Girişimciliğin Değil Nitelikli Eğitim Hizmetinin Geliştirilmesine İhtiyacımız Var!

Eğitim Sen Genel Başkanı Ünsal Yıldız’ın “Girişimciliğin Değil Nitelikli Eğitim Hizmetinin Geliştirilmesine İhtiyacımız Var! ” başlıklı açıklama metnidir:
 

Milli Eğitim Bakanlığı, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ve TÜBİTAK arasında “Girişimciliğin Geliştirilmesi İşbirliği Projesi” adıyla yeni bir protokol imzalandı. Eğitim hizmetinin niteliğini artırmayı amaçlaması beklenen MEB bu proje ile çocuklarımızın değil, sermayenin geleceğini düşündüğünü bir kez daha gösterdi.

Milli Eğitim Bakanlığı`nın resmi web sayfasında yayınlanan haberde tarafların yaptığı konuşmalar projeyi çok iyi şekilde özetlemektedir. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün “Girişimciliği ve girişimci ruhu, Türkiye‘yi zenginleştirecek ve atağa kaldıracak en önemli unsur olarak görüyoruz. İlköğretimde ortaöğretimde ve üniversitelerde girişimciliğin önemsenmesini istiyoruz.” ifadeleriyle projeyi anlatmaktadır. TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Yücel Altunbaşak ise “Biz, yetenekli, yaratıcı, kaliteli öğrenciler yetiştirmek istiyoruz. Türkiye Cumhuriyeti‘nin ulusal hedeflerine ulaşması için girişimcilik ruhuna sahip, inovasyon genlerine işlemiş öğrenciler yetiştirmek istiyoruz.” diyerek günün anlam ve özetini ifade etmiştir.

Bilimin ancak sanayinin hizmetinde var olabildiği bir dönemde Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanının girişimcilik ve rekabet odaklı politikaları hayata geçirmek istemesi anlaşılabilirdir. Bu nedenle yakın zamanda yapısı değiştirilen TÜBİTAK`ın Başkanından “girişimciliğin genlerine işlediği öğrenciler yetiştirmek istiyoruz” ifadelerini duymak da şaşırtıcı olmamalıdır. Artık özgür bilim, toplum için bilim değil; devlete dolayısıyla AKP`ye tutsak, sermaye ve sanayiye hizmet etmeye koşulmuş bir bilim anlayışı hakim kılınmaya çalışılmaktadır.

Protokolün altında imzası olan Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer`in ifadeleri de yukarıdaki açıklamalara paraleldir. Girişimcilik ateşini elinden düşürmeyen Bakan Dinçer, “Biz bütün çocuklarımızı girişimci yapabilir miyiz? Bu tartışılabilir ama girişimci olabilecek niteliklere sahip çocuklarımızın yetişeceği fırsatları ve imkanı vermek, zemini hazırlamak bizim görevimiz.” diyerek görevinin ne kadar bilincinde olduğunu ifade etmiştir. Milli Eğitim Bakanlığı`nın 2010-2014 strateji planında da ilköğretimden itibaren “girişimcilik dersi” verilmesini hedeflemesi bu politikanın planlı olduğunu göstermektedir. Dolayısıyla AKP`nin, eğitim politikalarıyla yaratmak istediği düzen piyasa değerlerini yücelten, bu değerleri sorgulamayan, sadece kendisine faydalı olanlarla ilgilenen ve beşeri sermaye olabilecek bireylerin yaratılmak istendiği bir düzen olarak karşımıza çıkmaktadır.

Projenin odağına konulan rekabetçi, girişimci bireyler yaratma hedefini görev edinen Bakan Dinçer`in sorularımıza cevap vermesini istiyoruz.

· Sınav odaklı eğitim sistemi ile çocuklarımız yeterince rekabet kültürü edindi ve hayatları alt üst oldu. Sınav baskısı, gelecek kaygısı ne yazık ki birçok gencimizin hayatına mal oldu. Sizin göreviniz çocuklarımızın, gençlerimizin hayatını rekabet kültürüyle daha fazla kuşatmak mıdır? Yoksa “geleceğimiz dediğimiz” çocuklarımıza nitelikli bir eğitim hizmeti sunmak mıdır?

· Torba yasa ile meslek lisesi öğrencilerinin cebindeki üç kuruşa göz diktiniz ve onları okullarda işçileştirmeyi hedeflediniz. Neden ekonomik hedefleriniz arasında öğrencilerin daha iyi şartlarda eğitim görmeleri bulunmamaktadır?

· Hayatın karşılarına çıkardığı güçlüklerden dolayı bir çok çocuğumuz eğitim hayatına devam edemiyor. Bu çocuklarımızın geleceği yerine sermaye, sanayi çevrelerinin geleceğini garantiye almak için mi Milli Eğitim Bakanlığı yapıyorsunuz?

· Eğitim hizmetinin kamusal, parasız, bilimsel, laik, nitelikli ve anadilinde örgütlenmesi için bir projeniz var mıdır?

Eğitim-Sen\'e Üye Ol! - Ön Üyelik Formu