Milli Eğitim Bakanı Eğitim Sisteminin Sınav Odaklı Olduğunu Resmen Teyit Etmiştir

Eğitim Sen Genel Başkanı Zübeyde Kılıç’ın “Milli Eğitim Bakanı Eğitim Sisteminin Sınav Odaklı Olduğunu Resmen Teyit Etmiştir ” başlıklı açıklama metni:
 

Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu tarafından yayımlanan bir genelge ile ortaöğretim kurumlarında öğrenim gören son sınıf öğrencilerinin sınavlara daha rahat hazırlanabilmeleri için sağlık raporu alma zorunluluğu kaldırılmıştır. Velilerin talebiyle, öğrencilerin 25 günlük özürlü devamsızlık haklarını sağlık raporu almaksızın kullanılabilmesini sağlayan ilgili genelge, eğitim sisteminin tamamen sınav odaklı olduğunun kabulü anlamını taşımaktadır. YGS ve LYS`ye hazırlık dönemlerinde gençlerimizin ve ailelerinin yaşadığı yoğun stresin, sağlık raporu alma zorunluluğunu ortadan kaldırarak aşılabileceğini sananlar, böylesi küçük adımlar atmaktan öteye geçemeyeceklerdir. Gençlerimizi, hayatlarının baharında sınav sistemine mahkum ederek, vaat ettikleri “güzel bir gelecek” yalanını diplomalı işsizler sayısındaki artış açıkça göstermektedir. Ancak daha da önemlisi, sınav sisteminin arkasına gizlenmiş olan ve giderek büyüyen dershane sektörünün yarattığı eşitsizlikler ile mağduriyetlerin Milli Eğitim Bakanlığı tarafından daha fazla körüklenmesidir. Bakan Çubukçu`ya sormak istiyoruz. Sınav sisteminin gençlerimiz ve aileleri üzerinde yarattığı baskıyı kabul eden bir Milli Eğitim Bakanı, sınav sistemi ile bir cenderenin içine itilen gençlerimiz için günü kurtaracak küçük çözümler dışında başka ne yapmalıdır? Dershane masraflarını ödeyemeyen ailelerin içine düştüğü zor koşullara, intihar eden çocuklarımıza ve maddi yetersizliklerden dolayı bırakın dershaneyi okula dahi gidemeyen çocuklarımıza dair Bakanlık ne yapmaktadır? Sorumuzun cevabı Milli Eğitim Bakanlığı`nın 2010-2014 dönemi için hazırladığı strateji raporunda saklıdır. Milli Eğitim Bakanlığı ve doğal olarak AKP, 2014 yılına kadar ortaöğretime ve yükseköğretime geçiş sınavlarına hazırlık dershanelerinin özel okullara dönüştürülmesini hedeflemektedir. Bakanlığın bu stratejisi, eğitimin bir hak, dolayısıyla kamu tarafından yerine getirilmesi gereken bir hizmet olmaktan çıkarılarak, piyasalaştırılması/ ticarileştirilmesi ve söz konusu eşitsizlikleri giderek daha fazla derinleştirmeyi hedeflemektedir. Öğrencilerin okula gitmek yerine dershaneye giderek sınava hazırlanmayı tercih etmeleri, özel dershanelerin eğitim sistemi içerisindeki yeri ve MEB`in eğitim politikaları birlikte değerlendirildiğinde karşımıza piyasa ilişkilerine mahkum edilmiş bir eğitim sistemi çıkmaktadır. Enkaz haline getirilmiş eğitim hizmeti karşısında Bakan Çubukçu`nun, sanki çocuklarımızın, gençlerimizin ve ailelerinin içine itildiği sorunları çözmek için politika üretiyormuş sanısına kapılmıyoruz. Çünkü çocuklarımız ve gençlerimizin hem bugünü hem de yarınları biz eğitim ve bilim emekçileri için çok değerlidir. Sınav sistemi gençlerimizin hayatlarını böylesine kuşattığı ve umut tacirliğine devam edildiği sürece Eğitim Sen olarak gerekli her adımı atmaya devam edeceğiz.

Eğitim-Sen\'e Üye Ol! - Ön Üyelik Formu