Eğitim Sen Merkez Yönetim Kurulu’nun KKTC Sendikalarına Ve Emekçilere Destek Mektubudur:
Bilindiği üzere AKP Hükümeti, izlediği piyasacı program doğrultusunda, halkın çoğunluğunun kamusal haklarını budamakta ve kamu hizmetlerinin niteliği de bu piyasacı-neoliberal ilişkilere teslim edilmektedir. Kamu hizmetlerine dönük bu piyasacı saldırı, aynı zamanda kamu emekçilerine ve onların örgütlü mücadelelerine dönük saldırılarla kol kola ilerlemekte ve son olarak Ankara`da Torba Yasa protesto yürüyüşü sırasında karşı karşıya kaldığımız polis şiddetinde de görüldüğü üzere, baskıcı yüzünü daha da fazla göstermektedir. Nitekim AKP`nin otoriter, baskıcı projesini gösterdiği temel alanlardan birisi de, KKTC halkına dönük olarak son dönemde sergilediği tavırdır. Açık biçimde KKTC yurttaşlarını inciten ve emekçilere “besleme” diyerek hakaret eden Başbakan Erdoğan`ın ve genel olarak AKP`nin tavrında, haklar ve demokrasi anlayışından daha çok bağımlılık dili ve ilişkileri mevcuttur. “Benim memurum, bana karşı grev yapamaz” diyen anlayış, kamu emekçilerinin haklarını budamakta beis görmediği gibi, karşı çıkanları da polis şiddetine maruz bırakabilmektedir. Aynı durum, KKTC`de ağırlığını kamu emekçilerinin oluşturduğu sendikaların eylemlerine karşı AKP`nin sergilediği tavırda da gözlenmiştir. Ses çıkarana, itiraz edene, kamu emekçilerinin kazanılmış haklarının budanması için sözde “ekonomik kurtarma paketleri” hazırlandığında, “krizin bedelini ödemeyeceğiz” diyenlere karşı izledikleri strateji, hep aynı psikolojik savaş taktikleriyle birlikte ilerlemektedir. Bütün bunlar bizim Türkiye`de alışık olduğumuz tavırlardır ve şimdi de KKTC emekçilerine dönük aynı saldırgan dil ve üslup kullanılmaktadır. Amaç, emekçilerin kazanılmış haklarını budamayı meşrulaştırmak ve halkın diğer kesimleriyle kutuplaştırarak emekçiyi emekçiye kırdırmaktır. Bu oyunu tanıyor ve “besleme” ifadesine yansıyan çirkinliği kınıyoruz. Türkiye`de on binlerce eğitim ve bilim emekçisinin temsilcisi olan sendikamız Eğitim Sen, KKTC`li emekçilerin kazanılmış haklarına dönük saldırıları püskürtmek amacıyla yürüttükleri örgütlü mücadelenin yanındadır ve destekçisi olduğunu bir kere daha bildirir. Zafer elbette direnen emekçinin olacaktır.









