Genel Başkanımız Zübeyde Kılıç‘ın “YÖK, İlahiyat Mezunlarının Önünü Açma Kararından Vazgeçmelidir!” başlıklı basın açıklamasıdır:
Yüksek öğrenim sistemimizin pek çok sorunu bulunmaktadır. Uzun yıllardır bir türlü çözülemeyen üniversiteye giriş sistemi ise, bu sorunlar arasında önemli bir yere sahiptir. Söz konusu sorunun bir türlü çözülemeyerek kör düğüm haline gelmesinin temel nedeniyse, İmam Hatip Lisesi çıkışlıların üniversite girişlerine ilişkin tartışmalardır. Mevcut AKP hükümeti ve daha önceki benzer iktidarlar, İmam Hatip Lisesinden mezun olan öğrencilerin, üniversitelerde, kendi alanları dışında diledikleri branşlara girebilmeleri için çeşitli yollar aramaktadırlar. İmam Hatip Liselerinin kuruluş amacıyla çelişen bu girişimler, üniversiteye giriş sistemine ilişkin düzenlemenin her yıl değiştirilmesine ve bu nedenle öğrencilerin mağdur edilmesine yol açmaktadır. İmam Hatip Liselerinin kuruluş amacı, adından da anlaşılacağı gibi imam ve hatip yetiştirilmesidir. Bu liselerinden mezun olan öğrenciler, İlahiyat Fakültelerine girişlerinde avantajlı sayılmaktadırlar. Fakat alanları dışında bir bölüm tercih ettiklerinde farklı bir kurala tabi olmaları, alanları ile ilgili yüksek bir öğrenim kurumuna yerleşmelerinde avantaja sahip olmaları gibi doğal olan bir uygulamadır. Aynı kural sadece İHL mezunları için değil, diğer meslek liseleri için de öngörülen bir uygulamadır. Sorunun kaynağında, mevcut iktidarın ve ondan önceki benzerlerinin, ideolojik yaklaşımları ve bu doğrultuda İmam Hatip Liselerine yükledikleri misyon bulunmaktadır. Bu ideolojik yaklaşım İmam Hatip Liselerine birer meslek lisesi olmanın ötesinde misyon yüklenmesine yol açmıştır. İmam Hatip Liselerine, ülkedeki imam ve hatip ihtiyacının çok üzerinde öğrenci kaydolmasının altında yatan gerçek neden de budur. Buradan doğru yapılan tartışmalar toplumda değişik tartışmalara zemin hazırlamak amacıyla yürütülmek istenmektedir. İmam Hatip Liselerinde okuyan öğrencilerin sayısı hızla artış gösterirken, hükümet de bu okullara ayrılan kaynağı arttırmıştır. Nitekim 2005-2006 eğitim-öğretim yılında genel ortaöğretimde öğrenci başına yapılan harcama 1.259 YTL iken, bu rakam mesleki ve teknik ortaöğretimde 2.208 YTL, İmam Hatip Liselerinde ise 3.037 YTL olmuştur. İmam hatip liselerine, özellikle AKP Hükümeti döneminde özel bir önem verilmiş; imam hatip liselerine karşı pozitif ayrımcılık yapılmıştır. Yine aynı ayrımcılık öğretmen atamalarına ayrılan kontenjanlarda da ortaya çıkmış; her atama döneminde Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmenlerine pozitif destek sunulmuştur. Bu nedenle katsayı tartışmalarının altında yatan temel sorunun meslek liseleri odaklı olmadığı açıktır. Sorun, hükümetin ve YÖK‘ün imam hatip liselerinin önünü açmaya çalışmasından kaynaklanmaktadır. YÖK Başkanı‘nın göreve geldiği günden bu yana AKP Hükümetinin politikalarına paralel olarak üniversitelerin yeniden yapılandırılması ve kadrolaşma konularında aldığı tutumdan taraf olduğu açıkça ortaya çıkmıştır. Nitekim yüksek öğretimin onca sorunu (kadro, araştırma görevlisi, yeni açılan üniversitelerin donanım ve fiziki ihtiyaçları vb.) dururken YÖK başkanının ilk icraatlarından birisi katsayı sistemine ilişkin yeni düzenleme planı yapmak olmuştur. Hatırlanacak olursa YÖK başkanı bu planı “İngiliz modeli” olarak basına tanıtmış ve söz konusu model için “ne alan ne de katsayı kalacak” demişti. Mesleki ve teknik eğitimde sorunlar olduğu gibi yerinde dururken, katsayıya odaklanan açıklama, yeni düzenlemenin esas olarak imam hatip ve meslek lisesi öğrencilerine yükseköğretime girişte uygulanan farklı katsayı uygulamasının kaldırılmasının hedeflendiği açıktı. Tüm bunların yanı sıra şimdi de YÖK İlahiyat Fakültesi ön lisans diplomalarında yer alan “sadece Diyanet ve din hizmetleri için geçerlidir” şerhini kaldırma kararı da benzer bir mantık sonucu alınmış, hukuksal olmayan bir karardır. YÖK üyesi Sayın Bülent Serim‘in karara şerh koyması ile kamuoyunun gündemine gelen bu değişiklik, masum bir düzenleme olmanın ötesinde olup, hükümetin ve YÖK‘ün ideolojik yaklaşımı doğrultusunda atılmış yeni bir adımdır. Serim, yapılan değişiklik hazırlıkları ile 2010 yılından itibaren geçerli olmak üzere katsayı uygulamasını kaldırmayı planladığını dile getirmektedir. YÖK‘ü, sırf İHL mezunlarının önünü açmak için yapılan bu tür değişikliklerin, her yıl üniversite kapılarına gelen yüz binlerce öğrenciyi olumsuz etkilediğini görmeye çağırıyoruz. İmam Hatip Lisesi mezunlarının yüksek öğrenimde alanları dışında alan seçmelerini kolaylaştırmak için yapılan hesaplara bir de İlahiyat Fakültesi ön lisans diplomasına sahip olanların her alanda istihdam edilebilmesinin kolaylaştırma girişiminin eklenmiş olmasını, başlatılan kadrolaşmanın yaygınlaştırılması olarak değerlendiriyoruz. Hükümet ve YÖK bu konudaki ısrarlarından vazgeçmelidir. YÖK, AKP‘nin arka bahçesi görünümünden uzaklaşmalıdır.









