Askerlik Yükümlülüğünde Yapılacak Düzenlemeler Tüm Kamu Emekçilerini Kapsamalıdır

Eğitim Sen Genel Başkanı Zübeyde Kılıç’ın “Askerlik Yükümlülüğünde Yapılacak Düzenlemeler Tüm Kamu Emekçilerini Kapsamalıdır ” başlıklı açıklama metni:
 

Başbakan Erdoğan`ın, sadece polislere dönük, askerlik yükümlülüğünün kaldırılacağı yönündeki düzenleme ile ilgili olarak yaptığı açıklamalar, Türkiye`nin polis devleti haline getirilmek istendiğinin en açık ifadesidir. Başbakan`ın basında yer alan ifadesiyle sadece 38 bin polisin askerlik hizmetinden muaf tutulmasının gerekçelerinin ve AKP`nin polis istihdamına fazlaca ihtiyaç duymasının sebeplerinin ne olduğu sorusu bu kapsamda önem kazanmaktadır. Ayrıca Başbakan Erdoğan`ın eğitim ve sağlık alanındaki ihtiyaçları görmezden gelerek, yüz binlerce eğitim ve bilim emekçisi ile sağlık emekçilerinin sesini duymaması, kamu görevlileri arasındaki ayrımcılığı derinleştirmektedir. Dolayısıyla 1111 sayılı Askerlik Yasası`nda gerçekleştirilecek düzenleme başta öğretmen, akademisyen ve hekimler olmak üzere tüm kamu emekçilerini kapsamalıdır. AKP`nin kolluk hizmetinin üretilmesi ve polislerin askerlik hizmetinde ayrıcalığa sahip olmalarını hedeflemesi, açıkça polise verdiği ayrıcalığı göstermektedir. Ayrıca söz konusu düzenleme ile polislere verilen ayrıcalık ile kamu görevlileri arasında yeni bir ayrımcılık da yaratmaktadır. Oysaki başta öğretmen, akademisyen ve hekimler olmak üzere tüm kamu emekçilerini kapsayacak bir düzenlemeye gidilmesi gerekmektedir. Böylelikle üretilen hizmetlerin aksaması ve hizmetin gerektirdiği niteliğin erimesi engellenecektir. Devletin bir güvenlik aygıtı şeklinde değil, toplumsal ihtiyaçlar için hizmet üreten işlevleriyle öne çıkması gerekmektedir. Çünkü, böylesi bir yaklaşım toplumsal barış başta olmak üzere birçok sorunun çözümüne katkı sağlayacaktır. Açıkça görülmektedir ki AKP, polisin gücünü artırarak demokrasiyi değil baskı ve şiddet mekanizmalarını, devletin zor kullanma yetkisini artırmayı amaçlamaktadır. Muhalif her sesi bastırmanın en büyük aracı haline gelmiş olan polise bu kadar ayrıcalık tanınmasının sebebi, Türkiye`nin giderek polis devleti haline getirilmek istenmesidir. Türkiye`nin kronikleşmiş bir çok sorununa “teğet geçerek” “güçlü devlet” yaratma çabası, sorunlarımızın çözümlerini sağlamamaktadır. Ayrıca bu politikalar, var olan sorunların derinleşmesinden başka bir şeye hizmet etmeyecektir. KPSS`nin kuşatma altına aldığı gencecik hayatların intihara sürüklenmesi gibi birçok sorun görülmezken, “kamu düzeninin sağlanması” adına daha fazla şiddet mekanizmaları üretmenin tanımı, AKP`nin ileri demokrasisi olarak karşımıza çıkmaktadır. Öğretmenlik, akademisyenlik, doktorluk gibi mesleklerin ürettiği hizmetle amaçlanan kamu yararı polisin ürettiğinden daha az değildir. Dolayısıyla askerlik yükümlülüğünün sadece polislerle sınırlandırılması çok ciddi bir tercihi ve ayrımcılığı bünyesinde barındırmaktadır. Eğitim Sen olarak askerlik hizmetinin yeniden düzenlenmesi sürecinde kamu emekçilerinin dışarıda bırakılarak eşitsiz bir yapılanmaya gidilmesini doğru bulmadığımızı, askerlik yükümlülüğünün kamu hizmetlerinin üretimi içerisinde yeniden ele alınması gerektiğini bir kez daha dile getiriyoruz. Sendikamız Türkiye`nin kronikleşmiş birçok sorununda çözümün polis devletinde değil, demokratik, eşitlikçi ve özgürlükçü ilkelerle atılması gereken adımlarda saklı olduğu gerçeğini vurgulamaya ve bu gerçekten hareketle mücadele vermye devam edecektir.

Eğitim-Sen\'e Üye Ol! - Ön Üyelik Formu