Kütahya Yoncalı Turizm Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencisi olan ve staj yapmak üzere gönderildikleri Antalya’nın Alanya ilçesindeki bir otelin prefabrik lojmanında 7 Haziran gecesi meydana gelen patlama sonucu çıkan yangında ağır yaralanan öğrencilerden Eymen Enes Aygece ve Süleyman Tuna Ergürel, günlerdir sürdürdükleri yaşam mücadelesini kaybetmiştir.
Henüz 17 yaşındaki iki çocuğun yaşamını yitirmesinin derin acısını yaşıyoruz. Ailelerine, yakınlarına, arkadaşlarına, öğretmenlerine ve tüm eğitim emekçilerine başsağlığı; tedavisi süren yaralı öğrencilere acil şifalar diliyoruz.
Açıkça ifade ediyoruz: Bu bir kaza değil, iş cinayetidir. Memleketlerinden yüzlerce kilometre uzağa gönderilen, güvenli barınma koşulları sağlanmadan bir otelin prefabrik lojmanına yerleştirilen çocukların yaşamını yitirmesi “kader” denilerek geçiştirilemez. Bu acı kayıp; mesleki eğitimi sermayenin ucuz iş gücü ihtiyacına göre biçimlendiren politikaların, kamusal denetim eksikliğinin, ihmaller zincirinin ve cezasızlık düzeninin doğrudan sonucudur.
Eğitim Sen olarak yıllardır mesleki eğitimin çocukların bilimsel, nitelikli, bütünlüklü ve güvenli eğitim hakkı temelinde değil; piyasanın anlık iş gücü ihtiyacını karşılayacak biçimde yapılandırıldığına dikkat çekiyoruz. “Staj”, “beceri eğitimi”, “iş yerinde uygulamalı eğitim” adı altında çocuklar; düşük ücretlerle, sendikal haklardan, iş güvencesinden, etkin sosyal korumadan ve güvenli çalışma koşullarından yoksun biçimde işçileştirilmektedir. Eğitim hakkının yerini emek sömürüsü almakta; okul sıralarında olması gereken çocuklar otellerde, mutfaklarda, şantiyelerde, sanayi sitelerinde ve riskli iş yerlerinde çalıştırılmaktadır.
Bu tablonun en çarpıcı örneklerinden biri MESEM uygulamalarıdır. MESEM kapsamında yüzbinlerce çocuk haftanın dört günü iş yerlerinde ucuz iş gücü olarak çalıştırılmaktadır. Bunun adı eğitim değil, çocuk emeği sömürüsüdür. Sonuçları da ortadadır: 2021-2025 döneminde Türkiye genelinde en az 345 çocuk işçi yaşamını yitirmiş, aynı dönemde yalnızca MESEM kapsamında en az 34 öğrenci hayatını kaybetmiştir. İSİG Meclisi verilerine göre, son 13 yılda çalışırken yaşamını yitiren çocuk işçi sayısı 836’ya ulaşmıştır.
İşyerlerinde etkin, sürekli ve kamusal denetim yapılmamakta; staj ve beceri eğitimi kapsamındaki çocukların çalışma, ulaşım ve barınma koşulları düzenli biçimde izlenmemektedir. Her felaketin ardından sorumlular hakkında etkili soruşturma süreçleri işletilmemesi, cezasızlık algısını güçlendirmekte ve yeni iş cinayetlerinin önünü açmaktadır. Çocukları korumakla yükümlü olan kamu otoriteleri, mesleki eğitimi piyasanın ihtiyaçlarına göre düzenleyen politikalardan vazgeçmeli; çocukların yaşam hakkını, eğitim hakkını ve güvenliğini esas almalıdır.
Eğitim Sen olarak bir kez daha uyarıyoruz: Mesleki eğitim, sermayenin ihtiyaçlarına göre değil; çocuğun üstün yararı, yaşam hakkı, bilimsel eğitim, kamusal sorumluluk ve insan onuruna yaraşır çalışma ilkeleri temelinde yeniden yapılandırılmalıdır.
Alanya’da yaşanan bu iş cinayetinin tüm boyutlarıyla bağımsız ve etkin biçimde soruşturulmasını; işverenler ve kamu görevlileri dâhil tüm sorumluların yargı önüne çıkarılmasını; staj, beceri eğitimi ve MESEM kapsamındaki tüm öğrencilerin çalışma, ulaşım ve barınma koşullarının derhal denetlenmesini; çocukları ucuz iş gücü olarak çalıştıran bu düzenin son bulmasını talep ediyoruz.
Bu iş cinayetinde yaşamını yitiren çocukların acısını unutmayacak, unutturmayacağız. Tüm çocukların yaşam hakkı, güvenli geleceği ve parasız, bilimsel, kamusal eğitim hakkı için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz.











