Muktedirlerin Gölgesi Olan Rektörlerin İçi Rahat Olsun! Hukukun Kalemi Hak Ettiğiniz Yeri Elbet Tayin Edecek!

Bugün Eğitim Sen İstanbul 6 No’lu Şubemizde Genel Sekreterimiz Mesut Fırat ve Mali Sekreterimiz Elif Çuhadar’ın katılımıyla İhraç Edilen Akademisyenlerle birlikte basın açıklaması gerçekleştirildi.

Darbecilerle mücadele adı altında, padişah fermanlarını aratmayan KHK’lar ve darbecileri dahi kıskandıracak OHAL uygulamalarıyla siyasi iktidara muhalif tüm kesimler farklı biçimlerde hedef haline getirildi.

15 Temmuzdan bugüne üniversitelerde görev yapan 4834 akademisyen, 1096 idari ve teknik personel ihraç edilmiştir. Söz konusu ihraçlara 257 akademisyen, 9 idari ve teknik personel üyemiz de dahil edilmiştir. Milli Eğitim bünyesinde görev yapan üyelerimizden ise 1223 arkadaşımız ihraç edilmiş, böylelikle ihraç edilen üye sayımız toplamda 1489 olmuştur.

Savunma hakkı ellerinden alınan, haklarında hiçbir somut ve hukuki delil ileri sürülmeyen, tamamıyla keyfi ve siyasi hesaplarla hukuksuz biçimde ihraç edilen üyelerimizin 51’i İstanbul’daki çeşitli üniversitelerde görev yapmakta olan akademisyenlerden oluşmaktadır.

Marmara Üniversitesi Rektörü Mehmet Emin Arat, basına verdiği demeçte ihraç listesi hazırlamak için uğraşmadıklarını, barış bildirisine imza atan akademisyenleri listeye koyduklarını ifade etmektedir. Rektör Arat’ın bu tarihi açıklaması, rektörlerin bir partinin militanı gibi hareket ettiğini, sarayın ve hükümetin “Bu Suça Ortak Olmayacağız” bildirisi karşısında kapıldığı öfkenin gereği olarak ihraç listeleri hazırladığını göstermektedir.

Ancak ihraç listeleri incelendiğinde vahametin boyutlarının çok daha derin olduğu da görülecektir. İmzasını çekmek zorunda kalan akademisyenler ile imzacı olmasa da bugüne kadar emek, demokrasi ve barış mücadelesinde saf tutmuş akademisyenlerin de ihraç edildiği bilinmelidir.

Çünkü iktidar sahiplerinin ilan ettiği savaş, kendilerine itaat etmeyen, muktedirlere gönüllü kulluk yapmayan, eleştiren, sorgulayan, hakikati dile getirmeyi topluma ve insanlığa ödenmesi gereken bir borç olarak gören insanlara karşı ilan edilmiş bir savaştır. Nitekim Prof. Dr. İbrahim Kaboğlu’nun disiplin komisyonunda, kendisine karşı kişisel husumet taşıyan iki kişinin görevlendirilmiş olması tesadüfi değil, aksine nasıl bir hınçla hareket edildiğinin açık ifadesidir.

Bu nedenledir ki Marmara Üniversitesi Rektörü Mehmet Emin Arat istemeden de olsa bir gerçeği de ifşa etmiştir. Bilindiği üzere 13 Şubat 2017 tarihinde, Marmara Üniversitesi Göztepe Kampüsü’nde ihraç edilen üyelerimizin uğurlanması esnasında, faşist bir güruh üyelerimize saldırmış, iki üyemizin yaralanmasına neden olmuştur. Rektör Arat, sadece ve sadece siyasi iktidara karşı sorumluluk hissettiğinden olacak ki bu güruha ve söz konusu provokasyona engel olacak hiçbir şey yapmamıştır. Aksine hiçbir şey yapmayarak bu saldırıya zemin hazırlamıştır.

Kısacası rektörler hukuku, üniversiter değerleri, demokrasinin temel ilkelerini yok saymak pahasına, koltuklarını borçlu oldukları kişilere hoş görünme derdiyle hareket etmektedirler. Cüppelerini ilikleyip, muktedirler karşısında el pençe divan duran bu kişiler, açıkça görevlerini kötüye kullanmakta ve suç işlemektedirler.

Akademik unvanları, statüleri, görevleri ne olursa olsun, ihraç edilen tüm üyelerimiz mesleğinin hakkını vermek, onurunu korumak için gayretle çalışan insanlardır. Her bir üyemiz, savaşa karşı barışın;  her türlü sömürüye ve ayrımcılığa karşı eşitliğin, özgürlüğün ve emeğin sesi olmuştur. Bu nedenle meslektaşlarının, öğrencilerinin sevgi ve saygısını kazanmışlar, atıldıkları kurumlardan alkışlarla uğurlanmışlardır.

Kötülüğü ve zorbalığı örgütleyenlerin korkularını tetikleyen de budur! Çünkü susturmak istedikleri, sindirmek istedikleri, korkuyla teslim almak istedikleri akademi, onların hiçbir zaman tadamayacakları, bir özgüven duygusuna sahiptir! Dayanışmadan, hakkaniyetten, özveriyle harcanan emekten beslenen bu duyu akademinin etrafındaki duvarları aşarak varlığını sürdürmesini de sağlayacaktır! Bu nedenle “hayır gitmiyoruz”, “biat etmiyoruz” sözleri basit sözler olmanın ötesinde bir anlam taşımaktadır!

Eğitim Sen olarak, ihraç edilen emekçilere hayatı zindana çevirmek isteyenlere inat, tüm üyelerimizle sonuna kadar dayanışma içerisinde olacağımızın, bu karanlık günleri de birbirimize kenetlenerek, el ele vererek aşacağımızdan kimsenin şüphesi olmamalıdır. Özgür düşüncenin, eleştirel aklın üzerine çöreklenen bu karanlığın son bulması için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz. Muktedirlerin gölgesi olan, haksız ve hukuksuz ihraçların listelerini hazırlayan, sahip oldukları yetkileri sınırsızca kullanabileceğini sanan, sığındıkları iktidar kalelerinin yıkılmaz olduğunu sanan rektörler başta olmak üzere tüm sorumlulardan yargı önünde mutlaka ama mutlaka hesap soracağız!

Eğitim-Sen\'e Üye Ol! - Ön Üyelik Formu