Eğitim Sen Merkez Yürütme Kurulu`nun `Daha Ne Kadar Yeter Diyeceğiz! Gençlerimizin Yaşamlarına Değer Veriyorsanız Demokratik, Adil ve Barışçıl Çözüm Yolunun Önünü Açın!` başlıklı açıklama metnidir:
Şiddeti, nefreti ve çözümsüzlüğü üreten politikalar sonucu gençlerimiz hayatlarını kaybetmeye devam ediyor. Son olarak 2 Eylül günü, Şırnak`ın Beytüşşebap ilçesinde meydana gelen çatışma sonucunda 10 askerin yaşamını yitirmesi ve 7 askerin yaralanması hepimizi derin bir üzüntüye boğmuştur. Eğitim Sen Merkez Yürütme Kurulu olarak öncelikle yaşamlarını yitiren gençlerimizin ailelerine başsağlığı ve geride kalanlara sabır diliyoruz.
Son dönemde yoğunlaşan çatışmalar ve her geçen gün artan acılar, kaygılarımızı giderek artırmaktadır. AKP`nin süreci yönetme tarzı ve Kürt sorununda yıllardır benimsenen çözümsüzlük politikalarındaki ısrar sonucu daha kaç yoksul, emekçi çocuğunun öleceğini belirsiz hale getiriştir. Başbakan başta olmak üzere, hükümet yetkililerinin benimsemiş olduğu savaş, şiddet ve nefret dilinin barış dilinden daha baskın hale gelmesinin bedelini, bu ülkenin hayatının baharında olan gençleri, daha ne kadar yaşamları ile ödemek zorunda kalacaklardır.
Başta AKP olmak üzere egemenler, sorunların çözümü için elini taşın altına koyarak adil, demokratik ve barışçıl yollar bulmak yerine, bir kez daha işin kolayına kaçmakta ve hamaset nutukları eşliğinde askeri “çözüm”(süz)lüğe bel bağlamaktadır. Netice; ne yazık ki daha fazla gencin toprağa düşmesi, daha yaşamlarının başında olan masum insanların hayatını kaybetmesi olmaktadır. Unutmayalım ki ağıtların dili ne olursa olsun evlerde akan gözyaşlarının rengi ve yürekleri yakan acı aynıdır. Yaşanan acılara son verilmesi için, gençlerimizin hayatının baharında ölmesine daha fazla seyirci kalamayız, kalmamalıyız.
Yıllardır toplumun vicdanında ve hafızasında silinmesi zor, derin izler bırakan bu acıların artık son bulmasını istiyoruz. Türkiye bugüne kadar savaşın bedelini en ağır şekilde ödemiştir. İntikam çığlıklarının, savaşların ve bombaların sorunları çözmek yerine daha da derinleştirdiği ve çözümsüzlüğü dayattığını bugüne kadar yaşanan deneyimler üzerinden görmek mümkündür.
Savaşın değil, demokratik, adil ve barışçıl çözüm yollarının bulunması için herkesin sağduyulu olması gereken bir dönemden geçiyoruz. Toplumda karşılıklı kin, nefret ve düşmanlık duygularını pekiştirecek açıklamaların yerine, barış ve kardeşlik duygularının güçlendirilmesi için somut adımlar atılmasını bekliyor, çocuklarımızın ölmesini istemiyoruz!
Eğitim Sen Merkez Yürütme Kurulu olarak son dönemde yaşanan acı gelişmelerden duyduğumuz üzüntü ve endişeyi bir kez daha dile getiriyor, sorunlarımızın demokratik, adil ve barışçıl çözümü için zaman geçirilmeden somut adımlar atılmasını bekliyoruz.










