İLKSAN’ın Hukuki Varlığı Gerçekten Sona Erecek mi?

Eğitim Sen Genel Başkanı Alaaddin Dinçer`in İLKSAN Olağanüstü Genel Kurulu`nda yapmış olduğu basın açıklaması metni:

Bugün, eğitim emekçilerinin konut, sağlık, doğum, ölüm ve öğretim gibi sorunlarına çözüm amacıyla kurulan ve yüz binlerce eğitim emekçisinin maaşından kesilen primlerle bugünlere gelen İLKSAN’ın bir Genel Kurulu daha başlıyor. Kuruluş amacında; defter fabrikası, otel işletmeciliği, araba satışı, ticari faaliyetler olmadığı halde, adı sürekli yaptığı ticari faaliyetler ve yolsuzluklarla anılan İLKSAN’ın yönetimi ve işleyişi ile ilgili olarak yaşadığı sorunlar bitmek yerine sürekli olarak artmış, bu durumdan en fazla İLKSAN üyeleri zarar görmüştür.

İlkokul Öğretmenlerinin maaşlarından kesilen %2 zorunlu ödentileri ile birikimleri oluşan  İLKSAN, yıllardır anti demokratik ana statüsü nedeni ile üyelerin her türlü denetimine kapalı tutulmuştur. Kapalı ilişkilerin ve anti demokratik işleyişin hakim olduğu tüm kurumlara bulaşan sorunlar uzun dönemden bu yana İLKSAN’da da yaşanmaktadır. İLKSAN’da değişik dönemlerde farklı boyutlarda yolsuzlukların yaşandığı kamuoyu tarafından bilinmektedir. Son olarak dün bir gazete yer alan haberde “İLKSAN’da ikinci skandal patladı” şeklinde bir haber yayınlanmıştır. Habere göre Sincan`daki 11 trilyon değerindeki bir arsanın İLKSAN tarafından 5 trilyona TOKİ`ye devredildiği ortaya çıkmıştır. Soruyoruz: bu durumda İLKSAN üyeleri açıkça zarara uğratılmamış mıdır?

İLKSAN yönetmeliğinde Genel Kurulların 20 Mart-20 Nisan arasında yapılması gerektiği belirtilmektedir. Ancak mevcut yönetim kurulunun 2 yıllık görev süresinin dolması gerekçe gösterilerek, 2. Olağanüstü Genel Kurul yapılması kararlaştırılmıştır.

İLKSAN üyeleri merak etmektedir; Önümüzdeki iki aylık süre içinde Olağan Genel Kurul yapılacakken, neden Olağanüstü Genel Kurul`a gidilmektedir? Genel Kurul’un zamanında yapılmamasının mantığı nedir?

İLKSAN Üyeleri Soruyor;

  • Antalya seçimlerinde idari mahkemenin kararı yerine getirilirken, Bursa seçimlerinde olay ve karar aynı olduğu halde neden uygulanmamıştır?
  • İLKSAN Denetleme Kurulu raporunda var olan 2005-2008 dönemi tahmini bütçesinde kurum için zarar gösterilirken, bu duruma rağmen 2007 yılında iki kez Genel Kurul yapılarak  İLKSAN yeniden zarara uğratılmış olmuyor mu?

Olağanüstü Genel Kurul yapılarak İLKSAN bilinçli olarak, bir kez daha zarara uğratılmaktadır. Bu koşullarda Olağan Genel Kurul yapılmasının mantıklı bir açıklaması olmadığı ortadadır.

Milli Eğitim Bakanlığı`nın, yıllardır İLKSAN’da yaşananları duymaması, bilmemesi mümkün değildir. Bakanlık, kurumdaki 4 temsilcisi ile zararın yaratılmasına ortak olmakta, İLKSAN üyelerinin göz göre göre zarara uğratılmasına göz yummaktadır.

İLKSAN’ın gerçek sahipleri, her ay maaşlarından yapılan kesintilerle İLKSAN’ı bugünlere getiren eğitim emekçileridir. Bu Genel Kurul ve Genel Kurul sonucunda seçilecek yönetim, İLKSAN üyelerini temsil etmemektedir. Çünkü Danıştay, “ilkokul öğretmenliği” kavramının kalkması üzerinden İLKSAN üyeliğine yönelik olarak almış olduğu karar ile, kurumun hukuki varlığı zaten sona ermiştir.

Yıllardır İLKSAN’da yaşananlar, Eğitim Sen`in, İLKSAN’a ilişkin olarak yaptığı eleştirilerin ve uyarıların ne kadar yerinde olduğu göstermiştir. İLKSAN bu haliyle, sürekli zarar eden, kamuoyunda yolsuzlukları ile tartışılan ve üyelerini hiçbir sürece katmayan bir kuruluş durumundadır. Sandığın bu haliyle bile bile zarar ettirilmesine izin verilmemelidir. Üyelerinin hak kayıplarına yol açmadan, hak edilen paralar, yasal faiziyle birlikte bir defada ödenmeli ve İLKSAN kapatılmalıdır.

Eğer bu Genel Kurul`da İLKSAN’ın tasfiyesi noktasında bir direnç söz konusu olursa, bu direnci gösteren sendikaları ve bakanlığın tutumunu işyerlerinde teşhir edeceğiz. İLKSAN’ın, üyelerinin herhangi bir hak kaybı yaşanmadan tasfiye edilmesi için mücadelemizi sürdüreceğimizi buradan tüm kamuoyuna ilan ediyoruz.

Eğitim-Sen\'e Üye Ol! - Ön Üyelik Formu