ÖSS: Aynı Nakarat Hep Aynı Aynı; 1 Milyon Gencin Hayal Kırıklığı

Eğitim Sen Genel Basın Yayın Sekreteri Sayım GÜLTEKİN tarafından, ÖSS sonuçlarına ilişkin olarak yapılan basın açıklaması metnidir.

Eğitim`de Çözümsüzlük Devam Ediyor

  •  Bölgeler arası eşitsizlikler devam ediyor
  •  Eğitim maliyetinin faturası öğrencilere, halka kesilmekte
  •  Fırsat eşitsizliğini geliştiren bir eğitim sistemini geliştirmektedir.
  •  Üniversite sayısı gün geçtikçe artmakla birlikte, buna paralel olarak genç işsiz sayısı çoğalmaktadır.
  •  Eğitim sistemine uygun istihdam şekilleri yaratılmamakta, böylece eğitimin yaşamda bir karşılığı bulunmamaktadır.

ÖSS sonuçları bugün açıklandı. Yaklaşık 1.560 bin gencin geleceğini belirleyecek olan sınav geçen yıllardaki gibi, var olan eşitsizliklerin göstergesi oldu. Her yıl değişen sınav sistemi ile öğrenciler denek haline getirilirken, değişikliğin yarattığı karmaşanın sonucunda birçok öğrenci bu yıl da mağdur oldu. Kamu eğitiminin dışında, özel eğitim ve sınav tekniği ile hazırlanma gerektiren sınav, özel eğitim alabilenler ile alamayanlar arasında doğal bir dengesizlik ve eşitsizlik ortaya çıkarmaktadır. ÖSS sonuçlar, bütün bu var olan eşitsizliklerin üzerine oturmakta ve onun bir çıktısı olmaktadır. (Örneğin, sınavda en başarısız illerin Kars, Iğdır, Muş, Mardin, Bitlis, Bingöl, Ağrı, Ardahan ve Hakkari olması ülkemizdeki bölgesel eşitsizliğin bir göstergesidir). Sınavın kazananları ile birlikte düşündüğümüzde de, eğitim sisteminin diğer bir sorunlu yanı görülmektedir. Bugün Türkiye`de işsiz nüfusun büyük çoğunluğunu ‘üniversite gençliği` oluşturmaktadır. Bugün ÖSS`yi kazanan binlerce öğrenciyi bekleyen de aynı son ‘işsizlik` tir. Bütün bunlar göz önünde bulundurulduğunda eğitim sisteminin tepeden tırnağa değiştirilmesi gerektiği görülmektedir. Artık aynı nakaratı duymaktan bıktık, bu nakaratlar tekrar ettikçe her yıl sınavlarla milyonlarca genç hayal kırıklıkları yaşamakta, bu sistemin içerisinde ezilmektedir. Buna artık bir son vermenin zamanı gelmiştir.

Bugün eğitim sistemi;, kamusal eğitimin geliştirilmesi, özgürlükçü eğitim anlayışının inşa edilmesi, sınav sisteminin yerine öğrencilerin yetenek, istek ve başarılarına uygun olarak yönlendirilmesini içeren bir anlayışla eğitimin yeniden kurgulanması gerekmektedir.

Kamusal Eğitim Geliştirilmelidir

Kamu eğitimi bugün kaynak sorunu yaşamaktadır. Özel okul ve dershanelerin geliştirilmesi ile işlevsiz bırakılan kamu okullarını eğitim içerisindeki yeri ve önemi giderek azalmaktadır. Kamu eğitiminin işlevinin kaybetmesinin anlamı, yoksul aile çocuklarının eğitim sistemine dahil olmaması, toplumsal hayatta var olan eşitsizliklerin kalıcılaşması anlamına gelir.

ÖSS bütün yönleriyle bu durumun en önemli göstergelerindendir. Sınav tamamen teknik bir hazırlık süreci gerektiren, özel bir uğraş alanına dönüşmüştür. Kamu eğitiminin karşılamadığı bir ihtiyaç dershanelerde karşılanmaktadır. Kamu eğitiminin anlamı yalnızca ÖSS`de getirdiği ‘ek puan oranı` ile ölçülür hale gelmiştir.

Bugün toplumda var olan eşitsizliği yeniden üreten ve süreklileştiren bu eğitim anlayışı geliştirilmeye, özel okullara ayrılan kaynaklarla kamu eğitimi tamamen ortadan kaldırılmaya çalışılmaktadır. Bu durum var olan sorunları içinden çıkılmaz bir hale getirecek, yoksul aile çocuklarına okulların kapısını tamamen kapatacaktır.

Özel okulların, dershanelerin egemenliğine son verilmeli, kamu eğitimi geliştirilmelidir. Bütçeden her yıl eğitime yeterli kaynak aktarması yapılarak, eğitim kurumları teknik olarak donanımlı ve eğitime uygun hale getirilmelidir.

Özgürleştirici Eğitim Sistemi

Eğitim sistemi içerik olarak milliyetçi-muhafazakar bir niteliğe sahiptir. Bununla birlikte tamamen sınavlara endeksli hale gelerek, eleştirel değerlendirme ve okuma yetisi kazandırmadan uzaktır. Eğitim sistemi, bu ezberci yöntemi ve muhafazakar içeriğinden kurtarılmalı. Özgürlükçü bir tarzda yeniden kurgulanmalıdır. Eleştirel okuma ve değerlendirme yetisi doğrultusunda düzenlenecek olan eğitim sisteminde başarının ölçütü sınav değil, öğrencilerin yapıp ettiklerini tümü, yönelimleri, istekleri belirli olmalıdır.

Eğitim sistemi bugün öğretmenlerin, çalışanların ve öğrencilerin dışında işlemektedir. Eğitimin asli öznelerinin nesneleştirildiği, içerisinde bulunduğu sürece müdahalesinin imkansız olduğu bu sistem, öğretmen, çalışan ve öğrencileri eğitim sistemine, yaptıkları işe, bulundukları alan yabancılaştırmaktadır. Eğitim sistemi, katılımcı, eğitimin tüm bileşenlerinin eğitim sistemine müdahale edebildiği bir tarzda yeniden düzenlenmelidir.

Bu Çileye Artık Son Verilmelidir

Medyada  ‘ÖSS heyecanı` olarak ifade edilen sınav, gençler için heyecan değil kabustur. Bu kabus artık son bulmalıdır. Her yıl, yüksek maliyetle (2005 yılında Türkiye`de ÖSS`ye hazırlık için harcanan para 3.2 milyar dolar, bu harcamanın kişi başına düşen payı ise 1.860 dolara denk geliyor.) hazırlanılan, yüksek maliyeti ve gelecek beklentisi ile öğrencileri psikolojik baskı altına alan bu sınav, kaybeden öğrencilerde bir hiçlik, geleceksizlik duygusu yaratmaktadır. Bu yıl sınava giren 1.560 bin öğrenciden 110 bin dışarıda kalmakta, sınavların açıklanması ile birlikte bu duyguları yaşamaktadır.  Kazanan 450 bin genci bekleyen işsizlik sorunu da bu hissin dört yıl gecikmeli olarak yaşanması anlamına gelmektedir.

Eğitim-Sen\'e Üye Ol! - Ön Üyelik Formu