MEB Eğitim Kurumları Yöneticilerinin Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin İptali İçin Dava Açtık

Milli Eğitim Bakanlığı hukuka aykırı düzenlemeler yaparak siyasal kadrolaşma amaçlı girişimlerini sürdürmeye devam ediyor. Özellikle atama ve yer değiştirmeye yönelik olarak çıkarılan yönetmelikler aracılığıyla gerçekleştirilen kadrolaşma çabalarına karşı örgütsel ve hukuksal mücadelemizi sürdürmeye kararlıyız.

Sendikamız, atama yönetmeliklerinde yapılan hızlı değişikliklerden hukuka aykırı olanların yargı denetiminden geçmesini sağlamak amacıyla Danıştay`a başvurmaktadır. Başvurularımız üzerine Danıştay`ın hukuka aykırı bularak yürütmesini durdurduğu ve daha sonra da iptal ettiği kuralların yerine yenilerini koyma zorunluluğu, bakanlık tarafından bir fırsat olarak değerlendirilmiştir. Bakanlık, Danıştay kararlarını fırsat bilerek atama yönetmeliklerinde yaptığı değişikliklerle, bir taraftan yargı kararlarına uyuyormuş görüntüsü yaratırken, diğer taraftan kararları sonuçsuz bırakarak, siyasal kadrolaşmayı ve yandaşların kayrılmasını kolaylaştıran yeni kurallar getirmiştir.

Bakanlığın atama uygulamalarındaki hukuk tanımazlığının tipik örneği, eğitim kurumu yöneticilerinin atanmalarına ilişkin yönetmeliğin hazırlanmasında ve değiştirilmesinde sergilenmiştir. Danıştay`ın bu yönetmeliğin içerdiği kimi kurallar hakkında verdiği yürütmenin durdurulması kararları sonuçsuz bırakılmıştır. Bununla da yetinilmemiş, bu kararların uygulanması zorunluluğu, sanki bir olanak gibi değerlendirilmiştir. Yönetmelikte, Danıştay kararlarının gerektirmediği kapsamlı değişiklikler yapılmıştır. Konuya ilişkin gelişmeler ile eğitim kurumlarına yönetici atama kurallarında yapılan değişiklikler (amaçları ve doğurdukları sonuçlarla birlikte) şöyle özetlenebilir:

Bakanlık, 2003`ten beri, eğitim kurumlarına müdür atama konusunda yetkilerini sınırlandıran tüm kuralları yürürlükten kaldırmak için kolları sıvamıştır. Bu bağlamda, önce, belli bir eğitim kurumuna müdür olarak atanmak isteyenler hakkında bir değerlendirme formu doldurulması, adayların belli niteliklerinin bu formdan yararlanılarak puanlandırılması, en çok puan alan beş adaydan birinin “mülâkat”la yapılacak seçim sonucunda müdür olarak belirlenmesi yöntemi denenmiştir.

Bununla da yetinmeyen bakanlık, eğitim kurumu müdürlerini iyice kıskaca alabilmek için, onların aynı görev yerinde beş yıldan çok çalışabilmelerini, bir tür izne bağlamıştır.

Sendikamızın başvurusu üzerine hem “mülakat”ı, hem de aynı kurumda beş yıllık görev süresini tamamlayan müdürleri uygun bulduğu başka bir kuruma atayabilme yetkisini içeren kuralların yürütmesi durdurulmuştur.

Danıştay`ın yürütmesini durdurduğu kurallardan bir bölümü, değerlendirme sonucunda en çok puan alan beş adaydan uygun görülen herhangi birinin müdür olarak atanması yetkisini içeriyordu. Öteki bölümü de, aynı eğitim kurumunda beş yıldan çok görev yapanların gerekli görülmesi durumunda görev yerlerinin atamaya yetkili amir tarafından değiştirilmesi olanağı veriyordu. Danıştay kararlarının uygulanması amacıyla yapılacak yönetmelik değişiklikleri, bu kurallarda yargı kararı doğrultusunda yapılacak değişikliklerle sınırlı olmalıdır. Oysa bakanlık, Danıştay kararıyla yürütmesi durdurulan kuralları öz ve içerik olarak korumuştur: En çok değerlendirme puanı alan beş adaydan birinin “sözlü sınav”la müdür olarak belirlenmesi sağlanmış, aynı eğitim kurumunda belli bir süre görev yapan müdürlerin görev yerlerinin değiştirilmesi yetkisi, zorunluluğa dönüştürülmüştür.

Bakanlık, “mülâkat” ile ulaşmak istediği amaca “sözlü sınav”la da varabileceğini çok iyi bilmekte; yürütülmesi durdurulan bir seçme yönteminin yerine aynı sonucu doğuracak başka birini koyarak hukuka karşı hile yapmaktadır. Bu hile (başarıya ulaşabilirse), Danıştay kararlarının etkisini ortadan kaldıracaktır.

