Eğitim Sen Merkez Yürütme Kurulu`nun `15-16 Haziran Direnişi’nin 42. Yılında Sendikal Haklara Yönelik Saldırılar Sürüyor!` başlıklı açıklama metnidir:
Türkiye‘de, emek mücadelesi içinde önemli bir yeri olan 15-16 Haziran 1970 Direnişi‘nin üzerinden 42 yıl geçti. Aradan geçen süreye rağmen, 15-16 Haziran Direnişi‘nin bugün hala hatırlanıyor olması, işçilerin sendikal haklara yönelik olarak gerçekleştirilen saldırılara karşı doğru tutumlar benimsendiğinde ne kadar önemli kazanımların elde edilebildiğini göstermektedir.
Direnişin üzerinden 42 koca yıl geçmiş olmasına rağmen, Türkiye‘de emekçilerin, işçi sınıfının karşı karşıya kaldığı saldırılar değişmemiş, daha da çeşitlenerek artmıştır. 1970 yılında DİSK‘i etkisiz hale getirmek için sendikal barajlar getirmek isteyen zihniyet ile bugünkü zihniyet aynıdır. Bugün kamu emekçilerine grevsiz toplu sözleşmeyi dayatan, grev yasaklarına karşı çıktıkları için Hava İş üyelerini işten atanlar, 15-16 Haziranlara neden olanların izinden giden günümüzdeki en büyük emek ve işçi düşmanlarıdır.
15-16 Haziran Direnişi ile birlikte Türk İş ve DİSK‘e bağlı sendikalara üye on binlerce işçinin ortaya koyduğu mücadeleci tutum, inanç, cesaret ve kararlılık, aradan geçen onca yıla karşın bugün bile hafızalarımızdaki yerini korumaktadır.
15-16 Haziran Direnişi, emekçilerin taleplerini ve geleceğini hükümetle ya da sermaye örgütleriyle kol kola girerek değil; ekonomik, demokratik haklar için mücadele içinde birleşerek ilerlemenin ne kadar önemli olduğunu çok net bir şekilde ortaya koymuştur.
Sendikaya üye olduğu için işten atılan, hakkını aradığı için kapı önüne konulan binlerce işçi, bugün hakları için direniştedir. 15-16 Haziran Direnişi‘ni yaratan koşullardan çok daha fazlası bugün işçiler ve kamu emekçileri mücadelesi açısından söz konusudur. İş güvencesinin hedefe konulduğu, sendikal örgütlenmenin fiilen engellendiği, kıdem tazminatlarının kaldırılmasının gündemde olduğu bir dönemde birleşik emek mücadelesine olan ihtiyaç artmıştır.
Bugün 15-16 Haziran Direnişi‘nin yaşatılması, küçük hesaplar peşinde koşmayı değil, büyük düşünerek emekçilerin birleşik mücadelesini temel almakla, hükümete ya da patronlara değil, sadece işçilere ve emekçilere güvenmekle mümkündür. Eğitim Sen olarak, haklarımıza ve geleceğimize yönelen her türlü saldırıya karşı, 15-16 Haziran Direnişi‘nin ruhuyla mücadelemizi sürdüreceğimiz bilinmelidir.









