AKP’nin Gölgesinde Büyüyenlerin Eğitim Sen Güneşinden Korkmaları Kaçınılmazdır!

Eğitim Sen Merkez Yürütme Kurulu`nun `AKP’nin Gölgesinde Büyüyenlerin Eğitim Sen Güneşinden Korkmaları Kaçınılmazdır!` başlıklı açıklama metnidir:
 

Bilindiği üzere sendikamız Eğitim Sen, eğitim yöneticilerini belirlemek amacıyla MEB tarafından yapılan Müdürlük sınavında 7, Müdür Yardımcılığı ve Baş Yardımcılığı sınavında da 11 sorunun Eğitim Bir Sen`in deneme sınavlarındaki sorularla aynı olduğunu belgeleriyle ortaya koymuş ve konunun araştırılmasını istemiştir. Eğitim Bir Sen ise konuyla ilgili olarak “sendikal perspektifinin” yettiğince, 10 yıldır görmeye alıştığımız üslupsuz biçimde cevap vermeye çalışmıştır. Öyle ki Eğitim Bir Sen`in web sayfasında yayınlanan cevapta aynen şu ifadelere yer verilmiştir: “Milli Eğitim Bakanı Sayın Ömer Dinçer`in bir soru üzerine konuya ilişkin cümle kurması nedeniyle açıklama yapma gereği duyduk.” İşaret ettiğimiz konunun somutluğu ortada iken Eğitim Bir Sen konuyu açıklamaktan çok lafazanlık yapmaya soyunuyor. Anlaşılan Bakan Dinçer`in cümleleri, “asil sendikayı” söz konusu cümlenin içini doldurmak için harekete geçiriyor. Ancak Bakan`ın bir “cümlesine” kayıtsız kalamayanların cümleleri, kendi ifadeleriyle “çamur at izi kalsın” tarzından öteye geçemiyor. Bu tarzın ötesine geçememeleri, bildikleri tek şeyin lafazanlık olduğu kanımızı da pekiştiriyor. Söz konusu sendikanın “hizmet odaklı sendikal perspektifinin” odağında neyin yer aldığını ise AKP iktidarıyla üye sayısının yaklaşık 13 kat büyümesi açıkça gösteriyor. Dolayısıyla siyasal iktidarların gölgesinde büyüyenlerin, Eğitim Sen`in güneşinden korkmaları anlaşılabilirdir. Ancak bilinmelidir ki Eğitim Sen`in güneşi balçıkla sıvanamaz. Çünkü Eğitim Sen onlardan farklı olarak, sadece üyelerinin değil; tüm emekçilerin güvenceli, kadrolu çalışma hakkını savunur. Eğitim hizmetinin kamusal, parasız ve demokratik ilkeler çerçevesinde örgütlenmesi için mücadelesini yürütür. Dolayısıyla eğitim yöneticilerinin belirlenmesinde de her okulun kendi bileşenlerinin katılımıyla yöneticilerini belirleyeceği bir sistemi savunur. Kadrolaşma, kayırmacılık peşinde olanların eğitimin niteliği, demokratikleştirilmesi gibi dertlerinin olmaması anlaşılabilir; ancak bu talepleri anlamamaları, ciddiyetinin farkında olmamaları anlaşılabilir bir şey değildir. Kavramları var eden, içeriğini kazandıran tarihsel bir süreçtir. Bu tarihsellikten haberdar olmayanların “arkaik”, “vandalist” gibi kavramları, web sitelerindeki sözlükler yardımıyla cümle içinde kullanmaları normaldir. Dolayısıyla eğitim hizmetinin kamusal bir hak olarak örgütlenmesi talebimizi ideolojik olarak değerlendirip, kendilerini ideolojisiz olarak sunmaları anlaşılabilir bir şeydir. Evet, Eğitim Sen`in bir ideolojisi vardır. Bu ideolojisinin merkezinde de eşitlik, özgürlük arayışı bulunmaktadır. Bu nedenledir ki eğitim hizmetinin her aşamasının eşitliğe ve özgürlüğe imkan tanıyacak şekilde örgütlenmesinin mücadelesini yürütür. Eğitim Sen; Eğitim ve bilim emekçilerinin haklarını kapalı kapılar ardındaki anlaşmalarda değil; toplumun gözü önünde verdiği mücadele ile aramak için, Ataması yapılmayan, işsiz öğretmenlerin haklarını savunmak için, Eğitim hizmetinin kamusal, parasız, demokratik ve nitelikli olarak örgütlenmesi için, Üyeleri adına toplu iş sözleşmesi yapabilmek için, İnsanca bir yaşamı herkesin hak ettiğini vurgulamak için, mücadelesini yürütmeye devam edecektir. Gerektiğinde eğitim ve bilim emekçilerinin haklarını savunabilmek ve demokratik bir yaşam talebini hayata geçirebilmek için sokakların gri rengini, mücadelesini simgeleyen bayraklarıyla yırtıp atacaktır. “Asiller” makamlarında otura dursun, bizler çamurlu yollardan geçerek okullarımıza, öğretmenlerimize ve gençlerimizin geleceğine sahip çıkmaya devam edeceğiz.

Eğitim-Sen\'e Üye Ol! - Ön Üyelik Formu