Eğitim Sen Genel Sekreteri Mehmet Bozgeyik’in “Üniversiteler Üzerindeki Yasakçı Zihniyete Teslim Olmayacağız ” başlıklı açıklama metni:
Üniversiteleri kuşatan baskı politikalarının bir yenisi de Hacettepe Üniversitesinde gerçekleşmiştir. Hacettepe Üniversitesi Beytepe Kampusu`nda sendikamız üyesi akademik ve idari personelin, sendikamız adına tanıtım masası açıp el ilanı dağıtmaları sebebiyle haklarında soruşturma açılmıştır. Soruşturmanın gerekçesi olarak sunulan iddiada, sendikamız adına “izinsiz” tanıtım masası açılmış olmasının vurgulanması, üniversitelerde baskıların yoğunluğunun görülebilmesi adına önem arz etmektedir. Anayasa ve uluslararası sözleşmeler kapsamında sendikal faaliyetler için izin alınması zorunluluğu bulunmamaktadır. Buna rağmen üyelerimiz, sendikamız adına masa açılması faaliyetinden dokuz gün önce Rektörlüğe bildirimde bulunmuşlardır. Hukuki hiçbir dayanağı olmadığı halde, üyelerimize soruşturma açılmasının nedeninin üniversitelerden yükselen muhalif seslerin susturulmak olduğu aşikardır. “Öğrencime Dokunma” ve “Asistan Kıyımına Hayır” ilanlarının dağıtıldığı faaliyetin, üniversitelerde anti demokratik uygulamalara karşı mücadele birliğini hedef aldığı açıkça ortadadır. Üyelerimize gönderilen ve haklarında soruşturma açıldığı ifade edilen belgede, sendikal faaliyetler kapsamında demokratik haklarını kullanmalarına rağmen “sanık” ifadesinin kullanılmış olması üniversitelere egemen olan zihniyeti göstermektedir. Ceza muhakemesinde bile çok ciddi araştırma ve delillerin toplanması aşamalarından geçip savcıda yeterli şüphe oluşturana kadar ilgili kişiye “sanık” olarak hitap edilmezken, bir kamu kurumu olan üniversite bünyesinde, anayasal hakkını kullandığı için üyelerimize “sanık” olarak hitap edilmesi bu zihniyetin bir parçasıdır. “Bilimsel, özgür, demokratik üniversite ve parasız eğitim” mücadelesi veren eğitim ve bilim emekçilerini ideolojik saplantılı ilan edenler, üniversiteyi kuşatan baskı ve şiddet politikalarıyla kendi saplantılarını ifade etmektedirler. Bu nedenledir ki sendikal faaliyete izin vermeyen zihniyet, öğrencileri potansiyel bir tehdit olarak görebilmekte ve her türlü şiddet mekanizmasını devreye sokabilmektedir. Eğitim Sen olarak dün olduğu gibi bugün de üniversiteleri kuşatan her türlü anti demokratik uygulamaya ve baskı politikalarına karşı kararlılıkla mücadele vermeyi sürdüreceğiz. “Bilimsel, özgür, demokratik üniversite ve parasız eğitim” mücadelemizi büyütmeye ve ileri demokrasinin şiddetine karşı direnmeye devam edeceğiz.









