Siyasi İktidarın Veri İşleme Aracı Haline Gelen TÜİK Hakkında Suç Duyurusunda Bulunduk

1288

İstatistikler ve istatistiki yöntemler, kamu kurumları açısından oldukça önemli ve olmazsa olmaz yöntemler olduğu halde TÜİK’in ürettiği enflasyon rakamları tamamen güvenilirliğini kaybetmiştir. İstatistik yöntemleri kullanan önemli kamu kurumlardan biri olan TÜİK’in görevlerinin en başında, ürettiği istatistiklerde adaletli, güvenilir, yansız, kıyaslanabilir ve uluslararası standartlara uygun olması ile toplumun ihtiyaç duyduğu verileri üretmesi gelmektedir. Bu veriler devletin ekonomik anlamda daha adil yönetilmesi için gerekli verilerden biridir.

Toplu iş sözleşmeleri ile belirlenen sendikalı işçilerin ve kamu emekçilerinin ücret ve maaşlarına yapılacak zamlar, asgari ücrete yapılan zamlar, özel sektörde çalışan beyaz yakalı emekçilerin ücretlerine yapılan zamların ilk kriteri ve memur, işçi ile BAĞKUR emeklilerinin maaşlarına yapılacak zammın tamamı TÜİK enflasyonuna bağlı belirlenmektedir. Kısaca kiralardan para politikalarına kadar yaşamın her alanına doğrudan etkili olan TÜİK verilerinin gerçek enflasyonu yansıtması ve şeffaf olması çok önemlidir. Ancak TÜİK kamu gücü ve kaynaklarını kullanarak elde ettiği verileri gerçeğe aykırı işlemektedir. İstanbul Ticaret Odası,  bağımsız akademisyenler, kamuoyu anketleri, Konfederasyonumuz KESK’e bağlı BES’in kuruluşu BES-AR’ın araştırma sonuçları çok daha yüksek enflasyon verileri açıklamaktadır. Bu gerçekliği toplum olarak her gün satın alma gücümüze yansımasıyla doğrudan yaşamaktayız.

Resmi enflasyon yıllık %73,5 olurken, elektrik fiyatı neden sadece 2022 yılının ilk yarısında %151 artırılmıştır. Yurttaşların hissettiği yıllık enflasyon oranı TÜFE’de %90’ın üzerinde iken, TÜİK mayıs ayı verilerine göre yıllık enflasyonu %73,5 açıklamıştır. Akaryakıt yıllık artışı %100’ü aşarken, bunun TÜİK enflasyon hesaplamalarına yansımamasının mantıklı bir açıklaması yoktur.

Yıllar itibarıyla TÜİK’in uyguladığı yöntem değişiklikleri enflasyonu olduğundan düşük göstermenin gayretleri olarak görünmektedir. Gerçek enflasyon oranından düşük gösterilen enflasyon oranları, yoksul halk üzerinde “örtülü bir vergi” niteliğine bürünmüştür.

Bütün bu gerekçeler ile kamuoyunu yanıltıcı bilgiler yayınlayanlar hakkında soruşturma başlatılması ve ceza davası açılması istemiyle Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvurduk.

Eğitim-Sen\'e Üye Ol! - Ön Üyelik Formu