Ankara Üniversitesi Rektörü Erkan İbiş izlediği ihraç politikasından, trajikomik gerekçelerle akademisyenlere açılan disiplin soruşturmalarına; hakkındaki yolsuzluk iddialarının gazetelerin sayfalarını süslemesinden üniversiteyi üniversite olmaktan çıkaran uygulamalarına kadar son zamanlarda kendinden sıkça söz ettirdi.
İlk KHK’nın yayınlanmasından bugüne hazırlanan ihraç listelerinde usta bir illüzyonist gibi davranan, kişisel kin ve ihtirasını cezalandırma aracına dönüştüren ve nitekim bu davranışlarının siyasi iktidar nezdinde de onaylandığı görülen Rektör İbiş, son uygulamasıyla yine tüm gözleri kendine çevirmeyi başardı!
Rektör Erkan İbiş, bugüne kadar kendisine yönelik eleştirilerinden dolayı sık sık basında yer bulan üyemiz Cenk Yiğiter’in ihraç edildiği üniversiteye öğrenci olarak döneceği haberlerinin basında yer almasından rahatsız olmuş olacak ki bir yönetmelik değişikliği ile bu duruma engel olmak istedi.
Söz konusu değişiklik ile “kamu görevinden herhangi bir nedenle çıkarılan” kişilerin lisans ya da önlisans programlarına kayıt yaptırması engellenerek açıkça anayasal bir suç işlenmiştir. Kişisel bir kinden beslendiği çok açık olan bir yönetmelik değişikliği ile üyemiz Cenk Yiğiter’in LYS ile kazandığı bir bölüme kayıt yaptırmasına engel olunması Rektör İbiş’in sahibi olduğu gücü ve yetkiyi nasıl kullandığını bir kez daha gözler önüne serdi!
Eğitim Sen olarak belirtmek isteriz ki eğitim hakkını gasp eden, temel hak ve özgürlüklerin kullanımını tamamıyla ortadan kaldıran, sahip olduğu yetkiyi yasal sınırlar dışına çıkarak kişisel çıkarları doğrultusunda kullanan Erkan İbiş ve üniversitenin senato üyeleri açıkça suç işlemektedir! Söz konusu düzenleme ile KHK ya da disiplin soruşturmasıyla kamu görevinden çıkarılan emekçiler birer sivil ölü haline getirilmek istenmektedir.
YÖK’e çağrımız Ankara Üniversitesi’nin açtığı bu yolun derhal kapatılması, üniversite yönetimlerine kendilerinin hiçbir kural ve sınır tanımadan her şeyi belirleme gücüne sahip olmadıklarının hatırlatılmasıdır. Aksi halde hukuk bilmez üniversite yönetimleri önlisans, lisans ve lisanüstü eğitim programlarına yapılacak başvurularda benzer skandallara imza atmakta bir beis görmeyecek, sadece Ankara Üniversitesi ve rektörü Erkan İbiş değil, tüm üniversitelerin adı benzer skandallarla anılacaktır.
Unutulmamalıdır ki Erkan İbiş kral, Ankara Üniversitesi de krallık değildir! Bu suçların hesabı er ya da geç yargı önünde verilecek, sefanız sonsuza dek böyle sürmeyecektir.
Anayasal bir hakkın kullanımının böylesine kişisel hesaplarla, hukuksuz ve keyfi kararlarla engellenmesi karşısında sendikamız da gerekli tüm adımları atacaktır. Bu kapsamda;
- İlgili düzenlemenin hukuksuzluğunun yargı kararıyla tespit edilmesi için yönetmeliği yargıya taşıyacağımız,
- Bir kişinin arzusunu tatmin etmek için görevini kötüye kullananlar; hukuka aykırılığı çok açık olan bu kararın altına imza atarak yetkisinin sınırlarını aşanlar hakkında da gerekli cezai işlemlerin başlatılmasını talep edeceğimiz,
- YÖK’ün görevlendirdiği akademisyenlerin Avrupa’ya gittiklerinde bu akıl almaz ve hukuk dışı uygulamayı unutarak kimseyle paylaşmayacakları kaygısını taşıdığımız için benzeri skandallarda yaptığımız gibi bu akıl almaz uygulamayı da Eğitim Enternasyonali ile paylaşacağımız,
- Rektör Erkan İbiş hakkında geçmiş dönemlerde basında yer alan yolsuzluk iddialarının araştırılmasına dair talebimizde ısrarcı olacağımız bilinmelidir!











