Eğitim Sen Merkez Yönetim Kurulu’nun “Elif Öğretmenin Mücadelesi, Aynı Zamanda Güvencesiz Çalıştırmaya Karşı Bir Çığlıktır!” başlıklı basın açıklaması metnidir:
Eğitim Sen İstanbul 4 No.lu şubemiz öncülüğünde 06.10.2010 tarihinde Eğitim Sen İstanbul şubeleri tarafından Elif Aybaş Aşık için İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü önünde basın açıklaması gerçekleştirildi.
Elif Öğretmenin Mücadelesi, Aynı Zamanda Güvencesiz Çalıştırmaya Karşı Bir Çığlıktır
Bilindiği üzere sözleşmeli öğretmenlik sarmalına hapsedilen öğretmenlerimiz, güvencesiz çalışma biçimlerinin yaygınlaşmasıyla birlikte daha da acımasız uygulamalara maruz kalmaktadır. Bunun son örneği, İstanbul`da Sultangazi ilçesinde sözleşmeli öğretmen olarak çalışan Elif Aybaç`ın geçirdiği rahatsızlık sonrasında karşı karşıya bırakıldığı insanlık dışı tavırdır. Süreç şöyle gelişmiştir: Beyninde tümör olduğu tespit edilen Elif öğretmen, hastaneye yatırılmış ve tedavisine başlanmıştır. Ancak 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu`nda sözleşmeli çalışmayı düzenlenen 4/B maddesi gereği kadrosuz ve güvencesiz çalışmaya mahkum edilen on binlerce eğitim emekçisi gibi Elif öğretmenin de 30 günden daha fazla hastalanması, rapor alması kanuna göre “yasaktı”. Sosyal güvenceye en çok ihtiyaç duyduğu bir dönemde 30 günden fazla rapor aldığı gerekçesiyle Elif öğretmenin sözleşmesine son verildi ve işinden atıldı. Bu acımasız uygulama, geçtiğimiz dönemde Meclis kürsüsünde her fırsatta “sözleşmelilerle kadrolular arasında bir tane fark gösterin” diyerek nutuklar atan Milli Eğitim eski Bakanı Hüseyin Çelik döneminde pekişti. Fark yaşamla ölüm, çalışmakla işsiz kalmak kadar büyüktür. Elif öğretmene yapılan haksızlık, bunu bir kere daha kanıtladı. Öte yandan mevcut Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu da “sözleşmeli çalışmayı tercih etmeseydiniz” sözleriyle öğretmenleri azarlamayı tercih ederek bu politikalar karşısındaki ilgisizliğini teyit etti. Çünkü Milli Eğitim Bakanı bir taraftan kendisine her sorulduğunda sözleşmeli öğretmenlerin kadroya geçirileceğini söylemekte ve umut tacirliği yapmakta diğer taraftansa öğretmen açıkları sözleşmeli ve ücretli öğretmen ataması yoluyla kapatılmak istenmekte ve eğitimde kadrolu çalıştırma politikasından adım adım vazgeçilmektedir. Açıkça görülmektedir ki bugün ülkemizde hemen tüm alanlarda olduğu gibi eğitim alanında da sözleşmeli, güvencesiz ve esnek çalışma biçimleri yaygınlaştırılmak istenmekte ve sosyal güvenlik sistemi sermayenin ve piyasanın insafına terk edilmektedir. Bu koşullarda Elif öğretmenin verdiği yaşam mücadelesi, çok açık biçimde güvencesiz çalışma biçimlerinin insanlık dışı olduğunu bir kere daha kanıtlamıştır. Ülkemizde yüzbinlerce ataması yapılmayan öğretmen atanma hayali kurmakta, öğretmenlik sistemi çökertilmekte, KPSS`deki kopya skandalıyla hırsızlığın ortaya çıktığı koşullarda meslek değersizleştirilmektedir. Onbinlerce eğitim emekçisi güvencesiz, sözleşmeli, ücretli çalışmaya mahkum edilmekte, bunun yanında kadrolu öğretmenlerin hakları da getirilen tasarılarla budanmak istenmektedir. Bütün bunlara karşı Eğitim-Sen olarak biz susmayacağız. Mesleğimize, iş güvencemize, onurumuza sahip çıkacağız. Elif Aybaç Aşık görevine geri dönünceye kadar, eğitim alanında güvencesiz çalıştırma son buluncaya kadar, kadrolaşmaların önüne geçinceye kadar mücadele etmeye devam edeceğiz. Çünkü biliyoruz ki kadrolu güvenceli atanma mücadelesi, artık aynı zamanda bir yaşam hakkı mücadelesidir. Bu nedenle mücadele yükseltilmeli ve tüm sözleşmeli öğretmenler derhal kadroya geçirilmelidir.
Eğitim Sen Merkez Yönetim Kurulu









