Siirt’te İlköğretim Çağındaki Kız Öğrencilere Yönelik Tecavüz Vahşetinin Tüm Sorumluları Ortaya Çıkarılmalıdır

Siirt`te 14 yaşındaki ilköğretim öğrencisi H.T`nin rehberlik öğretmenine, okul müdür yardımcısı tarafından taciz edildiğini anlatmasıyla ortaya çıkan vahşet, çocuk istismarının, toplumun muhafazakarlık görüntüsü altında yaşadığı yozluğun, kız çocuklarına yönelik bir tecavüz olayında dahi zanlı erkeklerin adının gizlenmesine yol açan “dayanışmacılık”ın tüyler ürpertici boyutlarını gözler önüne sermiştir.

Siirt`teki tecavüz vahşeti 14 yaşındaki HT`nin rehberlik öğretmenine, okul müdür yardımcısı F.K. tarafından taciz edildiğini anlatması ve olayın savcılığa iletilmesiyle ortaya çıktı. Soruşturmada 14 yaşındaki ilköğretim öğrencisinin, ablasının da ilköğretim 5. sınıftayken benzer istismara maruz kalarak okulu terk ettiği ve ayrıca bu iki kız kardeş gibi çok yoksul ailelerden gelen başka kız öğrencilerin de istismara maruz kaldığı ortaya çıktı. Savcılığın başlattığı soruşturma esnasında yaşları 16-70 arasında olup aralarında ilde tanınmış ailelerden erkeklerin de bulunduğu yüzün üzerinde kişinin ifadesi alındı.

Şimdiye kadar ifadesi alınanlardan 25 kişinin tutuklandığı tüyler ürpertici istismar olayı, geleneksel aile değerlerini ön plana çıkaran, korumacı-dayanışmacı bir görünüm sergilemeye çalışan muhafazakar bir iktidar döneminde ve muhafazakarlığı ile ön plana çıkan bir ilde ortaya çıkması üzerinde durmaya değerdir. Siirt yıllardır bölgede yaşanan çatışmaların, şiddetin ve sosyo-ekonomik çöküntünün en fazla yaşandığı illerden birisidir. İstismara maruz kalan kız öğrencilerin, avukat tutacak gücü bile bulunmayan çok yoksul ailelerden geliyor olmaları bir tesadüf değildir. Çatışmaların, şiddetin, zorunlu göçün çaresizleştirdiği insanlar, bu kez de ikiyüzlü bir ahlak anlayışının çarpıklaştırdığı ve insani herhangi bir değerden nasibini almamış bir topluluğun işlediği insanlık suçuna maruz kalmıştır.

İlde basın mensuplarına bilgi vermekten kaçınan kişilerin, Siirt`in adının kötüye çıkmaması yönünde kaygılarını dile getirmeleri, olayın ısrarla basından gizlenmiş olması, adı bu iğrenç olaya karışanların, özellikle aralarında tanınmış ailelerden kişilerin bulunduğu gibi gerekçelerle isimlerinin açıklanmaması ise ayrıca üzerinde durulmaya değerdir. Duyarlılıkla ve hassasiyetle üzerinde durulması gereken durum, ilköğretim çağındaki kız öğrencilerin yoksulluklarını, ailelerinin çaresizliğini fırsat bilen yüzün üzerindeki kişinin tecavüzüne uğramış olmaları mıdır yoksa Siirt`in adının ya da Siirt`in tanınmış ailelerinin, esnafının, resmi görevlilerinin korunması mıdır?

Kentin adını, tanınmış aileleri ya da resmi görevlileri korumaya çalışanlar bu insanlık suçunun ortakları olmaktan kurtulamazlar. Olayın ortaya çıkmasında üzerine düşen sorumluluğu cesaretle yerine getiren rehberlik öğretmenini kutluyoruz. Yürütülen soruşturmada olayın üstü örtülmemeli, hangi konumda olurlarsa olsunlar suçlular ortaya çıkarılarak cezalandırılmalı ve istismara maruz kalan çocukların korunması için gereken önlemler acilen alınmalıdır.

EĞİTİM SEN, ilköğretim çağındaki kız çocuklarına karşı işlenen bu insanlık suçunun takipçisi olacak ve bütün sorumlular yargı karşısına çıkarılıp gereken cezaya çarptırılana kadar da olayın peşini bırakmayacaktır.

MERKEZ YÜRÜTME KURULU

Eğitim-Sen\'e Üye Ol! - Ön Üyelik Formu