OKS Puanlarının Yanlış Hesaplanması Büyük Bir Skandaldır!

Eğitim Sen Genel Başkanı Alaaddin DİNÇER in basın toplantısı metni:

2007 yılı Ortaöğretim Kurumları Seçme Sınavı sonuçlarından çok, sınav sonrası puanların yanlış hesaplanması skandalı ile gündeme gelmiştir. Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, puanların yanlış hesaplanması ile ilgili olarak “okyanusta bir damla” açıklaması yaparak hem yaşanan skandalı küçümsemiş, hem de eğitimin diğer sorunlarına olduğu gibi, bu soruna da ne kadar “ciddi” yaklaştığını tüm kamuoyuna göstermiştir. Milli Eğitim Bakanlığı, son beş yıldır hukuksuz uygulamalar, kadrolaşma girişimleri kadar, yapılan yanlışlar ile de gündeme gelmiştir. Ancak asıl ilginç olan, Bakanlığın yapılan hataları kabul etmek yerine ya sorunu küçümsemişler ya da bu tür sorunları gündeme getiren gazeteleri ve sendikaları suçlayarak dikkatleri başka yönlere çekmeye çalışmışlardır. Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik sınav puanı yanlış hesaplanan öğrenciler için “okyanusta bir damla” diyedursun, itiraz eden öğrenci sayısı şimdilik 477‘dir. Bir puanlık değişikliğin binlerce öğrencinin sıralamasını değiştireceği düşünüldüğünde, 2007 OKS sınavının başlı başına bir skandal olduğu ve bu skandalın öncelikli sorumlusu olarak Milli Eğitim Bakanlığı‘nın görülmesi gerektiği açıktır. Tüm sorumluluk bakanlık ve bakanlığa bağlı bir birim olan Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü (EĞİTEK) olmasına karşın, burada dikkatlerden kaçan, kurnazca yapılmış bir uygulamayı hatırlatmak gerekir. Bakanlık, sınav sonuçlarına itiraz etmek isteyen öğrencilerin bankaya 10 YTL yatırmalarını şart koymuştur. Tamamen Bakanlıktan kaynaklanan bir hata olmasına rağmen puanına itiraz edecek öğrencilerden 10 YTL istenmesi fırsatçılığını açıklayabilecek doğru kelimeler bulmakta güçlük çekiyoruz. Yıllardır tüccar siyaseti ile ülkeyi ve Milli Eğitim Bakanlığı‘nı yönetenler, mağduriyetler üzerinden yeni mağduriyetler yaratmayı, yaşanan olumsuzlukları bile paraya çevirmeyi en temel ilke edinmiştir. On binlerce öğrenciyi mağdur eden OKS puanlarını hesaplama yanlışı, Milli Eğitim Bakanlığı‘nın ne ilk ne de son yanlışıdır. Milli Eğitim Bakanı ve bakanlık yetkililerinin açıklamalarına bakarsak, AKP‘nin 22 Temmuz sonrasında yine iktidar olması durumunda bu tür skandallar ve sorunların artacağını tahmin etmek, bugünden bakıldığında hiç de zor değildir. Son birkaç yılda yapılan OKS, ÖSS gibi sınav sonuçlarının ortaya çıkardığı en çarpıcı sonuç, tamamen eşitsizlikler üzerine kurulu olan eğitim politikalarının eğitim sistemini çöküş noktasına getirmiş olmasıdır. Bu çöküşün yaşanmasında, eğitimin bilinçli olarak ticarileştirilmesi ve dershanelere endeksli hale geriletilmesinin yanında, özellikle AKP Hükümeti döneminde yaygınlaşan ırkçı-gerici eğitim politikalarının doğrudan etkisi vardır. Okul öncesi eğitimden yükseköğrenime kadar tüm eğitim sistemi; bölgeler, okullar ve cinsiyetler arasındaki eşitsizliklerin giderildiği, herkesin eğitim hakkından, eşit ve parasız olarak yararlanacağı ve kimsenin eğitim hakkından mahrum bırakılmayacağı bir şekilde yeniden düzenlenmek zorundadır. Eğitimde fırsat eşitliği ancak bu şekilde sağlanabilir. Aksi takdirde her yıl yapılan sınavlar bir öncekinin tekrarı olmaktan öteye gitmeyecek, sınavlara endeksli eğitim sistemimiz bir taraftan içten içe çürürken, diğer taraftan yeni başarısızlıklar ve skandallar üretmeye devam edecektir.

Eğitim-Sen\'e Üye Ol! - Ön Üyelik Formu