Bugün, Ulus İlk Meclis İlköğretim Okulu’nun müze yapılması kararına karşı okul önünde basın açıklaması gerçekleştirildi:
Ankara İl Özel idare İl Genel Meclisi‘nin Ulus İlk Meclis İlköğretim Okulu‘nu müze, Yeni Hayat İlköğretim Okulu‘nu ise otopark yapmak için aldığı karar üzerine bugün, sendikamız Eğitim Sen Ulus İlk Meclis İlköğretim Okulu önünde bir basın açıklaması gerçekleştirdi.
Açıklamayı yapan sendikamız Genel Başkanı Ünsal Yıldız, AKP‘nin tüm kamusal alanlarda olduğu gibi eğitim alanında yaptığı düzenlemelerin de kar ve rant alanlarını genişletmek üzere gerçekleştirildiğine dikkat çekti; okulların da bu sebeple satışa çıkarıldığını dile getirdi.
Yıldız, 4+4+4 düzenlemesi ile okulların ilkokul-ortaokul-imam hatip okulu olarak düzenlenmesinin öğrencilerin ve öğretmenlerin sürgün edilmesi anlamına geldiğini belirterek Ulus İlk Meclis İlköğretim Okulu‘nun satışı ile bu sürgünün devam ettirildiğini ifade etti.
Yıldız‘ın ardından Eğitim Sen Ankara 1 No‘lu Şube Başkanı Doğan Kaya, yaptığı açıklamada okulların fiziki yapısı, öğretmenleri, öğrencileri ile bir bütünün parçaları olduğunu dile getirdi; alınan kararın ise bu bütünlüğü bozma çabası olduğunu belirtti. Kaya, Ulus İlk Meclis İlköğretim Okulu‘nun bütünlüğünün bozulmasına seyirci kalınmayacağını ifade etti.
Genel Başkanımız Ünsal Yıldız‘ın açıklama metni:
Kent İçindeki Rantın Gölgesinde, Okullarımız Birilerine Peşkeş Çekiliyor!
Ankara İl Özel İdaresi İl Genel Meclisi‘nin, 05.04.2012 tarihli toplantısında, Ulus İlk Meclis İlköğretim Okulu yerine müze yapılması, Yeni Hayat İlköğretim Okulu yerine ise “otopark ihtiyacını karşılamak üzere” otopark yapılması kararı alınmıştır. Bu karardan çıkan anlam şudur: Kent içindeki rant, okullarımızdan ve çocuklarımızın geleceğinden daha önemli olduğu için eğitim kurumlarını birilerine peşkeş çekmekte hiçbir sorun yoktur. Ancak İl Genel Meclisi‘nin oy birliği ile bu kararı alırken unuttuğu şey, sendikamız Eğitim Sen‘in bu yağmaya seyirci kalmayacağıdır.
İl Genel Meclisi, Ulus İlk Meclis İlköğretim Okulu‘nu, 25 yıllığına müze olarak kullanması için Rahmi M. Koç Müzecilik ve Kültür Vakfı‘na tahsis etmektedir. Bunun karşılığında ise Vakıf‘ın müze yapacağı okulun eşdeğerinde bir okulu başka bir bölgeye yapması şartı getirilmiştir.
Yeni Hayat İlköğretim Okulu‘nun yerine ise Ankara Büyükşehir Belediyesi‘nin talebi gereği otopark yapılmak istenmektedir. Büyükşehir Belediyesi ise yine bu okula karşılık olarak, aynı bölgede ve 2 yıl içerisinde başka bir okul yapma şartını kabul etmiştir.
Söz konusu iki durumda da mevcut okullarımız kent içinde oluşan ranta resmen kurban edilmekte ve bu mekanlar taşıdıkları “yüksek rant” dolayısıyla birilerine peşkeş çekilmek istenmektedir. Çünkü Rahmi M. Koç Müzecilik ve Kültür Vakfı ile Ankara Büyükşehir Belediyesi‘nin asıl amacı, okul yaptırmaktan çok mevcut okulların değerlenmiş arazilerini kendi çıkarları doğrultusunda kullanmak istemeleridir. Kaldı ki okullarımızın arazileriyle birlikte 25 yıllığına tahsis edileceği düşünüldüğünde, eğitim sistemimizi geliştirmekten ziyade ranttan daha fazla pay alabilmenin yollarının arandığı açıkça görülmektedir.
Değerli okul arazilerinin birilerine peşkeş çekilmesi uygulamalarının, AKP‘nin 4+4+4 düzenlemesiyle hızlanacağı açıktır. Yıllardır eğitimin niteliğini geliştirmekten ziyade, eğitim kurumlarının satılması ve ticari anlayışla işletilmesi üzerinden daha fazla kar elde etmenin yollarını arayanlar, yeni projeleriyle eğitim sistemimizi bir enkaz haline getirerek okullarımızı resmen talana açmaktadır.
Okullar hayat olsun diyerek, sınıfları pansiyon, okul bahçelerini ise düğün salonu ve otopark haline getirerek adeta okulları kendileri için darphaneye çevirenlerin, buna karşılık halen velilerimizden utanmadan para isteyenlerin eğitimin niteliğini geliştirmek gibi bir derdinin olmadığı çok açıktır. Bu gerçeği görmek istemeyenlere, İl Genel Meclisi‘nin oybirliği ile karar almasına neden olanlara soruyoruz.
– Müze yapmak için diğer kurum ya da kuruluşların mekanlarından ziyade neden tarihi özellikleri olan bir eğitim kurumu tercih edilmektedir?
– Rahmi M. Koç Müzecilik ve Kültür Vakfı‘nın okul arazisi dışında bir mekan satın alacak parası olduğunu biliyoruz. Acaba okulun konumu müze yapmak için çok mu önemlidir? Öyleyse bir eğitim kurumunu müzeden daha değersiz kılmanıza neden olan nedir?
– Yıkma eylemini çok iyi bilen Ankara Büyükşehir Belediyesi, okul ile otopark arasında öncelik tercihini hangi kritere göre yapmaktadır?
– Milli Eğitim Bakanı, okullarımızın otopark ya da müze yapılması karşısında işletmecilikten yana koyduğu tercihini, görevinin sorumluluklarını hatırlayarak ne zaman eğitimden yana kullanmaya başlayacaktır?
Eğitim Sen olarak bu talana karşı gerekli her türlü adımı atacağımızdan ve bu yağmayı durdurmaya çalışacağımızdan kimsenin kuşkusu olmasın. Milli Eğitim Bakanı‘nın işletmeciliğinin faturasını, çocuklarımıza ve öğretmenlerimize kesmeye kalkanlardan hesap sormaya devam edeceğiz.
Video için tıklayınız.










