Öğretmenevlerinde Soygun ve Talana İzin Vermeyeceğiz

Eğitim Sen Genel Sekreteri Mehmet Bozgeyik‘in “Öğretmen Evlerinde Soygun ve Talana İzin Vermeyeceğiz!” başlıklı açıklaması:

Öğretmenevleri, sosyal tesis amacıyla oluşturulmuş kurumlardır ve amacı da öğretmenlerin daha ucuz ve güvenli olarak buralardan yararlanmasıdır. Oysa bu gün Milli Eğitim Bakanlığı‘nın öğretmen evlerine yönelik uygulamaları, söz konusu kurumları kuruluş amaçlarından uzaklaştırmaya ve ticarileştirmeye yöneliktir. Öğretmenlerden alınan bandrol ücretine yüzde üçyüzelli zam yapılırken, öğretmenlerin ve ailelerinin öğretmen evlerinden yararlanma olanakları giderek kısıtlanmaktadır. Öğretmenlerden kesilen birikintilerle yaptırılan öğretmen evleri, günümüzde siyasi iktidarın kadrolaşmalarının yoğunlaştığı, siyasi arpalık olarak kullanılan yerler haline getirilmiştir. Birçok ilde öğretmen evleri taşeronlara devredilerek özelleştirilmiş, hak sahipleri buralardan yararlanamaz duruma getirilmiştir. Çoğu bölgemizde, il ve ilçelerde öğretmen evleri öğretmenlerden çok başka kurumlarda çalışanlarca kullanır hale getirilmiş, neredeyse herkese açık yerler haline getirilerek ticarileştirilmiştir. Oysa bu gün değişik statülerde açılan polis evleri, subay evleri vb. yerler, sadece o kurumda çalışanlara hizmet etmekte, ücretleri ise çok düşük tutulmaktadır. Öğretmen evlerinden sadece çalışan öğretmenler değil, emekli öğretmenler, eş ve çocukları, bakmakla yükümlü oldukları kişiler yararlanmaktadır. Oysa hepimiz şunu çok iyi biliyoruz ki özellikle tatil yörelerindeki öğretmen evleri ve sosyal tesisler Milli Eğitim bürokratlarına, diğer kamuda çalışan adamı olan bürokratlara hizmet eder duruma getirilmiştir. Bunun da tek sorumlusu buraları piyasaya açan siyasi iktidar ve atadığı kadrolardır. Öte yandan Milli Eğitim Bakanlığı öğretmenlerden alınan bandrol ücretini 18.00 YTL‘den 60,00 YTL‘ye çıkararak yüzde üç yüz ellilere varan bir zam yapmıştır. Yapılan bu zam hangi ihtiyaçtan kaynaklanmıştır? Bu zihniyet siyasi iktidarın eğitimde başlattığı özelleştirmeci, piyasacı yaklaşımının bir başka yansıması olduğunun çok açık kanıtıdır. Eğitim Sen olarak Bankalığı uygulamaya koyduğu bu genelgeyi geri çekmeye, öğretmenevlerinin siyasi arpalık olmaktan çıkarılarak gerçek sahiplerine devretmeye çağırıyoruz. Öğretmenevleri yönetimi, denetimi öğretmenlerin kendi aralarında seçeceği kişilere devredilmelidir. Siyasi kadrolaşma bir an önce durdurulmalıdır. Öğretmen evlerinde uzun süredir devam eden ticarileştirme durdurulmalı, özelleştirmelere son verilerek işletmesi öğretmenlere devredilmelidir. Eğitim Sen bandrol ücretlerine yapılan bu hukuksuz girişimin geri alınması için hukuksal girişimler başlatacak; eğitim ve bilim emekçilerinin hak ve çıkarlarının korunmasına dönük her türlü fiili ve meşru mücadelesini yürütecektir.

Eğitim-Sen\'e Üye Ol! - Ön Üyelik Formu