Polis Destekli Saldırılar ile Ne Yapılmak İsteniyor?

Eğitim Sen Merkez Yürütme Kurulu`nun açıklaması:
 

Son dönemde gerçekleşen miting ve hak arama eylemlerine yönelik polis şiddeti ve polis destekli saldırılar artmıştır. İstanbul`da ve Bursa`da 1 Eylül Dünya Barış gününde polis saldırısına paralel olarak, önceden “organize edildiği” belli olan “sivil” grupların mitinge katılan kitleye yönelik yoğun saldırısı ve sonrasında yaşanan gözaltı ve tutuklamalar, önümüzdeki dönemde benzer mitinglerde ve hak arama eylemlerinde yaşanacakların habercisi gibidir. 12 Eylül`ün 31. yılında Türkiye`nin dört bir yanında darbeyi ve destekçilerini protesto eden eylem ve etkinlikler yapıldığı bilinmektedir. AKP temsilcileri sık sık 12 Eylül darbesi ile hesaplaşacaklarını, darbelere karşı olduklarını iddia etmektedirler. Ancak darbe karşıtı bütün söylemlere karşın, Bursa`da 12 Eylül protestosu sırasında yaşanan polis saldırısı ve ona paralel olarak gerçekleşen “sivil” grupların eylemcilere yönelik şiddeti dikkat çekicidir. Bursa`da önce 1 Eylül Dünya Barış Günü‘nde, ardından 12 Eylül darbesini protesto sırasında yaşanan polis şiddeti, “artık kimse ölmesin” talebiyle gerçekleştirilen barış taleplerini dile getirmek isteyenlere yönelik olarak gerçekleştirilen ve daha önceden “organize edildiği” her halinden belli olan resmi ve “sivil” saldırıların yoğunlaşması endişe vericidir. Hemen her demokratik eylem ya da miting sonrası gözaltı ve tutuklamaların yaşanması, bir yönüyle tüm emek ve demokrasi güçlerine ve onların mücadelesine yönelik kapsamlı bir gözdağı niteliğindedir. Anlaşılan odur ki, tıpkı darbe dönemlerinde olduğu gibi, en temel demokratik eylemlere bile tahammül edilemeyen bir döneme girilmiş, iktidarı eleştiren, uygulamalarını kabul etmeyen herkes potansiyel tehdit olarak algılanır hale gelmiştir. AKP hükümetinin 12 Haziran seçimleri öncesinde başlayan, Hopa`da yaşanan olaylarla zirveye çıkan gelişmeler hatırlanacaktır. İstanbul ve Bursa`da yaşanan “sivil” grupların desteğiyle gerçekleşen polis saldırıları, son yıllarda yoğunlaşan anti demokratik uygulamaların, önümüzdeki dönemde daha da yoğunlaşarak artacağının işaretlerini bugünden vermektedir. Emek ve demokrasi mücadelesinin baskıyla, zorbalıkla ve polis şiddetiyle bastırılabildiği bugüne kadar görülmemiştir. AKP hükümeti sadece kendisine demokrat olmaktan, kendisi gibi düşünenler için demokrasi ve özgürlük vaazları vermeyi bir tarafa bırakmalı, kendileri gibi düşünmeyenleri, demokrasi ve barış talep edenleri baskı ve şiddet yoluyla sindirmeye çalışarak “terbiye etmekten” derhal vazgeçmelidir.

Eğitim-Sen\'e Üye Ol! - Ön Üyelik Formu