MEB’in Seminer Gündemi Dayatmasına Gerekli Yanıt Verilmiştir!

31

Bugüne kadar eğitim emekçilerine kendi dünya görüşünü ve gündemini dayatan, onların düşüncelerine saygı göstermeyen, taleplerine önem vermeyen Milli Eğitim Bakanlığı, 2015-2016 eğitim öğretim yılı yaz dönemi seminer gündemini de dayatmacı bir şekilde belirlemiştir.

MEB’in son dayatması, 29 Haziran 2016 tarihinde ilkokul, ortaokul ve liselerde görev yapan öğretmenler için Türk-İslam akımının önemli isimlerinden olan Nurettin Topçu’nun içinde ayrımcı, aşağılayıcı ifadeler bulunan “Türkiye’nin Maarif Davası” adlı çalışması olmuştur.

Aleviliği sapkınlık olarak niteleyen, Alevilere yönelik ayrımcı ve aşağılayıcı ifadeler içeren, iktidar yandaşları gibi karma eğitime karşı çıkan, eğitim sistemini daha da geriye götürme heveslilerinin savunduğu medrese ve tarikat eğitimine övgüler düzen bir çalışmanın seminer çalışmaları içinde yer almasına karşı ülke çapında yaptığımız eylemlere önemli düzeyde katılım olmuştur. Türkiye’nin pek çok ilinde seminer çalışmalarına katılan üyelerimiz seminer gündeminin değiştirilmesini talep etmiş, kabul edilmemesi üzerine, MEB’in anti demokratik tutumu öğretmenlerin yoğun katılımı ile protesto edilmiştir.

MEB, bugüne kadar her konuda olduğu gibi, seminer gündemini iktidarın dünya görüşüne yakın isimlerin, içinde ayrımcılık, nefret ve aşağılama dolu ifadeler yer alan kitapları üzerinden belirlemeyi sürdürmesi ve dayatmada bulunmasının eğitim emekçileri tarafından kabul edilemez bulunması önemlidir.

MEB’in seminer çalışmalarını AKP’nin siyasi çıkarlarına hizmet edecek şekilde oluşturmuş olmasının yarattığı rahatsızlığın ne kadar büyük olduğu, 29 Haziran’da yapılan seminer çalışmalarında bir kez daha görülmüştür. MEB’in dayatmacı anlayışı, öğretmenlerin geniş kesiminin itirazları ile karşılanmıştır.

Okullarda iktidarın “emir eri” gibi hareket eden bazı okul müdürleri, öğretmenlerin demokratik haklarını kullanmasından rahatsız olmuş, yetkilerini aşan tepkiler göstermiştir. Tepkilerden rahatsız olan bazı okul müdürleri öğretmenlerden acilen savunma isterken, bazılarının öğretmenleri okula polis çağırmakla tehdit ederek yıldırmaya çalışması dikkat çekicidir.

Seminer dönemlerinde konu başlıklarının belirlenmesinden, tartışma materyallerinin seçimine kadar Bakanlığın hangi kriterlerle hareket ettiği, bu konu başlığıyla eğitimin hangi sorunlarına çözüm üretilmek istendiği belli değildir. Seminer dönemlerinde bilimsel çalışmalar yapmak yerine,  iktidarın dünya görüşüne yakın kişilerin ayrımcı ve aşağılayıcı fikirlerini eğitimcilere dayatmasını onaylamak mümkün değildir.

MEB, eğitim sistemini iktidarın siyasal-ideolojik düşünceleri doğrultusunda değil, laik ve bilimsel eğitim anlayışına göre düzenlemelidir. MEB, seminer dönemleri başta olmak üzere, eğitim-öğretim süreçlerinin bütün aşamalarında kendi siyasal gündemini dayatmaya son vermelidir. MEB ve her açıdan iktidar çizgisinde siyasallaşmış eğitim yöneticileri laik, bilimsel eğitim anlayışına meydan okumaktan vazgeçmeli, eğitimin çözüm bekleyen sorunları ile ilgilenmelidir.

Eğitim-Sen\'e Üye Ol! - Ön Üyelik Formu