Baskılar, Gözaltılar ve Tutuklamalar Haklı Mücadelemizden Duyulan Korkunun Sonucudur!

Siyasi iktidarın kendileri gibi düşünmeyen, yaşanan haksızlıklar ve hukuksuzluklar karşısında sesini yükselten, demokratik tepkisini göstermekte isteyen toplumun örgütlü kesimlerine yönelik tahammülsüzlük 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında, özellikle OHAL ile birlikte belirgin bir şekilde artmıştır.

15 Temmuz darbe girişimini kendi iktidarını güçlendirmek, OHAL’i dayanak yaparak geçmişten bugüne tüm muhalif kişi ve kurumları baskı altına almak ve sindirmek amaçlı tutumlar son dönemde belirgin bir şekilde artmıştır. Hükümetin hukuksuz girişimlerine karşı en temel demokratik tepkilerin bile şiddetle bastırılmaya başlanması, darbecilerle mücadele ettiklerini iddia edenlerin yönünü yıllardır emek ve demokrasi mücadelesi yürüten emekçilere ve onların sendikalarına dönerek, intikam alırcasına hareket etmeye başlaması dikkat çekicidir.

Türkiye’de yıllardır bildiriler dağıtarak, yazılı ve görsel propaganda eşliğinde şeriat çağrısı yapanlara en küçük bir müdahalede bulunmayanlar, hükümetin özellikle eğitimde yaşanan laiklik karşıtı girişimlerine tepki göstermek için “Laikliği Kazanacağız” başlıklı bildirileri dağıtanları tehdit olarak görmeye başlamışlar ve aralarında Eğitim Sen üye ve yöneticilerinin de bulunduğu çok sayıda kişiyi gözaltına almışlardır.

Eğitimde yıllardır yaşanan dinselleşme uygulamaları üzerinden güçlenen dini vakıf ve cemaatlerin ülkede “darbe yapabilir” konuma gelmesinde büyük katkısı olanların, laik eğitim talep edenlere acımasızca saldırması, iktidarın eğitim sistemini ve ülkeyi nasıl çarpık bir zihniyet ile yönetmek istediğini göstermektedir.

Bir taraftan toplumun ileri güçleri, emek ve demokrasi mücadelesi yürüten kesimleri çeşitli baskı politikaları ile sindirilmeye çalışılıp hizaya getirilmeye çalışılmaktadır. Sendikal faaliyetlerinden dolayı 11 bin 301 öğretmeni açığa alan, onları öğrencilerinden kopararak eğitim öğretim faaliyetlerini fiilen engelleyenler, en temel sendikal eylemlerimizi suçmuş gibi göstererek göz göre göre suç işlemektedir.

Hükümetin hukukun en temel ilkelerini ayaklar altına alarak gerçekleştirdiği ihraçlar ve açığa almaların yarattığı olumsuzluklar giderek artarken, Diyarbakır’da “Öğretmenine Dokunma” talebiyle demokratik tepkilerini gösteren 24 Eğitim Sen üyesi öğretmen geçtiğimiz günlerde sabah saatlerinde evleri basılarak gözaltına alınmış, gözaltında tamamen sendikal faaliyetleri üzerinden sorgulandıktan sonra 7 öğretmen arkadaşımız tutuklanmıştır. Tutuklamalardan bir saat sonra, aralarında 2 ve 4 aylık bebekleri bulunan iki kadın öğretmenin de bulunduğu 14 öğretmen daha gözaltına alınmıştır. Gözaltındaki öğretmenlere sadece sendikal eylemlere neden katıldıkları gibi akla ziyan sorular sorulması ve sonrasında 7 öğretmen hakkında tutuklama kararı çıkarılması tam bir skandaldır ve ülkede hukukun geldiği içler acısı noktanın görülmesi açısından önemlidir.

Gözaltına alınan ve tutuklanan öğretmenler derhal serbest bırakılmalı, yasa dışı tutum ve uygulamalara son verilmelidir. Tamamen keyfi ve hukuk dışı bir kararlar haksızlığa uğrayan, mesleklerinden ve öğrencilerinden koparılarak cezalandırılan eğitim emekçilerinin haklı ve meşru eylemlerinden suç üretmeye çalışalar suç işlemekten vazgeçmeli ve işledikleri suçun bedelini yargı karşısında vereceklerini unutmamalıdır.

Kamu görevlilerinin, sendikalarının aldığı kararlar doğrultusunda toplu eylem hakkına sahip oldukları; uluslararası sözleşmelerde, insan hakları sözleşmelerinde, Anayasa ve mahkeme kararlarında hiçbir tereddüde yer bırakmayacak şekilde tanınmıştır. Bu konuda çok sayıda AİHM, Danıştay ve idari yargı kararı bulunmaktadır. Eğitim ve bilim emekçilerinin iç hukuk ve uluslararası hukukta güvence altına alınan demokratik haklarını kullanması asla suç olarak değerlendirilemez.

MEB’in, almış olduğu “siyasal talimat” ile sırf kamuoyunun kafasını karıştırmak ve eğitim emekçilerini hedef göstermek amacıyla başlattığı soruşturmalar ve açığa almalar derhal durdurulmalıdır. İktidarın ve MEB’in hukuka ve yargı kararlarına “incir çekirdeği” kadar saygısı varsa, hiçbir eğitim ve bilim emekçisi hakkında sendikasının aldığı karara uyduğu gerekçesiyle cezalandırılamaz.

Hükümeti bir kez daha sendikal mücadelemize yönelik haksız ve yasa dışı saldırılarına son vermeye çağırıyor, insan haklarına, temel sendikal hak ve özgürlüklere saygılı olmaya davet ediyoruz.

Eğitim-Sen\'e Üye Ol! - Ön Üyelik Formu