İstismar Faillerini Aklamanıza İzin Vermeyeceğiz!

47

Kadına ve çocuğa karşı baskı, şiddet ve istismarın yoğun biçimde devam ettiği Türkiye’de, adalet mekanizmasına olan güven hızla azalmakta, eğitim sisteminden memnuniyetsizlik ise giderek artmaktadır. Böyle bir ortamda, okullarda, devlet ve tarikat yurtlarında neredeyse her gün bir yenisinin ortaya çıktığı cinsel istismar skandallarının birisi de İzmir’in Dikili ilçesinde bulunan bir ortaokulda, 2019 yılının Kasım ayında yaşandı.

Bir öğretmen 8 öğrenciyi taciz ettiği iddiasıyla, ailelerin ve çocukların şikâyeti üzerine başlatılan idari soruşturma ile görevden alındı. Sonrasında gözaltına alınan öğretmen E.S. çıkarıldığı mahkemece tutuklandı, ancak Bergama Ağır Ceza Mahkemesi’nde açılan davanın dördüncü duruşmasında “delil yetersizliği” gerekçesiyle tutuksuz yargılanmak üzere tahliye edildi.

Dava sürecinde, mağdur çocukların ailelerinin korkutularak sindirilmeye çalışıldığı, mağdur çocuklar lehine şahitlik yapacak olan sınıf arkadaşları ve ailelerine ulaşılıp tanıklıklarının geri çektirilmesine dair aile ve çocukların beyanlarına dayalı iddialar, yine bir failin aklanmasına çalışıldığına dair kuşkuları derinleştirdi.

12 Ekim 2021’de gerçekleşen duruşmada ise mağdur avukatlarının sanığın yeniden tutuklanması talebi, mahkeme heyeti tarafından “delil yetersizliği” nedeniyle reddedildi. Sanığın “delil yetersizliği” gerekçesi ile tahliye edilmesi, mağdur çocukların beyanlarının dikkate alınmadığını göstermektedir.

Oysaki çocuğa karşı istismar ve cinsel suçlarda somut delilin elde edilmesi her zaman mümkün olmazken, bu suçlar çoğunlukla mağdurun yalnız olduğu ve herhangi bir kayıt cihazının olmadığı ortamlarda işlenmektedir. Bu nedenle, çocuğa karşı cinsel istismar suçlarında mağdurun beyanının esas alınması gerekmektedir.   Aksi durum çocukların şiddet tehdidi altında yaşamasına, mağdurların şikâyetçi olmasının ve etkin soruşturma yürütülmesinin zorlaşmasına ve faillerin cezasız bırakılmasına sebep olmaktadır.

Siyasi iktidarın şiddet ve istismar faillerinin elini kolaylaştıran yasal düzenlemeleri ve özellikle kadına ve çocuğa yönelik şiddet ve istismardan yargılanan devlet memurlarını koruyan ve cezasız bırakan yargı kararları, toplumun her geçen gün adalete güvenini daha da zedelemekte, mağduriyetleri derinleştirmektedir.

Eğitim Sen, 19 Nisan 2022’de kararın beklendiği bugünkü duruşmada, eğitimci kimliğini kullanarak çocuklara karşı istismar suçunu işleyen sanığın cezalandırılması için mağdur öğrencilerin tarafındadır. Kadını ve çocuğu her türlü şiddete karşı korumayı hükmeden uluslararası sözleşmelerde tanımlanmış tedbir, önlem ve sorumluluklar ile Türk Ceza Kanunu’nun kadını ve çocuğu koruyan yasa hükümleri derhal uygulanmalı, faillerin cesaret aldığı yargı kararlarına bir yenisi daha eklenmemelidir. Sendikamız kadınların ve çocukların haklarına yönelik her türlü müdahaleye karşı kararlılıkla mücadelesini sürdürecek, cinsel istismar suçlarının olağanlaştırılmasına izin vermeyecektir.

Eğitim-Sen\'e Üye Ol! - Ön Üyelik Formu