Ataması Yapılmayan Öğretmenlerin Ataması Yapılmalı, Özür Gurubundan Tayinlerin Yılda Bir Kez Yapılması Düzenlemesinden Geri Dönülmelidir!

Bugün, ataması yapılmayan öğretmenlerin atama taleplerinin karşılanmamasına, özür grubu tayinlerinin yılda bir kez yapılacak şekilde düzenlenmesine karşı Türkiye’nin dört bir yanından topladığımız dilekçeleri; Merkez Yürütme Kurulu üyelerimiz ve şube başkanlarımızdan oluşan Eğitim Sen Genel Meclisi üyeleri, ataması yapılmayan öğretmenlerin temsilcileri ve özür grubu mağdurları olarak Bakanlık’a iletmek üzere MEB’e yürüdük.
 

YKM önünden başlayan yürüyüş sırasında “İnsanca yaşamak istiyoruz”, “Ücretli köle olmayacağız”, “Hak verilmez alınır zafer sokakta kazanılır”, “55 bin gerçekti hayal mi oldu”, “Ömer Dinçer KPSS`ye girsin”, “Yaşasın örgütlü mücadelemiz”, “Bakan şov yapma atama yap”, “Direne direne kazanacağız”, “Öğretmenler işsiz okullar öğretmensiz”, KPSS mezara öğretmenler okula” sloganları atıldı. Bakanlık önünde açıklama yapan Genel Başkanımız Ünsal Yıldız, “Bugün, yüzbinlerce ataması yapılmayan öğretmenimizin atamalarının yapılması ve özür grubu atamalarının yılda bir kez yapılmasına ilişkin düzenlemede geri adımın atılması için Türkiye`nin dört bir yanından topladığımız dilekçelerimizi Bakanlık`a iletmek için buradayız. Ancak kapalı kapılar ardında yandaş sendikalarla görüşmeyi kendine ilke edinmiş Bakanlık, görüşme talebimize yanıt vermemiştir. 120 bin üyesi bulunan örgütümüzün Bakanlık`la görüşme talebinin karşılanmaması kabul edilemez. Bilinmelidir ki eğitim ve eğitim emekçilerine yönelik her türlü düzenleme yeni sorunları beraberinde getirdikçe, bu sorunların çözümü için hiçbir adım atılmadıkça mücadelemizi Türkiye`nin dört bir yanında sürdürmeye devam edeceğiz” dedi. Genel Başkanımız Ünsal Yıldız‘ın açıklama metni: Milli Eğitim Bakanlığı`nın eğitime ve eğitim emekçilerine yönelik her düzenlemesi yeni sorunlar yaratmayı sürdürmektedir. Yıllardır eğitim sisteminin öncelikli sorunları arasında yer alan öğretmen açıkları sorununu kalıcı olarak çözmek yerine gerçek ihtiyacın çok altında öğretmen ataması yapılmış, eğitimde güvencesiz istihdam uygulamalarının önü bilinçli olarak MEB tarafından açılmıştır. Milli Eğitim Bakanlığı öğretmen atamalarını yılda bir kez yapmaya başlamıştır. Ancak öğretmensiz öğrenciler ile atama yapılmayı bekleyen işsiz öğretmenlerin daha fazla beklemeye tahammülü kalmamıştır. Ataması yapılmayan öğretmenlerin peş peşe intihar haberleri gelmekte ve işsiz öğretmenlerimizi böylesine acı bir seçimle karşı karşıya bırakanlar koltuklarında oturmayı sürdürmektedir. Resmi öğretmen açığının 150 bini bulduğu günümüz koşullarında Türkiye`nin dört bir yanında sayıları 300 bini aşan işsiz öğretmen atanmayı bekliyorken, MEB`e bağlı okullarda ek ders karşılığı “ücretli öğretmen” çalıştırma uygulamasının sürüyor olması büyük bir çelişkidir. Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer`in ataması yapılmayan öğretmenleri kastederek “başka iş bulsunlar” gibi son derece yanlış sözler söylemesi asla kabul edilebilir değildir. Sayın Bakan, işletme mezunu olmasına karşın Milli Eğitim Bakanı olarak görev yapmaktadır. Kendi mesleği dışında bir görevde bulunan Sayın Bakan`ın, ataması yapılmayan öğretmenlere kendisi gibi “başka işler yapmaları” yönünde uyarıda bulunması dikkat çekicidir. Milli Eğitim Bakanlığı giderek büyüyen bir sorun haline gelen ataması yapılmayan öğretmenler sorununu çözmek için zaman geçirmeden harekete geçmelidir. Eğitim Sen olarak bugün burada bulunan ataması yapılmayan öğretmenlerimiz ile birlikte Milli Eğitim Bakanlığı`nı bir kez daha uyarıyor ve ataması yapılmayan öğretmenlerin taleplerine kulak verilmesini ve bu konuda somut adımlar atılmasını bekliyoruz. Eğitim emekçilerini mağdur eden bir diğer sorun, 652 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 37/3. maddesi uyarınca özür grubundan yer değiştirme işlemleri yalnızca yaz tatilinde yapılmasının düzenlenmesidir. Oysa öğretmenler bugüne kadar yalnız yaz tatilinde değil, yarıyıl tatilinde de özür grubundan yer değiştirme isteğinde bulunabilmekteydiler. Ancak yapılan düzenleme, öğretmenlerin uzunca süredir kullandıkları bir hakkın ellerinden alınması anlamına gelmektedir. Bakanlığın sözünü geçirebildiği sendikalarla pazarlık yaparak sadece bu yıl ara dönemde özür grubu tayinleri yapılacağına ilişkin kararı ise kelimenin tam anlamıyla bir skandaldır. Öğretmenlerimizin kazanılmış hakları üzerinden pazarlık yapılması, mevcut durumdan daha geri bir düzenlemenin onaylanması asla kabul edilemez. Özür grubu tayinleri konusunda malum sendikalarla pazarlık yapılarak kazanılmış haklardan geri adım atılması, Milli Eğitim Bakanlığı`nı başka konularda da aynı taktiği izlemeye itecektir. Böylesi bir durumdan en büyük zararı yine eğitim emekçilerinin göreceği bize göre çok açıktır. Milli Eğitim Bakanlığı özür grubu yer değiştirmeleri konusunda bir an önce somut adımlar atmalı ve beklentilere uygun, yeni mağduriyetler yaratmayan bir çözüm üretmelidir. Bilindiği gibi özür grubu tayinleri evlilik, eğitim vb. durumlarda yapılmaktadır. Çoğu üniversitede lisansüstü eğitim (yüksek lisans, doktora ) veren bölümler, ara dönemlerde lisansüstü öğrenci alımı yapmaktadır. Milli Eğitim Bakanlığı`nın bir taraftan öğretmenlerin kendilerini geliştirmelerini ve lisansüstü eğitim yapmalarını önerirken diğer taraftan özür grubu tayinlerini yılda bir kez sadece yaz aylarında yapacağını açıklaması, bu durumda bulunan çok sayıda eğitim emekçisini mağdur edecektir. Milli Eğitim Bakanlığı`nın da çok iyi bileceği gibi, eğitimin niteliğinin yükselmesi için öğretmen yetiştirme ve atama süreçlerinin birlikte ve belli bir plan üzerinden hayata geçirilmesi gerekmektedir. Öğretmen atamalarında mevcut politikaların izlenmesi durumunda birkaç yıl içinde işsiz öğretmen sayısının 500 bini geçmesi kaçınılmazdır. Bakanlık öğretmen atamaları konusunda derhal bir plan hazırlamalı ve ataması yapılmayan öğretmenlerin atamalarını yaparak eğitim sistemi içinde yeni eşitsizlikler yaratılmasına izin vermemelidir. Eğitim Sen olarak özür grubundan yer değiştirme işlemlerinin sadece bu yıl değil, geçmişte olduğu gibi önümüzdeki yıllarda da yarıyıl tatilinde yapılabilmesini talep ediyoruz. Bu konuda öne sürdüğümüz haklı gerekçeler göz önünde bulundurulmalı ve bu yanlış karar bir kez daha gözden geçirilmelidir.

Eğitim-Sen\'e Üye Ol! - Ön Üyelik Formu