NÇ Davasında Dağ Fare Doğurdu, Tecavüzcülere İndirim, NÇ’ler Korumasız

Eğitim Sen Merkez Kadın Sekreteri Gülçin İsbert`in `NÇ Davasında Dağ Fare Doğurdu, Tecavüzcülere İndirim, NÇ`ler Korumasız` başlıklı basın açıklamasıdır:
 

Eğitim Sen Merkez Kadın Sekreteri Gülçin İsbert‘in “NÇ Davasında Dağ Fare Doğurdu, Tecavüzcülere İndirim, NÇ‘ler Korumasız” başlıklı basın açıklamasıdır. Mardin‘de 2003 yılında 12 yaşındaki N.Ç.‘nin, aralarında kamu görevlilerinin de bulunduğu 28 kişinin tecavüzüne uğramasıyla ilgili dava, nihayet yedi yıl sonra ve ancak 35. duruşmada sonlandırılabildi. Ama davanın karara bağlanmış olması, tecavüz sanıkları dışında kimsenin içini rahatlatmadı. Aksine verilen karar, ülkemizde kadınların ve kız çocuklarının maruz kaldıkları taciz ve tecavüz olaylarının gerekli karşılığı bulmayacağına; saldırganları engelleyici, caydırıcı ve risk altındakileri koruyucu bir zihniyetten ve mekanizmadan hala çok uzakta bulunduğumuza dair kaygılarımızı derinleştirmiştir. Kararda dört sanık için berat kararı verilirken, bir sanığın dosyası ayrılmış ve geri kalanlara da 8 ay ile 5 yıl arasında değişen hapis cezaları verilmiştir. Alıkoyma suçuyla ilgili zaman aşımı süresi işletilmiştir. 12 yaşındaki bir kız çocuğuna yönelik, aralarında kamu görevlilerinin de bulunduğu çok sayıda erkeğin yer aldığı bir tecavüz davasının bu denli uzatılmış olması başlı başına bir skandal niteliği taşımaktaydı. Ancak mahkemenin ceza indirimiyle ilgili tasarrufu ayrıca manidardır. Kararda tecavüz ve istismarda N.Ç.‘nin de rızası olduğu gerekçesiyle ceza indirimine gidilmiştir. 15 yaşın altındaki çocuklarda, rızası olsa bile tecavüz ve tacizin niteliği değişmeyecek olmasına rağmen böylesi bir indirime gidilmiş olmasını anlamak mümkün değildir. Tecavüzün kamu görevlilerinin de içinde olan kişilerce yapılması başlı başına anlaşılamaz iken böyle bir yargılama sonucuna gidilmesi ürperti vericidir. NÇ‘nin olayın gerçekleştiği tarihlerde daha 12 yaşında olmasına rağmen, rıza gerekçesiyle ceza indirimine gidilmiş olmasını, sadece NÇ‘ye yapılanların cezasız kalması ile sınırlı kalmayacak, benzer riskler altındaki diğer bütün çocuklar açısından son derece vahim sonuçlar doğurabilecek nitelikte bir karar olarak değerlendirmekteyiz. Bu olayın kendisi kadar dava süreci de N.Ç. açısından son derece travmatik bir süreç olmuştur. Ömrünün yarısını bu davayla geçiren NÇ kadın kuruluşlarının ve insan hakları savunucularının olağan üstü desteği sayesinde olayın travmasını atlatabilmiştir ama kararın yol açacağı travmayla nasıl baş edeceği belli değildir. NÇ benzeri olayların tekrarlanmamasının en önemli garantisi hiç kuşku yok ki etkili bir yargı sürecinin işletilmesi ve faillerin hak ettikleri cezalara en kısa sürede çarptırılması olabilir. Bu açıdan yıllara yayılan NÇ davası devam ederken Siirt olayının patlak vermesi hiç şaşırtıcı olmamıştır. NÇ davasından çıkan bu sonuçla risk altındaki çocuklarımız için çok daha fazla endişe duymaya başladık. Eğitim işkolunda çalışan emekçiler olarak bu kaygının yersiz olmadığını çok iyi biliyoruz. Bu nedenle başta Milli Eğitim Bakanlığı, Adalet Bakanlığı, ilgili Devlet Bakanlıkları olmak üzere ilgili tüm kurumları, risk altındaki çocuklarımızın cinsel taciz ve tecavüz suçları karşısında korunmasını sağlayacak önlemler almaya, gerçekleşen vakalar için de yargı sürecinin en etkili ve sonuç alıcı şekilde işlemesini sağlamaya çağırıyoruz. Yetkili kurumlar bu konuda gerekenleri yapıncaya kadar sendika olarak duyarlılık yaratma çabalarımızı sürdüreceğiz.

Eğitim-Sen\'e Üye Ol! - Ön Üyelik Formu