Özel Gereksinimli Çocuklar da Diğer Çocuklar Gibi Nitelikli Eğitim Hakkına Sahiptir!

174

Sınava ve çocukları birbiriyle yarıştırmaya endeksli eğitim politikasından vazgeçmeyen Milli Eğitim Bakanlığı’nın öğrenci yerleştirme sisteminin yarattığı sorunlar devam ediyor. Mevcut Liselere Geçiş Sistemi’nin temelini okulları “nitelikli-niteliksiz” şeklinde ayrıştıran, fırsat eşitliğine aykırı eğitim politikalarını kurumsallaştıran MEB, başta sendikamız Eğitim Sen’in ve konuyla ilgili çok sayıda uzmanın uyarılarına karşın yıllardır bu yanlışta ısrar etmeyi sürdürdü. Bakanlığın hem eğitim hakkına hem de pedagojik ilkelere aykırı bu uygulaması sonucunda aileler, çocuklarını “nitelikli” okullara yerleştirebilmek amacıyla, öğrencilerin birbirleriyle yarıştırıldığı sınavlara hazırlanmak için büyük yüklerin altına girmeye mecbur bırakıldı. Sınav yarışı sonunda “nitelikli” okullara giremeyen çocuklar ise, büyük çoğunlukla istemedikleri okul türlerine kayıt olmak durumunda kaldı.

Geçtiğimiz günlerde basına yansıyan Kadıköy Anadolu Lisesi’ne nakil sorunu ve bu konuyla birlikte gündeme gelen özel eğitim ihtiyacı olan çocukların eğitim hakkı konusunda bakanlığın kayıt ve nakil sisteminin yarattığı mağduriyet bir kez daha görünür oldu. Özel gereksinimli bir çocuğun Kadıköy Anadolu Lisesi’ne nakil olması sonrasında ne yazık ki veliler arasında olmaması gereken bir tartışma yaşanmış, sorunun asıl sorumlusu olan Milli Eğitim Bakanlığı ise sadece konuyla ilgili soruşturma açtığını ifade etmiştir.

Ortada özel gereksinimi olan çocukların eşit eğitim hakkı gibi temel sorunlar varken, kamuoyunda devam eden tartışma hem çocukları rencide edecek boyutlara ulaşmakta hem de bilimsel ve nitelikli kamusal eğitim hizmeti almaya hakkı olan velilerin kamplaşmasına yol açmaktadır. Ailelerin ayrışmasına ve birbirlerini suçlamasına, çocukların eğitim hakkının sorgulanır ve tartışılır olmasına yol açan bu durumun tek sorumlusu ve bütün bu sorunların kaynağı olan sistemin mimarı, Milli Eğitim Bakanlığı’dır. Bu sorunun soruşturma açılarak çözülmesi mümkün değildir. Çünkü bu durum basit bir şekilde bir yönetmelik maddesine bakılarak çözülmenin ötesinde kapsamlı ve çok boyutlu bir soruna işaret ediyor.

Türkiye’de herkes için zor olan hayat, ne yazık ki özel gereksinimli bireyler için çok daha zor. Hayatın her alanında çeşitli toplumsal bariyerleri aşmak zorunda kalan engellilerin eğitim alanında da ciddi sorunlarla karşılaştıklarını görüyoruz. Özel gereksinimli bireylerin insan onuruna yakışan bir hayat seviyesine ulaşabilmek için her düzeyde eğitim alma hakkının güvence altına alınması vazgeçilmez bir önceliktir. Çünkü engelli bireyler, eğitim hakkını kullanarak aynı zamanda, topluma etkin katılım sağlama, kendisini ve toplumu geliştirme, bir meslek sahibi olma, mesleğini etkili olarak icra etme fırsat ve imkânını yakalayacaktır. Bu nedenle özel gereksinimli bir çocuğun eğitim hakkını tam olarak kullanabilmesi için uygun koşulların oluşturulması zorunludur. Özel gereksinimli çocukların eğitim hakkını koruma ve onların yaşamlarını kolaylaştırma konusunda asıl sorumluluk Milli Eğitim Bakanlığı’ndadır.

Öte yandan bu velilerimize bu konudaki çağrımız şudur: Unutmayınız ki ortaya çıkan sorunun sorumlusu başka aileler veya çocuklar değil, mevcut sistem ve sistemin uygulayıcısı olan Milli Eğitim Bakanlığı’dır. Böyle bir süreçte, başta özel gereksinimli çocuklarımız olmak üzere bir tek çocuğumuzun bile mutsuz olması, kendini rencide olmuş hissetmesi asla kabul edilebilir bir şey değildir. Eğitim Sen, bütün çocuklarımızın nitelikli ve bilimsel eğitim hakkını savunmaya, bu konuda mücadele etmeye devam edecektir.

Milli Eğitim Bakanlığı sorumluluğunun gereğini hemen yerine getirmeli ve bütün çocukların nitelikli ve bilimsel eğitim hizmetine erişme hakkını ve eşit eğitim ilkesini güvence altına alacak şekilde, sınav endeksli bakıştan uzak bir sistem geliştirmelidir. Mevcut sorunların çözümünde aileler arasında ayrışma ve rekabete yol açan uygulamaların ortaya çıkmasına engel olmalıdır. Başta özel gereksinimliler olmak üzere tüm çocuklarımızın eğitim hakkının korunup güvence altına alınması için harekete geçmelidir.

Eğitim-Sen\'e Üye Ol! - Ön Üyelik Formu