Eğitimin her alanı bir saldırı ve kuşatma altında. Biz öğretmenler, öğrenciler, veliler, eğitimin her kademesinde görevli eğitim emekçileri bu kuşatma ve saldırılardan en ağır şekilde etkilenen kesimler durumundayız. İtibarsızlaştırılan öğretmenler, geleceksizleştirilen öğrenciler, her gün kaygıdan kaygıya sürüklenen veliler, ağır çalışma ve yaşam koşulları altında ezilen eğitim ve bilim emekçileri.
Bir yandan dün MEB tarafından kabul edilen “müfredat programı” ile öğrencileri bir itaat ve biat programı ile eğitilmek istenirken diğer yandan da eğitimin ticarileştirilmesi hamleleri son hız devam edilmektedir. Her şeyi biliyoruz, her şeyi görüyoruz, her şeyin farkındayız. Uygulamaya çalıştığınız eğitim sistemi bir refah toplumunun eğitim sistemi değil sizin beka ve ikbalinizi garanti altına alan bir eğitim sistemidir. Tarikat ve cemaatlerin gerici ve çağdışı yaklaşımlarının özünü oluşturduğu bir eğitim sistemi olamaz. Devlet okullarına dayattığınız programlarla niteliksizleştirilen okullardan kaçan yüzbinlerce öğrenci ve veliyi özel okulların piyasacı bataklığına nasıl ittiğinizin farkındayız. Yarattığınız iklimle son 5 yılda özel okula giden öğrenci sayısı 10 kat arttı. Devletin asli görevi ve anayasal hak olan parasız ve eşit eğitim hakkı tozlu raflarda ki bir kitap sayfası olarak durmakta. Milyonlara ulaşan fiyatları ile adeta bacasız fabrikalara dönen özel okullar, kamunun kaynaklarını ve vatandaşın parasını kendine transfer etmekte. Bir rıza mekanizması kurulmuş, bir tarafta bilimsel ve pedogojik formasyondan uzak devlet okulları diğer tarafta sözde daha demokratik ve özgür eğitim vahaları ile bir algı oluşturulmaya çalışılmakta. Bu algının yaldızı kaldırıldığında ise altında çok ağır ve acımasız bir emek sömürüsü ile özel okulda çalışan eğitim emekçileri bulunmakta. Asgari ücrete dahi yaklaşamayan ücretlerle geçinmek zorunda kalan, haftada 40-45 saatlik çalışma yükünün altında ezilen, okul yönetimi ve velilerin türlü mobbingleri ile karşı karşıya kalan eğitim emekçileri. Neredeyse mafyatik organizasyonlar haline gelmiş özel okul zincirleri… Devletin her türlü kolaylaştırıcılığından faydalanan özel okul patronlarının kurduğu vakıflar ve derneklerle şekillenen özel okul sistemi.
Bizler aynı fakültelerden mezun olmuş, aynı eğitimi almış nesil inşacılarıyız. Atamalardaki garabet yüzünden aynı işi yaparken şu anda 6 parçaya bölünmüş eğitim emekçileriyiz. Özel okullarda çalışan, ücretli, sözleşmeli, kadrolu, uzman, baş şeklinde mesleğimizin başına sıfatlar konularak bizi paramparça etmeye çalışsalar da her birimiz aynı işi yaptığımızın farkındayız. Aynı işi yapanlara aynı sosyal, ekonomik, özlük haklar sağlanmasını savunanlarız. Kısa zaman dilimi içinde getireceğiniz öğretmenlik meslek kanununun bu çerçeve de ele alınmasını isteyenleriz. Hedef haline getirilen eğitim emekçilerinin kaybolan itibarının tekrar tahsis edilmesi için mücadele ediyoruz. Her bir kelimesine kitaplar dolusu makaleler yazılan “Kamusal, bilimsel, parasız, laik, anadilinde eğitim” bizim temel şiarımız, temel mücadele alanlarımız. O yüzden değerli arkadaşlar eğitimin tüm bileşenleri ile ortaklaşma, birleşme, dayanışma ile mücadelemizi büyütmek artık bir zorunluluk halidir.
Bu sebeple “Öğretmen Sendikası”nın haklı talepleri üzerinden;
- ÖMK ile yaşanılacak hak kayıplarına karşı,
- Özel okul, ücretli, sözleşmeli, kadrolu, uzman, baş gibi sıfatlarla öğretmenlik mesleğine dayatılan parçalı istihdama karşı,
- Atama yönetmeliğindeki hukuksuzluğa karşı,
- Eğitimin ticari ve piyasacı uygulamalarına karşı ortak hatta ilerleme için,
- Eşit işe eşit ücret için,
Mesleğimiz, onurumuz, geleceğimiz için, mücadeleyi büyütüyor, ortak hareket ettiğimizi ilan ediyoruz.











