Barış Savunucusu Üç Akademisyen Tutuklandı!

159

“Bu Suça Ortak Olmayacağız” bildirisinin yayımlanmasından bugüne akademisyenlere yönelen tehdit, işten atma, soruşturma vb. baskı pratikleri hakkında bilgi vermek ve barış talebindeki ısrarı dile getirmek üzere 10 Mart’ta basın toplantısı yapan 4 akademisyen hakkında yakalama kararı çıkarılmıştı.

Yurt dışında olan Meral Camcı dışındaki 3 akademisyen, 14 Mart’ta ifade vermek için gittikleri emniyette gözaltına alınmış ve dün (15.03.2016) akşam saatlerinde çıkarıldıkları nöbetçi mahkeme tarafından tutuklanmıştır.

Terörle Mücadele Kanunu’nun 7/2 maddesi kapsamındaki “terör örgütü propagandası yapmak” suçlamasıyla tutuklanan İstanbul 6 No’lu Şubemiz Hukuk Sekreteri Kıvanç Ersoy, üyemiz Esra Mungan ve Muzaffer Kaya nezdinde, asıl olarak barış talebi yargılanmış ve açıkça suç sayılmıştır.

  • Haklarında yakalama kararı olmasına rağmen, kendi iradeleriyle emniyete ifade vermeye giden,
  • Emniyette gözaltına alınıp, kasıtlı olarak bir gece orada bekletilen,
  • Yakalama kararı için 10 Mart tarihli basın toplantısı gerekçe gösterilirken, savcılık ifadesinde söz konusu basın toplantısına dair tek bir soruyla dahi muhatap olmayan,
  • İfadelerini, yakalama kararının altında imzası bulunan savcıya değil, ilgili savcının görevlendirdiği başka bir savcıya veren,
  • Gözaltı, savcılık, savcılık tarafından mahkemeye sevk aşamalarında avukatlarıyla görüşmesi engellenen,
  • Savaşı değil barışı savunduğu için yargılanan,

akademisyenler hakkında verilen bu karar, açıkça hukukun, temel hak ve özgürlüklerin, demokrasinin ve insanlığın en temel ilkelerini yok saymak anlamına gelmektedir.

Ülkede yaşayan herkesin yaşam hakkının tehdit altında olduğu bir dönemde, barış talebinin suç sayılması ve barışta ısrarcı olacağız diyen akademisyenlerin tutuklanması, hükümetin savaş politikalarındaki “kararlılığının” adeta tescili olmuştur! Hakkında canlı bomba olduğu iddiası olanların yakalanması için bombanın patlamasını bekleyenler, belli ki akademisyenlerin barış çağrısının kendi iktidarlarına karşı “bomba etkisi” yaratmasından korkmaktadır!

Hukukun en temel, evrensel ilkelerini ve yaşam hakkını yok sayan, mevzuatı bir kenara iten, hırsızlığı ve talanı kendisine ilke edinen, tacizi ve tecavüzü kendine hak gören kamu görevlileri için “masumiyet karinesi”ni hatırlayanların, “kimsenin ölmesini istemiyoruz” diyerek barış talep eden akademisyenleri jet hızıyla tutuklamaları dikkat çekicidir.

Eğitim Sen olarak belirtmek isteriz ki tutuklanan arkadaşlarımız kendi ikballeri, hırsları, saltanatları, iktidarları, kibirleri için hareket etmediler! Aksine, tüm insanlık için barış talep edip, hakikati dile getirme cesareti ve ısrarını gösterdiler.

İktidarını kaybetme korkusuyla yanıp tutuşanlara inat, yüreği barıştan, kardeşlikten, eşitlikten, demokrasiden yana atan tüm kişi ve kurumları barış talebine ve tutuklanan arkadaşlarımıza güç vermeye davet ediyor, arkadaşlarımızın serbest bırakılması için hukuksal ve örgütsel mücadeleyi vereceğimizin bilinmesini istiyoruz.

Eğitim-Sen\'e Üye Ol! - Ön Üyelik Formu