Sınırlar ülkeleri ayırır, dostları, akrabaları değil sınırlar orduları ayırır komşuları, aşkları değil. Ahmed Arif’in deyişiyle Yüzyıllar boyu yaka yakaya komşu olan, tavukları birbirine karışan insanlar; bu sınırları aşan köklü bir geleneğe, birlikte yaşam iradesine sahiptirler. Onlar atları ve katırlarıyla yola koyulurlar gece ve gündüz. Yükleri biraz çay birkaç sigara değildir; yalnızca selam ve sevgi götürürler, aşkları taşırlar koyunlarında bir uçtan diğer uca. Bu yüzden 33 kurşun sıkılır yüreklerine, bombalar yağdırılır körpe bedenlerine.
28 Aralık gecesi burada sessizliği bozan bombalar gencecik 34 insanın canını alırken 34 eve değil kendisine insanım diyen herkesin yüreğine ateş düşürdü ve tarih 21 yüzyılda yeni bir katliama tanıklık etti. Yeni yıl kutlamalarının havai fişekleri insanlığın yanağında utanç lekesi olarak yansırken yetkililer tüm zalimlikleriyle “yanlış istihbarattan” söz ettiler. Özrü kabahatinden büyük bu sözler katliamcı zihniyetin pervasızlığını bir kez daha gözler önüne serdi. Bu da yetmiyormuş gibi ailelerine tazminat ödeneceği söylenerek gencecik insanların hayatları verilecek üç beş kuruşa indirgenmek istendi Para toprağa verdiğimiz 17 si daha çocuk olan 34 insanın canını geri getirebilir mi, onların hayallerini satın alabilir mi ya ailelerinin gözyaşlarını dindirebilir mi? Adalet para ile sağlanabilir mi?
Bugün aradan tam 59 gün geçti 59 gündür hiç kimse yargı önüne çıkarılmadı. Buradaki insanlar para değil sorumluların hesap vermesini istiyor. Bizler de Roboski’de yaşanan katliamın emrini veren bu emri yerine getiren herkesin, başbakan da olsa genelkurmay başkanı da olsa mevkii ne olursa olsun yargı önüne çıkarılmasını istiyoruz.
AKP hükümeti sorumluları bulmak yerine burada yaşananların üzerini örtmek istiyor. Oysa bu halk aradan yıllar da geçse katillerin peşini bırakmayacaktır. Bugün asit kuyularından, toplu mezarlardan çocuklarını eşlerini yakınlarını nasıl bulup çıkardıysa; Roboski başta olmak üzere er ya da geç katillerden hesap soracaktır.
Türkiye’de halklar 30 yıldır savaş acısı yaşadı, yaşıyor. “Terörle mücadele” adı altında yargısız infazlar yapıldı. Sivil insanlar gözaltında kaybedildi Kürt Sorunu köy boşaltmalarla, insanların cezaevlerine doldurulmasıyla ve inkârla değil, müzakereyle çözülür. Yaşanan acıların bitmesi, bu ülke için kalıcı barışın koşullarının yerine getirilmesi gerekmektedir. Biz KESK’li kadınlar olarak Roboski’yi Unutmadık! Unutturmayacağız! Takipçisiyiz!
Halkı hedef alarak ölümlerine neden olanlar araştırılmalı ve
Barış ve huzurun olduğu bir ülkede hükümet vatandaşları bombalayarak öldürmez.
Roboski’yi mezarlığa çeviren, tarihin karanlık sayfalarını yazanlara sesleniyoruz:
TSK, 35 insanın ölümünden sorumludur. AKP, öldürme emrini veren hükümet olarak 35 insanın ölümünden sorumludur. Katliamın sorumluları olarak yargılanmalıdırlar.
Roboski’yi Unutmadık! Unutturmayacağız!









