamış olması yetmiyormuş gibi Fethiye`de ya da NÇ davasında yaşanan akıbeti de paylaşma tehlikesiyle karşı karşıyadır. Çünkü Kaş Adliyesi, taciz ve tecavüz suçlularını bir an önce yargılamak yerine, demokratik haklarını kullanarak davanın geç başlamasını protesto edenleri yargılamayı daha öncelikli bir husus olarak değerlendirmiştir. Aralarında Antalya Şube Kadın Sekreterimiz Dilek Eldeniz`in, Kaş Temsilcilik yöneticilerimiz ve üyelerimizin de bulunduğu, toplum örgütlerinin kadın temsilcilerinden oluşan bir grup kadın, 11 Mayıs 2011 tarihinde, 16 yaşındaki kız çocuğuna yönelik tecavüz davasının 3. duruşmasının görüldüğü Kaş Adliyesi önünde basın açıklaması yapmışlardı. Trafiğin bulunmadığı, dolayısıyla trafiği aksatma ihtimallerinin olmadığı bir alanda yapılan basın açıklamasından dolayı, açıklamaya katılan kadınlar hakkında 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Yasası`na muhalefetten soruşturma açılmıştır. Şube kadın sekreterimiz, Kaş temsilcilik yetkililerimiz Karakola çağrılarak ifadeleri alınmaya başlamıştır. Demokratik haklarını kullanarak yaptıkları basın açıklamasından dolayı haklarında soruşturma açılması, ülkemizde demokratik hakların kullanımı açısından olduğu kadar Kaş`taki kız çocuğuna tecavüz davasının açısından da kaygı vericidir. Üye ve yöneticilerimize yönelik başlatılan soruşturmaya derhal son verilmesini talep ediyoruz. Yargı, demokratik haklarını kullanarak tacizi ve tecavüzü protesto edenleri değil taciz ve tecavüz zanlılarını yargılasın.
Merkez Yürütme Kurulu









