Hayati Yazıcı’nın İfadeleri Kopya Sürecini AKP’nin Siyasallaştırdığını Göstermiştir!

Eğitim Sen Genel Başkanı Zübeyde Kılıç’ın “Hayati Yazıcı’nın İfadeleri Kopya Sürecini AKP’nin Siyasallaştırdığını Göstermiştir! ” başlıklı açıklama metni:
 

YGS`de yaşanan skandallara karşı demokratik haklarını kullanarak tepki gösterenlere AKP`den ve ÖSYM`den tehditler savrularak sürecin genel seçimler öncesinde siyasallaştırılmak istendiği ifade edilmiştir. Ancak gerçekleştirilen açıklamalar süreci kimin siyasallaştırdığını açıkça göstermektedir. Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Hayati Yazıcı`nın KPSS ile ilgili olarak, ÖSYM‘nin hata yapma ihtimali göz önünde bulundurularak, yaklaşan genel seçimlerden önce riske girmemek adına KPSS`nin ertelendiği şeklindeki açıklaması süreci kimin siyasallaştırdığını açıkça göstermektedir. Bakan Yazıcı sonradan bu açıklamasını “seçim yatırımı olarak kamuya istihdam yapılıyor” yargısını ortadan kaldırmak için KPSS ile kamu personeli alımının ertelendiğini ifade etmeye çalıştığını söylese de sonucu değiştirmiyor. Çünkü ÖSYM yeniden yapılandırılmış ve tüzel kişilik kazandırılmış bir kurum haline getirilmiştir. Başbakan Erdoğan bir taraftan “biz ÖSYM`nin işleyişine karışamayız” derken diğer taraftan kurmayları her gün ÖSYM, YGS, KPSS ve yaşanan diğer skandallar üzerine açıklamalar yapmaktadır. Bu skandalların yargıya taşınmış olmasına rağmen bağımsız olduğu ifade edilen yargının kararları beklenmeden açıklamaların gerçekleştirilmesi düşündürücüdür. Halen biçimini ve içeriğini hukuksal olarak anlayamadığımız savcılık talimatlarıyla yetkili kurum ve kişilerin hareket etmesi ya da bağımsız olduğu iddia edilen yargı makamı gibi açıklamalar gerçekleştirilmesi aslında yaşananları ve sonuçlarını özetlemeye yetmektedir. Örneğin YÖK Başkanvekili Yekta Saraç`ın YGS sınavında kopyanın emaresine bile rastlanmadığını söyleyerek bu yılki YGS sınavının öncekilerden daha güvenle icra edildiğini ifade etmesi yaşanan siyasal paniğin ve örtbas girişimlerinin ifadesinden başka bir şey değildir. Bakan Hayati`nin bir anda çark ederek ertelemenin KPSS ile alımlarda olduğunu vurgulaması bir tarafa ÖSYM`nin hata yapma ihtimalinden bahsetmesi dahi vahametin boyutlarını göstermektedir. ÖSYM sadece genel seçimler öncesinde hata yapma lüksüne sahip olmayan, hata yapsa dahi AKP`ye oy kaybettirmemek için hiçbir şey yokmuş gibi hareket etmesi gereken bir kurum şeklinde algılanmaktadır. Açıkça görüldüğü üzere yaklaşan genel seçimler öncesinde yangından mal kaçırırcasına alınan politik kararlarla gençlerimizin eğitim geleceği göz ardı edilerek ortadan kaldırılmak istenmektedir. Eğitim Sen olarak süreci asıl siyasallaştıranların skandallar ortaya çıkar çıkmaz tatmin olduk diyerek yeni skandallara zemin hazırlayanların, haklarını savunan gençlerimize tehditler savuranların ve “talimatlar” vererek ya da yargıyı boşa çıkararak bir yargı organı gibi açıklamalar yapanların olduğunu belirtmek isteriz. AKP`nin süreci bu kadar siyasallaştırdıktan sonra siyasal tepkiler almasından doğal bir şey yoktur. Bilinmelidir ki sendikamız tehditler savuranlara gençlerimizi ve geleceğimizi terk etmeyerek onların haklı taleplerinin destekçisi olmaya ve gerçeklerin tüm yönleriyle ortaya çıkarılması mücadelesine kararlılıkla devam edecektir.

Eğitim-Sen\'e Üye Ol! - Ön Üyelik Formu