Eğitim kurumu müdürlerinin görev yerlerinde beş (siyasal iktidarın yandaşı olduklarını kanıtlayanların sekiz) yıldan çok kalmaları yasaklanmıştır. Bu yasak, belli bir eğitim kurumunda görev yapma süresini sınırlandırmanın hukuka açıkça aykırı olduğunu saptayan Danıştay kararının sonuçsuz kalmasını sağlamak amacıyla getirilmiştir.

Milli Eğitim Bakanlığı, eğitim kurumu yöneticilerinin atanmasına ilişkin yöntem ve kuralları oldukça sık değiştirme gereği duymaktadır. Siyasal kadrolaşmayı geciktirdiğini, siyasal iktidar yandaşı olanlardan bir bölümünün çıkarlarıyla çeliştiğini saptadığı her kuralı, yenisi ile değiştirmektedir. Özellikle atama yönetmeliklerindeki hızlı değişiklikler, siyasal iktidarın kendi yandaşlarıyla yaptığı “mutfak çalışması”nın ürünüdür. Siyasal açıdan güvenilirliği bulunan kişi, örgüt ve çevrelerle birlikte hazırlanan kurallar, belli ki, siyasal kadrolaşmanın önündeki tüm engelleri kaldırmaya yetmemektedir. Üstelik bu kurallar, özel olarak korunması ve kollanması amaçlananların yakınmalarına da yol açabilmektedir. Aradan uzun süre geçmeden atama kurallarının değiştirilmesinin ana nedeni; siyasal kadrolaşmayı ve yandaş kayırmacılığını zorlaştıran ve varlığı zamanla anlaşılan engelleri ortadan kaldırmaktır.

Eğitim kurumuna müdür olmak isteyen adaylardan dilediğini seçme yetkisini bakanlık, başka yetkilerle de pekiştirmek istemektedir. Bu kurumlara yönetici atanması konusundaki yönetmelikte, söz konusu isteği karşılayacak değişiklikler de yapılmıştır. Bu değişikliklerden önemli bir bölümünün hukukla bağdaştırılamayacağı düşünülmektedir.

Bakanlık, eğitim kurumu müdürlerinin her zaman görev yerlerinin değiştirilmesinin kapısını açmıştır. Öylelikle, belli bir eğitim kurumuna müdür olarak atanabilmek ve o kurumda gelecek kaygısına kapılmadan görev yapabilmek için iktidardaki siyasal partiye destek yarışı başlatılmak istenmektedir.

Yönetmelikte, atamalarda hizmet puanının önemini azaltan değişiklikler yapılmıştır. Yönetmeliğin “Atama ve görevde yükselmelerde kariyer ve liyakati esas almak” biçimindeki 5/c maddesi, “Atama ve yer değiştirmelerde hizmet gerekleri esas olmakla birlikte puan üstünlüğü de dikkate alınır.” biçiminde değiştirilmiştir.

Eğitim kurumu yöneticiliği ile ilgisi bulunmayan Talim ve Terbiye Kurulu, eğitim ve APK uzmanlıkları görevlerinde geçen süreler, (A) tipi eğitim kurumu müdürlüğünde geçmiş sayılmıştır (m.7/son).

Doğrudan bakanlığa bağlı eğitim kurumu yöneticilikleri ile öğretmen evi ve akşam sanat okulları (ASO) müdürlüklerine ayrıcalıklı (sınavsız) atama yapılması olanağı yaratılmıştır (m.24).

Kamu Görevlileri Sendikaları Kanunu`nun 18. maddesi kapsamında aylıksız izne ayrılan sendika yöneticilerinin eğitim kurumu yöneticiliği görevlerinin sona erdirilmesi zorunluluğu getirilmiştir (m. 28/1-ç).

Yönetmeliğe eklenen yönetici yer değiştirme formu (ek-4) ile, eğitim kurumu yöneticilerinin atanmalarında bir ölçüt olarak kullanılacak olan “takdir puanı” uygulamasının sınırları genişletilmiştir.

Atama birimlerine, yasayla belirlenen süre dışında da yönetici atama yetkisi verilmiştir.

Yönetici yer değiştirme formu ile, değerlendirme puanından ceza puanı düşülmesi zorunlu kılınmıştır.

Eğitim Sen Genel Merkezi tarafından, bu kurallara karşı yürütmenin durdurulması istemiyle iptal davası açmıştır. Eğitimde yaşanan yoğun kadrolaşmaya kamuoyunun ve yargının dikkatini çekmek amacıyla açtığımız davanın amacı, eğitimde yaşanan hukuk dışı uygulamalara son verilmesidir.

Yürütmenin Durdurulması talebi ile açmış olduğumuz dava dilekçeleri ektedir.

DİLEKÇE 1

DİLEKÇE 2

Eğitim-Sen\'e Üye Ol! - Ön Üyelik Formu